1Forum.Net  

Go Back   1Forum.Net > Spor > Spor - Diğer
Sosyal Gruplar Oyun Dünyası Yasaklılar Listesi Etiketler Arşiv Rss

Spor - Diğer Futbol, Basketbol, Tenis, Yüzme, Atletizm ve Diğer Sporlar


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29/09/08, 20:32 PM   #1 (permalink)
Platin 1üye
 
LimoNata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
1 Bilgi
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: รєгђค๔ şєђгเ..
Yaş: 16
Mesajlar: 5.171
Konular: 522
Ruh Halim:
1 Karizma
Rep Gücü : 6
Rep Puanı : 395
Rep Seviyesi : LimoNata is just really niceLimoNata is just really niceLimoNata is just really niceLimoNata is just really nice
Teşekkür Sayısı : 387
Gösterdiği Tepki : 121
56 mesajına 59 kez tepki gösterildi
Arrow Okçuluk Tarihi

Okçuluk Tarihi

Osmanlı Türklerinde okçuluk eski Türklerdeki okçuluk anlayış ve uygulayışının bir uzantısıdır. Ancak Osmanlı Türklerinde okçuluk daha büyük önem kazanmış amaç ve uygulayışa yenilik ve genişlik kazandırmıştır.

Eski Türklerde olduğu gibi Osmanlılarda da okçuluk ordunun etkinliğini ortaya koyan bir araçtı. Bu nedenle bu aracı en iyi biçimde kullanabilmek için eğitim ön planda tutulmuştur. Eğitim doğal olarak yarışmayı da bünyesinde barındırıyordu. Okçuların birbirlerinden üstün olduklarını gösterme amaçları onları günümüzün insanını şaşkınlık içerisinde bırakan başarılara itmiştir.

İncelenen Türk oklarının ortaları kalın baş ve sonlara doğru incelen çok düz esnek ve kozalaklı ağaçlardan yapıldığı saptanmıştır. Batılı araştırmacıların yaptıkları saptamalara göre 'Türklerde okun uzunluğu öncelikle oku atacak kişinin boyuna ve yayın niteliklerine bağlı' idi.

Evliya Çelebi Seyahatnamesine göre yaycıların piri ilk halife Ebubekir'in oğlu Mehmet kabul edilir.

Ok yapımcıları Istanbul'daki 200 dükkanda 300 kişi idiler. Ok yapımcılarının piri olarak Kavvasoğlu Ömerinoğlu Ebumuhammed gösterilir. Okçuların piri olarak bazı kaynaklarda II. Halife Hz. Ömer'în adı da geçmektedir.

Türklere Anadolu'nun kapılarını açmış olan Osmanoğulları ok ve okçuluğa çok büyük önem ve değer verdiler. Orhan Bey Bursa'da yaptırdığı 'Atıcılar Alanı' ile bu konuda ilk girişimi yapan hükümdar oldu. Yıldırım Beyazıt da Gelibolu'daki Okmeydanını yaptırdı. Daha sonraki dönemlerde ülkedeki önemli ok meydanlarının sayısı 34′ü buldu. Bu arada şunu da belirtmek gerekir; Geçici hatta devamlı ok atılan her yere 'Okmeydanı' denilmemiştir. Düzenlenen alanların bu adı alabilmesi için sınırları taşlarla çevrili gerekli tesisleri olan usta Kemankeşlerin menzil taşlarının yer aldığı yönetici ve eğitici kadroları bulunması zorunluydu.

Bölgelerdeki okçuluk çalışmasının topluca yapılması amacıyla okçuluk tekkeleri kurulmuştur. Bu kuruluşlara 'Kemankeş Tekkesi Tirendazlar Zaviyesi ve Atıcılar Dergahı' gibi adlar verilmiştir. Okçular tekkesi günümüzün değerlendirilişi ile bir kulüp idi. Bu tekkenin başında bulunan kişiye 'Şeyh' denirdi. Bu kişi devlet tarafından görevlendirilmiş bir kulüp Başkanızamanda 'Bin yüzcü Şeyh' adı da verilirdi. Şeyhler usta kemankeşlerin en olgun ve en akıllılarından seçilirdi.

Kemankeşler usta atıcılar tarafından hazırlanan program doğrultusunda çalışmalarını sürdürürlerdi. Usta atıcılar arasında 'İdmanı bir Gün bırakanı kemankeşlik on gün bırakır' denilirdi.

Okçular tekkelerinin her birinde bir sicil defteri tutulur kemankeşler ve sağladıkları dereceler Günü gününe bu deftere yazılırdı. Bu defterde yer alabilmek için en az 900 gez (594 m.) uzaklığa ok atabilmek şarttı. Bu barajı aşan okçu günümüzde lisans olarak kabul edilen ' Kabza' alma onuruna erişirdi. Okçular kanunnamesinde en çok özen gösterilen konulardan biri bu kanunname ile biçimlendirilmişti.

Okçular tekkesinin bünyesinde disiplin dışı hareketlerde bulunan kemankeşleri yargılayan ve cezalandıran bir Divan ile bu meydanın güvenliğini sağlayan bir güvenlik
örgütü bulunurdu. Kemankeş Mustafa Kavisname adlı yapıtında ok atışlarıyla ilgili çalışmaları yöneten ve günümüzde antrenör denilen kişilere duyulan sınırsız saygıyı şu cümle ile nakleder: 'Üstadsız bir nesne kemal ile idrak olunmak muhaldir.'

Kemankeşlikle ilgili tüm çalışmalar da bir programa bağlanmıştır. Hatta büyük yarışlardan önce kemankeşlerin hazırlanması için birkaç hafta önce kampa alındıkları ve bu kamplarda gıda çalışma ve dinlenme yanı sıra uykularına da özen gösterildiği uyku sırasında sol kolları ve kalp üzerine yatmalarını önlemek için nöbette bekleyen kişilerin görevlendirildiği kaydedilmektedir.

Okçulara 'Tirendaz Tirzen Kemankeş Kavvas Tirkeş' denilirdi. Kemankeşler her gün 'Alalade idman' yaparlardı. Önemli yarışmalardan önce 'Muhkem İdman' ağır ve zorlu çalışma dönemine girerlerdi. Okçuluk yapmak isteyen kişiler önce tekke şeyhinden izin alırlar ve namaz kılarak çalışmalara başlarlardı. 'Şakirt' denilen acemi okçular önce tekkede yapılan ilk bölüm çalışmalarına katılırlardı. Bu acemi okçulara önce yayla idman yaptırılırdı. Bu idmanda ustasından 'Kepaze kabzası' nın nasıl tutulacağını öğrenen okçu adayı bu çalışmada vücüdun kepaze ile uyum kazanmasını sağlardı.İlk dönemlerde 66 kez kepaze çekilirdi. Bu çalışma ustaların yönetiminde Günde bine kadar çıkarılabilirdi. Bu arada ' Şakirt'ler her sabah on kezden başlayarak her defasında arttırmak üzere avuçlarını bir mermere vurulardı. Okçuluk hem kuvvet hem de yetenek gerektiren bir beden sporu olduğu için uzun bir hazırlık dönemini zorunlu kılardı. Bu çalışmalar toplam dört ya da beş ay sürerdi.

Okçulukta meydan çalışmaları uzun süreli olurdu. Ustasının yönetiminde gerekli düzeye erişen okçu 'Kemankeş' sıfatını kazanabilmek için en az 900 geze ok atabilmesi zorunluydu. Bu gelişimi gerçekleştiren okçu 'Kabza' yani izin alabilmek için tekke şeyhinin bazı durumlarda da padişahın onayını alması gerekirdi.

Ok atışlarında başlıca iki tür atış vardı

Menzil (mesafe) ve puta (hedef) atışları. Bu iki atış türüne de katılabilmek için okçunun kabza almış olması gerekirdi.

Okmeydanlarında 'Menzil atmak' ya da 'Menzil dikmek' (rekor kırmak) için yarışılan günlere 'Meydan günü' denirdi. Okun düştüğü uzaklık 'Gez' ile ölçülürdü. Orta boylu bir kişinin normal olarak attığı bir adım boyu 'bir gez' olarak kabul edilirdi bunun uzaklığı yaklaşık 66 cm'dir.

Hedefe ok atışları ise kuvvet teknik beceri ve görüşün birleşiminde noktalanıyordu. Hedefe atışlara 'Nişan atışları' 'Puta atışı' ya da 'Puta koşulları' denilirdi.

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Fatih Sultan Mehmet'in fetihten sonra putların Ayasofya Camii içinde ve İstanbul'un diğer yerlerinden toplattırarak Okmeydanı'nda 'Nişangah' (hedef) olarak kullanılmasını emrettiği anlatılır. Bu nedenle bu atışlara 'Puta atış' denmiştir. Hedefe atış yerlerinde nişangah olarak kullanılan put ya da sepetler 300 gez uzaklığa konurdu. Ayrıca nişangahların üzerinde bir de çıngırak vardı. Bu çıngırak atışlarda hedefe isabeti haber veriyordu.

Hedefe atış yarışlarının değişik türleri vardı

İp Altından yapılan atışlarda kemankeşin boyunun altında ip gerilirdi. Zarp atışlarında kalın demir ya da tunç levhaları okla delmek gerekirdi. Makbul İbrahim Paşa Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 12815 gez menzilinden daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir. Tozkoparan başarılı okçuluk yaşamında sadece Lodos menzilinde Bursalı Şüca'yı geçememiş ve 'Ah! Lodos menzili…' diyerek ölmüştür.

Ok'a 'Tir' ya da 'Sehem' de denilirdi. En iyi ok çam ağacından yapılırdı. Bir metre uzunluğunda üç parmak kalınlığında ve budaksız olan dallar bir takım işlemlerden geçirildikten sonra 3 yıl dinlenmeye bırakılırdı. En iyi ok yapımı için 20 yıl 'Timarlı' denilen daha dayanıklı oklar için 50 yıl beklenirdi. Okların maden ya da kemikten sivri ucun geçirildiği yere 'Temren' 'Demren' ya da 'Soya' denirdi. Oku hedefe dik götüren tüye 'Yele' adı verilirdi. Bu yeleler kuğu kerkenez kartal tavşancıl gibi kuşların kanat tüylerinden yapılırdı.

Güçlü kolların çektiği yaylardan fırlayan oklar mermi gibi giderek hedefi adeta sabun kalıbı gibi delerlerdi. Yarım metre kalınlığındaki kütükleri delip geçen oklar bulunduğu gibi deve çanları Su bardakları ve demir kahve havanlarını delen oklar da görülmüştür.

Ok uçları da farklı olabilirdi Düdüklü oklar Havada ıslık çalarak giderdi. Uçları testere gibi olan saplandıkları yerleri paramparça etmeden çıkmazlardı. Geniş uçlu temrenler av ve savaşta uçları meşinli oklar eğitimde kullanılırdı. Parlayıcı fitilli (Dum Dumlu) oklar tüm okların en önemlisiydi. Bunlar deniz

Okların kondukları torbalara 'Kandil kubur tirkeş sadak ok kesesi okluk' denirdi. Bunlar en güzel şekilde işlenirdi.

Yaya 'Kavs' ya da 'Keman' denirdi. En iyi yaylar akağaçtan yapılırdı. Yay yapımında kullanılan sinirler öküzlerin bileklerinin üst tarafından diz kapaklarına kadar olan bölümden sağlanırdı. Yaydan çıkan okun düzgün gitmesini sağlayan tüy üzerindeki yere 'Siper' ya da 'Ok yatağı' denirdi. Yayların sürekli olarak rüzgara karşı gölgede asılması gerekirdi.

Türk yayları geniş ve ortası içeriye doğru basık İran yayları bir daire biçiminde Tatar yayları ise her iki yaydan daha geniş görünümdedir. Bunların içinde etkili olanı Türk yaylarıdır.
[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir Kayıt olmak için buraya tıklayın]


_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
LimoNata isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Sosyal Paylaşım Kısayolları

Etiketler
okçuluk, tarihi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
-------------------------------------------------------------
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Müzik Tarihi Ve Müzik Tarihi Nedir ßeRDuSH Müzik Çeşitleri Tartışma - Paylaşım 0 29/09/08 02:01 AM
Elimdeki 14 Domain Satıştadır... Bakmanızda Yarar Var 1 Haber Diğer Kaynaklar 0 30/05/08 13:14 PM
Dünyada ve Türkiye’de Psikoloji Tarihi done_marine Felsefe - Psikoloji 0 19/01/08 16:02 PM
Fenerbahçe Türkiye Kupası’nı en son aldığında, (YENİ) mechul 1 Komedi 1 04/05/07 17:29 PM
izmir hakkında genel bilgiler BeyazGolge Türkiyem 0 24/02/07 22:34 PM

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:28 AM.

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız buradan bize bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to here

Reklam vermek için bize buradan ulaşabilirsiniz.

web statistics
Hepsi
3 4 5 9 11 12 13 14 15 18 22 24 25 27 28 29 30 31 33 34 35 36 38 39 40 42 43 44 45 46 51 52 54 55 57 59 61 62 68 69 70 71 75 76 81 82 88 91 95 96 99 100 101 104 109 120 121 128 131 132 135 136 139 142 147 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 251 252 253 254 255 259 277 279 280 281 282 283 285 286 287 288 289 290 291 292 293 295 296 303 304 306 307 308 309 310 311 312 313 314 319 321 322 323 325 327 328 329 330 331 332 334 338 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 351 355 358 359 360 362 364 365 366 367 371 377 378 379 380 381 382 383 384 385 387 411 412 417 419 420 421 422 423 426 432 434 439 440 441 442 444 449 466 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 481 482 483 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 505 518 519 520 521 523 524 526 533 537 539 541 545 546 548 549 550 551 552 555 556 557 558 559 560 561 562 563 565 566 569 571 574 580 581 582 583 584 585 586 589 590 591 593 595 596 597 598 599 600 601 604 605 606 607 608