![]() |
|
|||||||
| Spor - Diğer Futbol, Basketbol, Tenis, Yüzme, Atletizm ve Diğer Sporlar |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
Hentbolun Tarihçesi
Hentbol dünyanın en eski sporlarından biridir. Homeros’un ünlü kitabı “ODYSSEY” de topla oynanan bu spordan bahsedilmektedir. İÖ 600 yıllarına ait rölyeflerde bu sporun Atina ‘da oynandığına dair işaretler bulunmaktadır. Yine Antik Çağ'ın ünlü düşünürlerinden Platon, “PHAEDON” adlı yapıtında 12 değişik renge boyanmış parçalı toplardan söz etmiştir. İÖ 130-200 tarihleri arasında yaşamış Romalı doktor Claudius Galenus kitaplarında Roma’da “Harpston” adını verdiği Hentbole benzer bir oyundan bahsetmektedir. 1170-1230 yıllarında yaşayan Alman Destan yazarı Walther von der Vogelwide ın bahsettiği “Catch Ball Games” (top yakalama oyunu) günümüz hentboluna benzer bir oyundu ve ilk kez bu oyunun kurallarından söz ediyordu. Fransız Rabelais (1494-1533) elin içi ile oynanan bir top oyunundan bahsetmektedir. Danimarkalı beden eğitimi öğretmeni Holger Nielsen 1848 de Ortrup daki okulunda kuralları ve metodları belirlenmiş ve adına “Haanbold-Spiel” (hentbol oyunu) dediği bir oyunun oynanmasına izin vermiştir. Kapalı salon yada Olimpic Hentbol’un günümüze yakın kuralları 1897 yılında Danimarka’da belirlendi. 7 oyuncu ile ve Basketbol sahasından daha büyük bir sahada oynanmaya başladı. 1890 da Alman bedeneğitimi öğretmeni Konrad Koch Hentbolden , hentbol formatlarına benzer “Snatch ball game “ adını verdiği bir oyun türetmiş ama bu oyun fazla ilgi görmemiştir. Uluslararası Futbol Federasyonu’nun genel sekreteri Alman Hirschmann açık saha hentbolunun tanıtımı için uğraş verdi. 1915-1917 yılları arasında Berlin’li bir Spor okulu müdürü olan Max Heiser bu oyunun gerçek yapısını düşünen ve kuran kişi oldu. İlk Uluslar arası Açık saha hentbol karşılaşması 13.Eylül.1925 de Almanya ve Avusturya arasında oynandı ve Avusturya 6-3 kazandı. 1926'da, Uluslar arası Amatör Atletizm Federasyonu'nun (IAAF)düzenlediği kongrede uluslar arası hentbol oyun kurallarının saptanması ve standart hale getirilmesi için bir komisyon kurulması kararlaştırıldı. 11 ülkenin katılımı ile 4.ağustos.1928 de Amsterdam-Hollanda da Uluslararası Amatör Hentbol Federasyonu (FIHA) kuruldu. 1930'larda açık alan hentbolü hızla gelişirken, kış mevsiminin sert ve uzun geçtiği kuzey Avrupa ülkelerinde ise salon hentbolü oynanmaya başlandı. 1935'te İsveç-Danimarka arasında ilk uluslar arası salon hentbolü karşılaşması yapıldı. Hentbol olimpik spor olarak ilk kez 1936 da Berlin’de 11.Olimpiyat Oyunlarına kabul edildi. İlk Dünya şampiyonası’ da 1938 de Berlin ‘de düzenlendi. Ve Almanya ilk dünya şampiyonu oldu. 1939'da başlayan II. Dünya Savaşı, gelişimini henüz tamamlayamamış olan hentbol sporunu olumsuz yönde etkiledi. 1950'li yıllarda açık alan hentbolü giderek yerini salon hentboluna bırakmaya başladı. 2.dünya savaşının ardından Dünyadaki hentbol oyunlarını organize etmek amacıyla Danimarka, İsveç, Finlandiya, Norveç, Hollanda, Polonya ve Fransa'nın katılımlarıyla 1946'da Uluslar arası Hentbol Federasyonu (IHF), Kopenhag'da kuruldu. IHF'nin düzenlediği bayanlar ilk Dünya Şampiyonası'nı Çekoslovakya kazandı. 1966 da Düzenlenen Dünya Şampiyonası Saha Hentbolunun son şampiyonası oldu. Madrid de yapılan 64. OIC toplantısında Hentbol olimpik spor olarak tekrar 1972 Münih Oyunlarına kabul edildi. Bayanlar ilk kez 1976 Montreal Oyunlarında sahaya çıktılar. Doğu bloku ülkelerinin neredeyse ana sporlarından olan hentbolde 1980’lere kadar Sovyetler Birliği, Romanya, Yugoslavya, Doğu Almanya ve Macaristan ‘ın üstünlüğü sürdü. zaman zaman sadece Batı Almanya ve İsveç bunların arasına girebildi. Doğu blokunun dağılması ile antrenörler ve oyuncular Avrupa nın çeşitli ülkelerine dağıldılar ve Avrupa’da İspanya, Fransa, Almanya Afrika’da Cezayir ve Mısır Asya’da Güney Kore ve Japonya bu sporda ciddi ilerleme göstermeye başladılar KURALLAR Kural 01 - Oyun Alanı Kural 02 - Oyun Süresi, Bitiş Sinyali ve Mola Kural 03 - Top Kural 04 - Takım, Oyuncu Değişimi ve Malzeme Kural 05 - Kaleci Kural 06 - Kale Sahası Kural 07 - Topla Oynama, Pasif Oyun Kural 08 - Fauller ve Sportmenlik Dışı Davranışlar Kural 09 - Gol Kural 10 - Başlama Atışı Kural 11 - Kenar Atışı Kural 12 - Kaleci Atışı Kural 13 - Serbest Atış Kural 14 - 7 m Atışı Kural 15 - Atışların Uygulanışı İle İlgili Genel Açıklamalar (Başlama Atışı, Kenar Atışı, Kaleci Atışı, Serbest Atış ve 7 Metre Atışı) Kural 16 - Cezalar Kural 17 - Hakemler Kural 18 - Saat ve Yazı Hakemi TÜRKİYE' DE HENTBOL Türkiye'de hentbol ilk kez 1927-1938 yılları arasında açık alan hentbolu olarak başlamıştır. Öncülüğünü Almanya'da öğrenim yapan ve beden eğitimi öğretmeni kökenli Hüsamettin Güreli, Zeki Gökışık, Nafi Tağman, askeri okullarda yapmıştır. Bu askeri okulların yanı sıra Gazi Eğitim Ensitüsü Beden Eğitimi Bölümünde de bazı kurallar tespit edilerek, futbol sahalarında 'el topu' adı altında hentbolun yaşatılmasına katkıda bulunmuş. Ülkemizde ilk resmi saha el topu oyun kuralları 1934 yılında Türkiye İdman Cemiyeti ittifakı tarafından yayımlanmıştır. Ülkemizde ilk resmi açık alan hentbol maçı 1938 yılında oynanmıştır. Ancak Türkiye'de hentbol, Voleybol ve basketbol ile birlikte 1942 yılında "Spor Oyunları Federasyonu'na bağlanınca canlanmaya başlamış, ilk hentbol ligi 1942-43 sezonunda İstanbul Hentbol Ligi adıyla kurulmuş ve o yıl Defterdar Takımı şampiyon olmuştur. 1943-44 ve 1944-45 sezonlarında Fenerbahçe, 1945-1955 yılları arasında ise Galatasaray şampiyonluğu elinde tutmuştur. 1945'te ilk kez Türkiye Şampiyonası düzenlenmiş, şampiyon da "Kara Harp Okulu "olmuştur. 1941 yılında Hasan Örengil ve 1947 yılında Mehmet Arkan-İlyas Sınal ikilisi el topu ile ilgili kitaplar yayımlamışlardır. İlk federasyon başkanlığını Vedat Abut bir süre yaptıktan sonra Faik Gökay'a devretmiştir. 1958 yılında Hentbol Federasyonu Başkanlığını Vahit Çolakoğlu yaparken voleybol, el topu adı altında yeni bir kimlik kazanmıştır. Bu süreç içinde kulüplerarası açık alan hentbol maçları yapılmıştır. Bu maçları geliştiren ilk kulüplerimiz Harp Okulu, Jandarmagücü, Ziraat Gençlik, Maltepe Emniyet, Anıtspor, Pınarspor, Doğuspor'dur. Yapılan müsabakalar sonucunda hemen hemen her yıl Harp Okulu şampiyon olmuştur. Hentbol, yurt dışından gelen ve devlet büyükleri için gösteri sporu olarak da oynatılmıştır. İran Şahı'nın Türkiye'yi ziyaretinde Harp Okulu'nda iki takım oluşturularak bu takımlardan birisine 'Şah', diğerine de 'Süreyya' adı verilmiştir. Şah ile Süreyya takımları arasındaki maç berberlikle sonuçlanmıştır. 1945 yılı ve sonrasındaki okullarda bayanlararası 2x15 Dakika süreli iki devreli salon hentbolü maçları yapılmıştır. 1960-1962 yıllarında açılan hakem kurslarının öğretmenliğini İbrahim Selet yapmış ve bu kurs sonunda başarılı olan Atilla Bostancıoğlu, Bülent Yılmazer, Necip Doğutürk, Nadir Irmaklar, Sedat Çötelli, Ömer Lütfi Tuncel, Fahri Alpagut, Turan Çelikkol, Ertuğ Fırat, Mazhar Kerestecioğlu, İbrahim Selet, Hüsamettin Topuzoğlu, Rıza Nur Mazlumca ve Şeref Tunca resmi hakem ünvanını alan ilk hakemlerimizdir. Ülkemizdeki salon hentbolu ile ilgili ilk ciddi çalışmalar 1974-1975 yıllarına dayanır. Bu tarihlerde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yurt dışına eğitime gönderilen bir grup beden eğitimi öğretmeni, eğitim gördükleri Federal Almanya'dan dönerek görev yaptıkları Beden Eğitimi Bölümlerinde modern salon hentbolunun temellerini atmaya çalıştılar Bir süre sonra Gençlik ve Spor Bakanı Ali Şevki Erek ve Beden Terbiyesi Genel Müdürü merhum Talat Akgül'ün gayretleriyle 4 Şubat 1976 yılında 22. federasyon olarak Hentbol Federasyonu kuruldu. Federasyon başkanlığına Almanya Köln Spor Akademisinde 4 yıl hentbol, basketbol, futbol, voleybol, antrenman bilgisi dallarında ihtisas öğrenimi gören Yaşar Sevim getirildi. 1977 yılından itibaren üniversitelerin (Anadoluhisarı, 9 Eylül ve Manisa) Beden Eğitimi ve Spor Bölümlerinde hentbol bilim dalı kurulmuş ve giderek her dereceli eğitim kurumunun müfredat programlarında yer almaya başlamıştır. Tabanını okulların oluşturduğu bu spor daha sonraları MTA, Beşiktaş, İstanbul Bankası Yenişehir, İTÜ, Kolej, Arçelik, Simtel,Taçspor, Çukobirlik, Hacettepe, Karşıyaka, İzmirspor, Etispor, Eskişehir Kılıçoğlu Toprakspor, Pertevniyal ve isimlerini sayamayacağımız Konya, Adana, Eskişehir, Mersin, Trabzon, Rize, Bursa gibi illerimizdeki kulüplerimizin uğraşlarıyla daha da yayılmış ve üst düzeyde oynanmaya başlamıştır. Deplasmanlı Türkiye Ligi'nin kurulmasıyla, başarılı olan takımlar, yurt dışında Türkiye'yi temsil etmişlerdir. Türk Milli Takımı ilk resmi maçını Mısır'a karşı 1979 yılında Akdeniz Oyunları sırasında oynamıştır. İlk milli maç galibiyetimiz 1980 yılında Romanya'daki balkan Şampiyonası'ndan 32-19'luk skorla Yunanistan'a karşı alınmıştır.. 1981 yılında Genç Milli Hentbol Takımımız'ın Balkan Üçüncülüğü bu alandaki ilk başarımız olmuştur. Her kategorideki Türkiye şampiyonları 1978 yılında, Deplasmanlı Türkiye Hentbol Ligi ise 1982 yılında başladı Bayan milli takımımız ise 2 yıllık bir hazırlıktan sonra 1983 yılında ilk defa Bulgaristan'daki Haskova Turnuvası'na katıldı. 1983 yılında Türkiye'de yapılan Balkan Büyükler Hentbol Şampiyonası'nda Yugoslavya, Romanya ve Bulgaristan gibi dünya ve Olimpiyat şampiyonu takımlara karşı büyük bir mücadele örneği verildi ve Bulgaristan ile 18-18 beraberlik sonucu averajla Balkan üçüncülüğü kaybedildi. 1993 yılı Haziran ayında ilk kez yapılan Yıldız Erkekler ve Bayanlar Balkan Şampiyonası'nda hentbolcularımız erkeklerde 2., bayanlarda 3.'lük elde etmiştir. Aynı yılın Kasım ayında düzenlenen Balkan Şampiyonası'nda Hentbol Büyük Erkekler Milli Takımı hentbol tarihimizde ilk kez Balkan şampiyonu olmuştur. 1994 yılında yapılan Balkan Yıldız Bayanlar Balkan Şampiyonası'nda takımımız birinciliğe ulaşmış, Eskişehir'de düzenlenen Gençler Balkan Şampiyonası'nda ise hentbolcularımız erkek ve bayanlarda üçüncü sırayı almışlardır. Ocak 1995'te İzmir'de düzenlenen Dünya Üniversitelerarası Hentbol Şampiyonası'nda hentbolcularımız dünya ikincisi olmuş, Eskişehir'de yapılan Balkan Büyükler Hentbol Şampiyonası'nda milli takımımız Balkan Şampiyonluğu'na ulaşmıştır. 1996 yılı Şubat ayında Hentbol Federasyonu'nun kuruluşunun 20. yılı nedeniyle düzenlenen Uluslararası Ankara Turnuvası'nda Türkiye şampiyon olmuştur. 1992-1993 sezonundan itibaren erkeklerde ve bayanlarda Türkiye Ligi ve Play-Off müsabakalarında dereceye giren dörder takımımız Avrupa Kupaları müsabakalarına katılmaya başlamışlardır. Bu kupalar: - Şampiyonlar Ligi - Avrupa Kupa Galipleri Kupası - EHF Kupası - Challange Kupası Hentbol liglerimizde yapılmakta olan yurt içi kupa maçları ise şöyle: 1- Cumhurbaşkanlığı Kupası (Erkekler) 2- Başbakanlık Kupası (Bayanlar) 3- GSGM Kupası (Erkekler) 4- Federasyon Kupası (Bayanlar ve Erkekler) HENTBOL en az 7,en çok 11 oyuncudan kurulu iki takım arasında topla oynanan oyun.Hedef, topu rakip kaleye sokmak ve bu arada rakip takımın gol atmasını engellemektir.El topuyla hiç bir ilgisi yoktur.Temelde futbola benzemekle birlikte hentbolde top elle atılır ve yakalanır ,yumruklanır ya da topa vücüdun dizden yukarı herhangi bir bölümüyle vurulur.Topa sadece kaleci ayakla vurabilir. Karşılaşmalar 30'ar Dakikalık iki devre halinde oynanır ; devreler arasında bir mola süresi vardır.Oyuncular vücütlarını koruyan hiç bir şey giymezler(Kalecilerin hayalarını korumak için giydikleri hariç) Elinde topla üç adımdan fazla koşmak ve topu üç saniyeden fazla tutmak yasaktır.Hücumdaki oyuncular rakip kalecinin bulunduğu kale alanın çizgisinin dışından atış yapabilirler.Topu yere vurmadan üç adımdan fazla koşma gibi basit hatalarda serbest atışa karar verilir.Bu atışlar ya hatanın yapıldığı yerden(oyun kuralının çiğnendiği)yerden ya da kale alanının biraz dışındaki serbest atış çizgisinden genellikle pas verme biçiminde kullanılır.Kuralların daha ciddi durumlarda penaltı atışı (7 metre) verilir.Bu atış,kale alanının hemen dışındaki penaltı çizgisinden kullanılır. Tam boyutlu hentbol sahasi, uzun kenari 40 metre, kisa kenari 20 metre uzunlugunda olan bir diktortgen bicimindedir. Uzun kenarlar hentbol sahasinin kenar cizgilerini, kisa kenarlar ise kale cizgisini olusturur. Hentbol sahasi, kale cizgilerine paralel bir orta cizgi ile ikiye bolunen bir oyun sahasindan ve iki kale sahasindan olusur. Saha olculeri ve zemin bir takimin ustunlugune yol acacak bir sekilde degistirilemez. Emniyet alani, kenar cizgileri disindan en az 1 metre, kale cizgisi disindan ise en az 2 metre uzaktadir. Kale, uzerinde bulundugu kale cizgisinin tam ortasina yerlestirilmistir. Icten ice 2 metre yuksekliginde ve 3 metre genisligindedir. Bir ust direkle birbirine baglanan kale yan direkleri, yere saglamca tutturulmustur. Kale direklerinin arka kenari, kale cizgisinin dis kenariyla ayni cizgidedir. Yan direkler ve ust direk 8 cm x 8 cm boyutlarinda ve ayni Maddeden yapilir. Yan direklerin ve ust diregin dort yani, arka planda da belli olacak sekilde birbirini takip eden iki ayri renkteki seritlerle boyanir. Yan direklerle ust diregin birlestikleri yerdeki seritler ayni renkte ve bitisik olup, her ikisi de 28 cm uzunlugundadir. Diger seritler ise 20 cm uzunlugundadir. Kale, topun geriye donmesini engelleyecek sekilde bir ag ile donatilmistir. Kale sahasi, kenar cizgilerden esit uzaklikta olup, kale cizgisine paralel ve kale cizgisine 6 metre uzaklikta olan 3 metre uzunlugundaki bir cizgi ile belirlenir. Bu cizginin uclari kale cizgisine yan direklerin yakin ic kenarlarindan olculdugunde 6 metre yari capindaki iki ceyrek dareyle birlesir. Bu cizgiye kale sahasi cizgisi adi verilir. Bu cizginin dis kenari ise kale sahasini belirler. 9 metre olan serbest atis cizgisi, cizgilerin arasindaki bosluklari 15 cm olan kale sahasi cizgisine 3 metre uzakta ve paralel olan kesik bir cizgidir. 7 metre cizgisi; 1 metre uzunlugunda olup, kenar cizgilerinin arasinda, tam orta yerde bulunur ve kale cizgisinin arka yuzunden uzakligi 7 metredir. Bu cizgi, kale cizgisine paraleldir. Kalecinin sinir cizgisi 15 cm uzunlugunda olup, kenar cizgilerinin arasinda tam orta yerinde bulunur. Kale cizgisinin arka yuzunden uzakligi 4 metredir ve kale cizgisine paraleldir. Orta cizgi, iki kenar cizgisinin orta noktasini birlestiren ve sahayi ikiye bolen cizgidir. Orta cizginin her iki yaninda 15 cm uzunlugunda, orta cizgiden 4.5 metre uzaklikta ve her iki takim oyuncularinin giris, cikislari icn duzenlenmis olan kenar cizgiye paralel cizgilere, degisme cizgileri adi verilir. Hentbol sahasindaki tum cizgiler sinirladiklari sahayi icine alirlar. Cizgiler cok belirgin bicimde cizilmis olup 5 cm genisligindedir. Ic kale cizgilerinin kalinligi, kale direkleri kalinliginda, uygun olarak cizilip 8 cm'dir. Salon hentbolundan once oynanan acik alan hentbolu sahasinin boyutlari, uzun kenari 90-110 metre, kisa kenari ise 55-65 metre olan diktortgen seklindedir. Ancak gunumuzde hentbol acik alanda onemli turnuvalar oynanmakta olup bunlardan bazilari; Italya'da her yil yapilan Teramo Turnuvasi ile Isvec'te yapilan Uluslararasi Partil Turnuvasi'dir HENTBOLDE TEMEL TEKNIK BECERILER Hentbolun temel teknik becerilerini ogrenmek, karmasik ve zor degildir. Cunku topu yakalamak, pas atmak ve topu surmek, herkesin cocuklugundan beri rahatlikla yaptigi temel hareketlerdir. Devamli ve bilincli calismalarla hentbol teknik becerileri ogrenilebilir ve oyunun temelinde bulunan dayaniklilik, surat, beceri, esneklik, sicrama gibi motorik ozelliklerde buna paralel kazanilabilir. Motorik ozelliklerin kazanilmasi, organizmanin kuvvetlendirilmesi, durus bozukluklarinin onune gecme, kollektif dusunme ve birlikte hareket edebilme aliskanliklarinin gelistirilmesinde, hentbol en uygun spor turlerinin basinda gelmektedir. TOP TUTMA VE PASLASMA Hentbolde temel teknik beceriler top tutma ve paslasmayla baslar. Cunku oyunun gelisebilmesi bu becerilerin iyi kazanilmasina baglidir. Kural geregi, bir elle pas atabilmeli ve iki elle top tutabilmek gerekir. TEMEL PAS (ELUSTU PAS) Henbolun en onemli ve guvenle yapilabilen pas seklidir. Bu paslasmada top iki elle hemen hemen omuz seviyesinde tutulur. Top parmaklarla kavranarak atis eline alinir . Bu durumda atis eli dirseklerden 90 derece geri bukuludur. Sag elini kullanan oyuncunun sol ayagi yere destek olarak one alinir. Agirlik arka bacaktadir. Atis sirasinda sag ayak one hareket ettirilerek vucut topun gidis yonune dogru hareket ettirilerek top elden cikarilir. Atis eli topu takip eder. Temel atis destek ayakli veya destek ayagi olmaksizin yapilabilir. BILEKTEN PAS Bel yuksekliginde top iki elle tutulur. Ayaklar omuz hizasi acikligindadir. Top atilacak yone bir adim atilir. Dirsek hedefi gosterecek sekilde kaldirilir. Top pas atilacak elin parmaklari tarafindan kavranir. Dirsek gerginlestirilerek, top bilekten itilerek pas yapilir. Kol ve bilek topu gidis yonune dogru takip eder. TOP TUTMA Top tutmanin dort temel prensibi vardir. Birincisi, iki el acik ve pas gelecek yone donuk olmali. Ikincisi, topu takip etmek. Ucuncusu, kollar gergin vaziyette ve topu karsilarken, kollar dirseklerden hafif bukulu vaziyette ve topu yumusatarak kavramali. Dorduncu prensip ise, topu yakaladiktan sonra, cabukca sut, pas, aldatma veya top surme yapilmalidir. Temel olarak bel ustu ve belalti tutus olmak uzere iki turlu tutus vardir. TOP SURME (DRIBLING) Hentbolde basketbolda top surmede iki farklilikla hemen hemen aynidir. Birinci farklilik, hentbolde top surme oncesi ve sonrasi uc adim atilabilir. Ikincisi, top suren el topa temas ederken acik olmalidir. Top surmeye karar verildiginde, el top uzerinde acik olarak yer alir. Top suren elin dirsegi yaklasik 90 derece bukulur ve gerginlesir. Parmaklar direk topla temastadir. Bas yukarida olmalidir. SUT Hentbolda sut, ataklari skora donusturebilmek icin sonuc hareketidir. Hentbolda dort temel sut cesidi vardir. Bunlar temel sut, sicrayarak sut, kanattan sut (Yana bukulu sut) ve duserek sut'tur. Herbirinin kulanim durumu ve zamanina gore degisik avantajlari ve teknikleri vardir. TEMEL SUT Bu sut sekli tamamen elustu (temel) pas gibidir. Top parmaklarla kavranarak atis elindedir . Bu durumda atis eli dirseklerden 90 derece geri bukuludur. Sag elini kullanan oyuncunun sol ayagi yere destek olarak one alinir. Agirlik arka bacaktadir. Atis sirasinda sag ayak one hareket ettirilerek vucut topun gidis yonune dogru hareket ettirilerek top elden cikarilir. Atis el omuzu geriden atis yonune dogru dondurulur. Atis eli topu takip eder. SICRAYARAK SUT Kosar durumda uc adim kullanilir. Atis elinin tersi ayak yerden son olarak kesilir. Sut eli yukari ve geriye cekilir. Diger destek kolu hafifce vucudun onune getirilir. Destek kolu geriye dogru alinirken ayni zamanda sut omuzuda sut yonune dogru dondurulur. Atis kolu one dogru kamci gibi hareket etirilerek top elden cikarilir. Vucut ve atis kolu topu gidis yonune dogru takip ederken, destek ayagi yere konur. YANA BUKULU ATIS (Kanat Sutu) Genellikle bu atis, savunma oyuncusu kaleyi kapattiginda, hucum oyuncusunun en etkili sekilde kullanabilecegi bir atis seklidir. Bu atis genellikle kanat pozisyonlarinda kullanildigindan, obur adi da kanat sutudur. Sag elini kullanan bir oyuncu icin, savunma yapan oyuncunun sagindan atar gibi yaparken, vucudunu sol dayanma ayaginin uzerinde yana buker. Top, kolun bas arkasindan iyice bukulerek, atis kolunun aksi yonunden elden cikarilir. DUSEREK ATIS Duserek atis genellikle, yana ve one olmak uzere iki formda yapilabilir. Duserek atisin one dogru yapilan formunda, oyuncu, baslangicta bacaklar hafif acik, dizler bukulu ve kalca one alinmis sekildedir. Oyuncu, dizlerin ve kalcanin one dogru getirilmesi aninda ve bununla birlikte atis omuzunun geriye alinmasiyla beraber dusme hareketine baslar. Bu sirada top govdenin on yaninda tutulur. Dusme sirasinda govdenin ust kismi yukari dogru gerginlestirilir. Bu gerilmede omuuzn one dogru cok hizli alinmasi ve atis kolunun savurma seklindeki hareketiyle top kuvvetli olarak elden cikarilir. Dusme hareketi diger elin yere dokunmasiyla yada atis omuzunun uzerine yuvarlanmayla son bulur. HENTBOLUN DOGUSU Hentbol, tarihi cok eskilere dayanan bir spor dalidir. Antik Yunan ozanlarindan Homeros bu oyuna oldukca benzer bir oyunun oynandigini yazmaktadir. Milattan once 600 yillarinda gectigi tahmin edilen bu sporda, atletlerin bir duvara topu vurduktan sonra kapma calismalari ve bu surec icinde yaptiklari mucadeleyi anlatir. Yine bizanslilarin "harpaston" adi verdikleri oyunsa neredeyse gunumuz hentbolunun temelini olusturmaktadir. Ortacagda Alman ozan Walter ise "top yakalama" adinda hentbole oldukca benzer bir oyundan bahseder. Ancak Hentbol, gercek seklini 19. yuzyilda Danimarka' da almistir. Hentbolun kokeni Danimarka'da oynanan 'Haandboll' denen bir oyundan gelmektedir. Hentbol oyununun gelisimi diger Avrupa ulkelerinde de gorulmustur ama bu sporun Avrupa'ya ve dunyaya yayilmasini Berlin'deki Alman Yuksek Beden Egitimi Okulu saglamistir. 1848 yilinda yayginlasan bu oyunu Alman Cimnastikci Konrad Koch 1897' de Almanya'ya tasidi ve adi raffbol olarak degisti. Hentbol, adini ilk olarak 1910 yilnda Isvec'te aldi. 1925 yilinda Almanya ve Avusturya arasinda yapilan ilk uluslararasi hentbol macidir. Fakat o donemlerde hentbol hala 11 oyuncu ile futbol sahalarinda oynanmaktaydi. Hentbol 4 Agustos 1928 tarihinde Amsterdam'da yapilan Uluslararasi Amator Hentbol Federasyonu kurulus kongresinden sonra ayri bir federasyon tarafindan yurutulmeye baslanmistir. 1936 Berlin Olimpiyatlarinda ilk olimpiyat spor dali olarak 11'er kisilik futbol sahasinda oynanmistir. Onceleri sadece acik Havada oynanan hentbol, 1934 yilinda Kopenhag'da Isvec ve Danimarka arasinda yapilan bir musabaka ile ilk defa salonda oynanmistir. Bu tarih ayni zamanda salon hentbolunun de baslangic tarihidir. Ikinci dunya savasindan sonra, bati avrupada hentbol cok populer rekreatif bir spor dali halini almistir. Uluslararasi Hentbol Federasyonu (IHF) 1946 yilinda kurulmustur. Simdiki 7 kisiyle oynanan salon sporu seklini, 1960'larda aldi ve ilk olarak, 1972 Munih Olimpiyatlarinda ise 7' ser kisiyle salonlarda oynandi. Ilk Hentbol erkekler dunya sampiyonasi 1938 de, ilk hentbol bayanlar dunya sampiyonasi ise, 1949 yilinda oynanmistir.. Gunumuzde hentbol 150 ulkede oynanmakta ve bu oyunu oynayan lisansli 8 milyona yakin sporcu bulunmaktadir. _______________________ |
|
|
|
|
![]() |
| Sosyal Paylaşım Kısayolları |
| Etiketler |
| hentbolun, tarihçesi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| ------------------------------------------------------------- | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Futbol Tarihçesi | LimoNata | Spor - Diğer | 0 | 29/09/08 21:13 PM |
| Hamamın Tarihçesi | ßeRDuSH | Bilgi Arşivi | 0 | 29/09/08 01:01 AM |
| Roket Nedir Roketin Tarihi Roketin Tarihçesi | ChanG-KyuM | Bilim & Bilişim | 0 | 31/07/08 17:01 PM |
| Fiziğin Tarihçesi Fiziğin Tarihi Fizik Nedir | ChanG-KyuM | Bilim & Bilişim | 0 | 31/07/08 16:58 PM |
| Mynet'in Tarihçesi | 1 Haber | Cep Telefonu Tema Resimleri | 0 | 04/07/08 20:51 PM |