![]() |
|
|
#11 (permalink) |
PinHaNi
GRUP ELEMANLARI: Sinan Kaynakçı 25 aralık 1979'da istanbul'da doğdu.Çocukluğu Florya ve Bakırköy'de geçti. Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nden 1998 yılında mezun oldu. Müziğe bu okulda başladı. 1995 yılında yan flüt ve gitar çalmayı öğrendi. 1996 yılından itibaren aralıklarla stüdyo hiphop'ta bateri dersleri aldı. 2001-2003 yılları arasında "Van Basten" grubuyla beyoğlu barlarında canlı müzik yaptı. Bu dönemde kendi parçalarını yazmaya başladı. Farklı hedefleri nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı. 2004 yılı sonunda Zeynep'le kaydettikleri demoyu Akın Eldes'e dinletti ve albüm kaydı başladı. Grubun vokalist ve ritm gitaristi. Zeynep Eylül Üçer 16 eylül 1985'te istanbul'da doğdu. Çocukluğu Teşvikiye'de geçti. 1991-1997 yılları arasında Trt istanbul çocuk korosunda şarkı söyledi. Orta okula İstanbul'da başladı. 1 yıl sonra ailesiyle Antalya'ya yerleşti. Antalya Koleji'nde okudu ve okulu adına 2.ligde uzun süre basketbol oynadı. Sinan'ın ona hediye ettiği bas gitarla aktif müzik yaşantısı başladı. Müzik öğretmeni olan annesinden solfej ve armoni dersleri aldı. 2004'te demo kaydı için İstanbul'a geldi. 2005'te albüm kaydının başlamasıyla yeniden istanbul'a yerleşti. Grubun bas gitarist ve vokalisti. *** ZaRdaNAdaM ! Zardanadam 2001 yılının Ekim ayında kuruldu. Beşiktaş'ta küçük bir yer tutup, ses yalıtımı işlemlerini tamamlayan grup bu prova stüdyosunda haftanın 3 günü çalışmaya başladı.Mart 2002’de Tamamböceği, Aralık 2002’de Korsan adlı self-albümleri, Mayıs 2003’te Süreyya ve Ocak 2004’te Sevgililer Günü self-single,yine 2004’te Dibini gör albümlerini yayınladılar. 2002 yılında Kemancı-Zine tarafından yılın en iyi self-albümü ve ikinci en iyi yeni topluluğu ödüllerini aldılar. Müzikten kazandıkları tüm geliri müziğe aktardılar ve Zardanadam dostlarının da katkısıyla Tamamböceği’nin 5000, Korsan’ın yaklaşık 7500 kopyasını sevenlerine ulaştırdılar.Dibini gör albümlerinin yayınlandığı dönemde Tamaböceği ve Korsan albümlerinde birlikte çalıştıklar basçıları Serkan Aktaş’ı kaybettiler.Bu dönem zardanadam için sancılı bir dönemdi.Ama zardanadam severlerin desteğiyle ve zardanadam’ın bir parçası olmanın getirdiği avantajla bu dönemi de atlattılar.Temmuz 2006’da Kalbim yok albümlerini tamamladılar ve bu albümlerini de ücretsiz olarak hayranlarına dağıttılar.Şu anda da katıldıkları festivaller ve programlarla müziklerini geniş bir dinleyici kitlesine ulaştırmaktadırlar. Erbatur Çavuşoğlu(Vokal) 1974 yılında Konya’da doğdu; ilk ve orta öğretimini bu şehirde, yüksek öğretimini MSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde tamamladı. 17 yıl içinde 120'den fazla şarkı yazdı. 1988-1992 yıllarında Konya’da kendi şarkılarını seslendirdiği çeşitli dinletiler verdi. İlk grubu Musical Death’in ardından, Konya’da çeşitli konserler vererek yerel düzeyde tanınmışlık ve başarı kazanan beste grubu Tezekli Serzeniş’te gitar çaldı, vokalistlik yaptı. 1995 yılında 6 ay süreyle Erol Uras’tan şan dersleri aldı. 1996-1997 arasında İngiltere’de vokalist ve gitarist olarak yer aldığı Railway Folk adlı Rock’n Roll cover grubuyla çeşitli konserler verdi. 2001 yılından bu yana kurulmasına katkıda bulunduğu Zardanadam'da vokalistlik yapmaktadır. Utku Doğruak(Ritm Gitar ve Geri Vokaller) 1974’te İzmit’te doğdu. İlk ve orta öğretimini bu şehirde, yüksek öğretimini İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı. Lise yıllarında gitar çalmaya başlayan Utku 1992–1998 yıllarında kendi besteleriyle konserler veren Pis 7’li grubunda çaldı.2001’den itibaren kurulmasına katkıda bulunduğu Zardanadam’da ritm gitar çalmakta ve şarkı yazarlığı yapmaktadır. Tolga Kaya(Solo Gitar Ve Geri Vokaller) 1975 yılında Konya'da doğdu; ilk ve orta öğretimini Konya Anadolu Lisesinde tamamladı. İTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümünü bitirdi. Yüksek Lisans'ını yine İTÜ'de İşletme Mühendisliği Bölümü'nde yaptı. Halen aynı bölümde doktora öğrencisi. İlk grubu Musical Death'in ardından, Konya'da çeşitli konserler vererek kendi besteleriyle yerel düzeyde başarı kazanan Tezekli Serzeniş'te davul çaldı, back vokalistlik yaptı. Üniverstideyken İstanbul'da çeşitli gruplarla davulcu olarak çalıştı, konserler verdi. Zardanadam'ın kurulmasına katkıda bulundu. 2001 yılında, ilk çalışmalarında davulcu olarak yer aldığı Zardanadam'da elektro gitaristlik yapmaya başladı. Cem Polat(Davul) 1982’de İstanbul’da doğdu. İlk ve Orta öğretimini bu kentte tamamladı. 1999’da Hiphop’ta Arıkan Sırakaya ve Selami Sevinç’ten davul dersleri almaya başladı. Ekim 2001’den bu yana Zardanadam’da davul çalmaktadır. Paşa Altın(Bas Gitar) 1974’de Denizli’de doğdu. İlk ve orta eğitimini bu şehirde, Yüksek öğretimini İTÜ İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamladı. Lise yıllarında amatör olarak klasik gitar çaldıktan sonra, 2001 yılında Bas gitar çalmaya başladı. Paşa Altın Ekim 2001’den bu yana Zardanadam’da bas gitar çalmaktadır. Utku Kırca(Bas Gitar) 1980 yılında İstanbul doğdu. İlk ve orta öğretimini bu kentte tamamladı. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Konturbas Bölümünden mezun olmuştur. Halen Yeditepe Üniversitesi Müzik Öğretmenliği bölümünde yüksek lisans yapmaktadır.Bugüne kadar çeşitli gruplarla rock, jazz ve blues yapmış olan Utku 2004 yılında Zardanadam'a katılmış, Dibini Gör ve Kalbim Yok albümlerinde bas gitarist olarak yer almıştır. Her ne kadar ayrılmış olsa da her daim Zardanadamdır ve kimi konserlerde sahnedeki yerini almaktadır. Serkan Aktaş (1981-2005) 16 Ocak 1981'de İstanbul doğdu. İlk ve orta öğretimini İzmit’te tamamladı. 1999-2000 döneminde Akademi İstanbul’da Müzik Bölümü’nde okudu. 2001’de Akademiyi bıraktı. Akademi’deki enstruman hocası Mahmut Yalay’dan 1 yıl boyunca özel ders aldı. Ekim 2001'den itibaren Zardanadam kadrosuna katıldı ve Tamamböceği, Korsan ve Süreyya self-albümlerinde ve konserlerde bas gitar çaldı. İstanbul Üniversitesi Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okumakta ve müzisyenlik yapmakta iken yakalandığı amansız hastalığa genç yaşta yenik düştü. Comma ve 110 gruplarıyla da çalışmış olan Serkan Aktaş her zaman Zardanadam üyesi olarak kalacak. *** yırTık uçurTma Modern rock müziğin sesleriyle, yaşadığımız topraklara özgü kültürel ve müzikal motifleri başarılı bir şekilde sentezleyip, kendine has yorumu ve duruşu ile Anadolu kökenli, rock tabanlı müziği yıllardır başarıyla temsil eden genç bir grup Yırtık Uçurtma. Ekim 1996’da Yaren Karahasan (elektrik gitar), Mutlu Arı (vokal) ve Ertan Subaşat (bas gitar)’ın bir araya gelmesiyle kuruldu. Mart 1997’de Şenel Aytaş (davul)’ın aralarına katılmasıyla, grup daha profesyonel bir bakış açısı yakaladı. 10 yıllık müzikal hayatında çeşitli müzisyenler de zaman zaman Yırtık Uçurtma’ya eşlik etti. 2006 Haziran’ında ise Mutlu Arı’nın gruptan ayrılmasıyla Alper Yazıcı solist olarak Yırtık Uçurtma’ya katıldı. Müzikal sürecini “Yırtık Uçurtma (2001)” ve “İki (2006)” adlı albümleriyle süsleyen Yırtık Uçurtma, ayrıca "Çığlık" isimli parçalarıyla Cem Karaca, Cahit Berkay, Nejat Yavaşoğulları, Vedat Sakman, Kazım Koyuncu gibi isimlerle birlikte "Gitarın Asi Çocukları" isimli toplama albümde yer aldılar. Bir çok tv ve radyo programına da konuk olan Yırtık Uçurtma, gerek solo konserlerinde, gerekse Cem Karaca, Moğollar, Erkin Koray, Haluk Levent, Bulutsuzluk Özlemi gibi tanınmış grup ve sanatçılarla birlikte verdiği konserlerde yoğun sahne performansları, samimiyetleri ve içtenlikleriyle izleyicinin beğenisi kazandı ve kazanmaya devam ediyor. Yırtık Uçurtma, konserlerinde kendi şarkılarının yanı sıra “geçmişten günümüze Anadolurock” tarzının en seçkin örneklerini de sunmakta. Şarkılarında ayrıca toplumsal sorunlara ve konulara da değinen Yırtık Uçurtma, kurulduğu günden beri kimlikli ve kişilikli duruşunu korumakta. Grup hakkındaki duyuru, haberler, konser fotoları v.s. gibi bilgilerin bulunduğu Yırtık Uçurtma resmi web sitesi olan [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir Kayıt olmak için buraya tıklayın] aracılığı ile grup hakkında daha geniş bilgiye ulaşılabilirsiniz. Ayrıca grup üyeleri, gönderilen iletilerin ve konuk defterine yazılan mesajların her birini değerlendirip, tüm samimiyetleriyle cevap dönüyorlar. YIRTIK UÇURTMA üyeleri: ALPER YAZICI (solist) 13 Şubat 1982 tarihinde İstanbul’un Sarıyer ilçesinde dünyaya geldi. Üniversite eğitimini Uludağ Üniversitesi Tasarım Bölümü ( Bil.Des.Tas) mezunu olarak tamamladı. 2006 Haziran ayının sonlarına doğru aktif olarak Yırtık Uçurtma solisti oldu. 22 Haziran 2006 Zonguldak Karaelmas Festivali kapsamında Yırtık Uçurtma’yla ilk konserine çıktı. YAREN KARAHASAN (Elektrik gitar + geri vokal) 1977 yılında Zonguldak’ta doğdu.İlk, orta ve lise öğrenimini Zonguldak’ta tamamladı.Müziğe amatör olarak ilkokulda blokflüt çalarak başladı.Bunu lise yıllarında gitar çalarak daha ciddi boyuta taşıdı.Üniversite öğrenimi için İstanbul’a gelişiyle birlikte Mutlu ve Ertan’la tanışıp Yırtık Uçurtma’yı kurdu.Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölümü menuzunu olan Yaren grupta elektrik gitar çalmakta ve arka vokal yapmakta. ŞENEL AYTAŞ (davul + geri vokal) 1969 yılında Sivas, Koyulhisar’da doğdu.İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladı.Müziğe ilk olarak ilkokul yıllarında soba borusundan yaptığı darbukayla başladı.Lise bitimi ile birlikte davula merak sardı.Daha sonra Mart 1997’de Ertan, Mutlu ve Yaren’le tanışıp gruba dahil oldu.Profosyönel grafikerlik yapan Şenel hâlen grubun davulcusu olarak müzik hayatına devam etmekte _______________________ Konu done_marine tarafından (16/06/07 Saat 21:02 PM ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
1 Adminiye
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: utopia
Mesajlar: 17.055
Konular: 4943
Ruh Halim:
Rep Gücü : 18
Rep Puanı : 1072
Rep Seviyesi :
Teşekkür Sayısı : 1.888
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Gösterdiği Tepki : 141
94 mesajına 96 kez tepki gösterildi
|
ReDd
Redd, 1996 yılında cover grubu olarak kuruldu. İstanbul'da gerçekleştirdikleri performanslarla kaliteli bir müzikal çizgi oluşturan grup, 2000 yılında kendi şarkılarını yazmaya başladı. vokalde doğan duru, gitar ve geri vokalde berke hatipoğlu ve güneş duru, klavyede ise ilke hatipoğlu'ndan oluşan redd, şubat ayı başında 50/50 isimli ilk albümünü stardium'dan piyasaya çıkardı. kendilerini gözleme dayalı eleştrisel bi bakış açısıyla ifade eden redd, şarkılarında kent yaşantısına ve mordern hayatın döngüleri içine sıkışmış insanın hikayesini gerçekçi bir dille yansıtıyor.. redd, mutlu olmak için'de post-modern dünyaya ilişkin gerçekliğin altını çizerken 50/50'de insana dair çelişkiler ve kimlik arayışlarını anlatıyor. bahçelere daldık'la yaşadığı dünyaya olan rahatsızlığını dile getiren insanın kaçış hikayesini felsefi bir dille anlatırken, öperler'le bu kez alaycı bir dile bürünüyor. grubun ilk albümünde yer alan tüm şarkılar, dinlediğimizde kayıtsız kalamayacağımız, her biri bizi anlatan hikayelerden oluşuyor. tamamı canlı enstrümanlar kullanılarak kaydedilen albüm rock müzik dünyasına hızlı bir giriş yapan redd'in anlatısının bir başlangıcı. Kirli Suyunda Pırıltılar Redd'in ikinci stüdyo albümü 'Kirli Suyunda Parıltılar' Pasaj Müzik etiketi ile 24 Nisan 2006 Pazartesi günü müzik marketlerde yerini aldı. Şubat 2005 'te ilk albümleri 50/50 ile yakaladıkları başarılı çıkışın ardından, "Kirli Suyunda Parıltılar" adlı ikinci albümlerini Pasaj Müzik etiketi ile çıkaran redd, bir sene aradan sonra sevenlerinin karşısında...Prodüktörlüğünü redd'in üstlendiği "Kirli Suyunda Parıltılar" ATM stüdyosunda Alp Turaç ile birlikte kaydedildi. 'Falan Filan', 'Hala Aşk Var Mı', 'Prensesin Uykusuyum', 'Artık Melek Değilim', 'Bak Keyfine', 'aŞık', 'Dünya', 'Kirli Suyunda Parıltılar', 'Ne Olmaya Geldim', 'Roman Kahramanı' ve Bülent Ortaçgil'in 1990 yılına ait 2.perde adlı albümünde yer alan 'Çığlık Çığlığa' cover'ı ile albümde toplam 11 şarkı yer aldı. Albüm fotoğrafları, aynı zamanda albümün çıkış parçası olan "Falan Filan"a çekilen video klibin yönetmenliğini de üstlenen Cemil Ağacıkoğlu tarafından çekildi. Redd, vokalde Doğan Duru, elektrik/akustik gitarda Berke Hatipoğlu, elektrik/akustik gitar ve geri vokalde Güneş Duru, hammond/ synth ve pianoda ilke Hatipoğlu ve "Kirli Suyunda Parıltılar" ile birlikte gruba dahilolan davulda Suat Ayyıldız' dan oluşuyor. Henüz iki yıllık mazisi olan Redd, ikinci albümüyle dünyanın en çok izlenen müzik kanalı MTV’nin listesine girmeyi başardı. Pasaj Müzik etiketiyle yayınlanan 2. albümleri ‘Kirli Suyunda Parıltılar’ ile büyük beğeni toplayan Redd , MTV World Chart Express listesinde yer alarak, Türk rock müziğindeki başarısını Avrupa’ya taşıdı. *** 110 Candan Tezel / Solist & bilgisayar 12 Şubat 1979 doğumlu. Karadeniz Ereğli TED Kolej'i mezunu, halen Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği öğrencisi. Yaklaşık 11 senedir müzikle uğraşıyor. Ozan Yılmaz / Klavye & bilgisayar 07 Temmuz 1979 Ankara doğumlu. Babası Zeki Yılmaz'ın (saksafon sanatçısı) desteği ile müzikte kendini geliştirdi. Eğitimine İstanbul Üniversitesi Fizik bölümünden ayrılmış durumdadır. başka bi üniverstede devam etmektedir. 1997 yılından beri birçok müzik grubunda klavye çalmaktadır. Nedim Ruacan / Davul 21 Aralık 1979 Brooklyn doğumlu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuar'ında iki sene keman, yedi sene vurmalı sazlar öğrenimi gördü. Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü'nü bitirdi. Bir sene Berklee College of Music okuluna devam etti. Babası Neşet Ruacan ile çalışmaya devam ediyor. Mehmet Esemen / Gitar 29 Eylül 1979 İstanbul doğumlu. Müziğe 12 yaşında gitar çalarak başladı. 1996 yılından itibaren profesyonel olarak stüdyo ve sahne çalışmalarında bulundu. 1997 yılında girdiği Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü'nde Neşet Ruacan, Kamil Özler gibi isimlerle çalıştı. 2002 yılında kurulan Funktion ile birçok yerde konserler verdi. Serkan Aktaş / Bas gitar 16 Ocak 1981 İstanbul doğumlu. Halen İstanbul Üniversitesi Yunan Dili Edebiyatı Bölümü'nde eğitimini sürdürmektedir. 110 2003 subat ayında soğuk ve karlı bir gecede Kadıköy Ekol Stüdyosunda mahsur kalan Ozan YILMAZ(klavye) ve Candan TEZEL(vokal)'in sıkıntıdan bir demo kaydetmesi ile kurulmaya başladı. İlk albümde de yer alan ''Bu benim dünyam'' ilk yaptıkları kayıttır. 2003 Şubat'tan 2004 ortasına kadar demo kayıtlarını devam ettirdiler ve yaklaşık olarak 50 demo parça kaydı yaptılar. Geçen zaman içinde gruba Serkan AKTAS(bas) ve Mehmet ESEMEN(gitar) katıldı. 2004 Eylül ayında grup EMI ile albüm anlaşması yaptı. Grubun tek eksiği olan davulda Nedim Ruacan'ın katılmasıyla çözülmüş oldu. Kayıtlar Kadiköy Stüdyolarında yapıldı( EKOL). Mart ayında Nedim RUACAN askere gitti ve gruba Turan GÜÇNAR katıldı. 2005 Nisan ayı sonunda albümleri(ATOMLARIN HARİKA DÜNYASI) raflarda yerini aldı ancak grubun sevinci Serkan AKTAS'ı kaybetmeleriyle yerini hüzüne bıraktı. Kendine toplarlama sürecinde gruba Alper KILIÇ(bas) katıldı. Ekim ayından itibaren grup bir menajeri olmamasından çıldırmak üzereyken Serkan FIDAN bu işi devraldı. Ekim Ayında Nedim geri döndü ve gruptaki yerini geri aldi. 2005'in devamında ve 2006 temmuza kadar grup aynı kadroyla devam etti. 2006 temmuz ayında Alper KILIÇ ve kasım ayında Nedim RUACAN'ın ayrılmasıyla grup 3 kişi olarak yola devam etme kararı aldı. Bas gitara Tatufly kurucusu Mehmet FIRIL katıldı. Menajerliği'de toy-box firması aldı. Grup şu anda 2. albüm kayıtlarını devam ettirmekte. Neden grubun adı 110? -Grup bir isim bulamadığından,bir arkadaşlarının tavsiyesinden dolayı TAKSİM-KADIKÖY arası İ.E.T.T. otobüsünün numarasını kullanmayı kararlaştırmış. Vokal:CANDAN TEZEL Gitar:MEHMET ESEMEN Bass:MEHMET FIRIL Klavye:OZAN YILMAZ Davul:ALEN KONAKOĞLU -Grup bu güne kadar 4 video klip çekti.Bunlar ''Bitti mi'',''Gölge'',''Özledim Seni'',''Tuzak''... _______________________ |
|
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
1 Adminiye
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: utopia
Mesajlar: 17.055
Konular: 4943
Ruh Halim:
Rep Gücü : 18
Rep Puanı : 1072
Rep Seviyesi :
Teşekkür Sayısı : 1.888
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Gösterdiği Tepki : 141
94 mesajına 96 kez tepki gösterildi
|
Whisky
Whisky 1980 yılında Kamil Özaydın tarafından kuruldu. Topluluğun amacı Türkiye'de eksikliği duyulan rock müzik kültürünü geniş kitlelere ulaştırmaktı. Tüm maddi ve manevi güçlüklere rağmen topluluk çalışmalarını aralıksız sürdürerek günümüze ulaştı. 1982 yılında TRT denetiminden geçen "Bak biz genciz" parçası ile ekranlardan geniş kitlelere ulaştı. 1986 yılında Türkiye'nin ilk Türkçe sözlü Babaanne adlı rock albümünü yayınladı. Albüm adı Babaanne, Çıkış tarihi 1986, Yapımcı firma Piccatura Müzik. Parça isimleri: Babaanne, Yolculuk, Şans talih, Kendine hoşgeldin, Rock'n Roll'u bir dinle, Bak biz genciz, Arayış, Rüşvet, Hoşgörü. Albümde çoğunlukla sosyal temalar ve kuşaklar arası çelişkiler işlendi. Tüm parçalar TRT denetim kurulundan onaylıdır. Bu albümle topluluk ilk büyük çıkışını gerçekleştirdi. Araya askerliklerin girmesiyle topluluk üç yıl kadar faaliyetlerine ara verdi. 1990 yılının başında ideal kadrosuyla yeniden çalışmalara başladı. İlk iş olarak Binnaz isimli parça stüdyoda kaydedilerek klip çekildi. Gerçek yanma sahneleri bu kliple birlikte sayısız TV programlarına konuk olundu. 1993 yılı başında ikinci albüm çalışmalarının sonuna gelirken topluluk kurucusu Kamil Özaydın'ı beyin kanaması sonucu kaybetti. Topluluk kısa bir aradan sonra yarım kalan kayıtlarını tamamlayıp 1994 yılında Kamil Özaydın anısına "Ateş Suyu" albümünü piyasaya çıkarttı. Albüm adı Ateş Suyu, çıkış tarihi 1994, yapımcı firma Yüzdeyüz Müzik Ltd. Şti. Parça isimleri: Binnaz, Dön geri, Cadı, Cumartesi, Baharla Gelen, Sana Ağıt, Güneşli Yağmur, Yalnız Seninle. Hard rock sound'unun korunduğu albüm genellikle aşk temalarını işliyordu. Albüm sonrası birçok ilde tanıtım konseri verildi. İkinci albümün hemen ardından üçüncüsünün çalışmaları başladı. Nihayet 1996 yılında "Güneşin Tahtı" adlı albüm piyasaya çıktı. Albüm adı Güneşin Tahtı, çıkış tarihi 1996, yapımcı firma Mega Müzik. Parça adları: Yak bizi, Yabancılar, Mavi, Dünya, Ayna, Oysa,Köşe Başı Dramı, Anneler, Babalar, Çılgınlık Zamanı, O yıllar. Albümdeki parçaların geneli felsefik temaları içermektedir. Dünya isimli parçada ise rock müzisyenlerinin çevreye olan duyarlılıklarının kanıtı gibidir. Bu albümde Yak bizi, Dünya ve Ayna isimli parçalara klip çekilmiştir. Topluluk şu anda dördüncü albüm çalışmalarını tamamlamış olup yine Türkiye'de ilk olacak Unplugged tarzındaki albümü çıkartmaya hazırlanıyor. Topluluk üyeleri müziğin yanısıra, müzik aletleri ticareti ve müzik eğitimi ile de uğraşmaktadır. Grup 4 kişiden oluşmaktadır. Serdar Çokluluslu (Vokal-Gitar) Yaş:32 Açıköğretim Mezunu-İstanbul doğumlu Arif Deniztoker (Gitar) Yaş:26- İstanbul doğumlu Ferhat Hasanoğlu (Bas Gitar) Yaş:22 B.Ü. Endüstri Müh.- İstanbul doğumlu Alpay Şalt (Davul) Yaş:28-Mimar Sinan Üniversitesi-Grafik Bölümü- İstanbul doğumlu Kamil Özaydın Şubat 1957'de İstanbul'da doğdu. İlk gençlik yıllarından beri Rock müziğe tutkundu. Bu tutkunun planlarını liseden sonra uygulamaya başladı ve Whisky'yi kurdu. Basınla ve grup elemanlarıyla çalışmalar sıklaştı. Bu dönemde söz ve besteleri yaratıp davul çalıyordu. Yoğun çalışmalar grubu 1982 Tepebaşı konserine taşıdı. Bu, Whisky'nin Türkiye Rock Tarihinde gerçekleştirdiği birçok ilkin başlangıcıydı. 1984 yılında bass gitara geçti. Türkiye'nin ilk hardrock sound'lu kaseti "Babaanne"yi bu yıl çıkardı. Müthiş bir sansasyondu. Türk Rock'ında büyük bir boşluk doluyordu. Konserlerde, gazetelerde, dergilerde hep Whisky vardı. 'Bak biz genciz' tek kanallı TV ekranında sürekli gösteriliyordu. Rock'un önü Whisky ile açılmıştı. Bu canlılık 1987'ye kadar sürdü. Gazi Üniversiteri İşletme Fakültesi'ndeki eğitimini yarım bırakıp askere gitti. 1989'da kaldığı yerden hızla devam etti. Elektro gitara geçti. Söz yazarı ve yakın dostu Ahmet Dağaşan'la Türkiye'nin ve Whisky'nin ilk 'Guitar Shop'unu açtı. 1990'da evlendi. Enstrumantal stüdyo kayıtlarını Türkiye'nin ilk 'Drum Shop'unun açılışı izledi. Türkiye'de Rock ile uğraşan biri ilk kez 'Gitar Metodu' çıkarıyordu, yine Kamil Özaydın tarafından. Yepyeni Şarkısı 'Binnaz' herkesin dilindeydi. Parçaya çekilen klipte, özellikle gerçek yanma sahneleriyle tehlike atlatması yurt içi ve yurtdışındaki medyada heyecan yarattı. Grup TV'den ve konser sahnesinden aşağı inmiyordu. Whisky mağazaları ticaretteki başarılarını ithalatla sürdürüyordu. 1992'de Kamil Özaydın Rusya'da Monomax Rock grubunu Türkiye'ye davet etti. İlk kez, biri yabancı biri Türk iki Rock grubu Açıkhava Tiyatrosu'nu titrettiler. Whisky ikinci albüm çalışması için stüdyoya kapandı. Ne yazık ki "Ateş Suyu" albümünün piyasaya çıkışını göremeden 17.5.1993 tarihinde ani bir beyin kanaması sonucu aramızdan ayrıldı. Serdar Çokuslu Serdar Çokuslu 27 Mayıs 1964 yılında İstanbul Fatih doğumlu. İlk müzik denemesi İ.T.Ü Çok Sesli Müzik Korosu'nda bir süre bariton olarak görev aldı. İlk rock grubu kendi kurduğu ve dağıttığı 'Ekuator' du. 1980 yılında Kamil Özaydın tarafından kurulan Whisky'ye gitarist olarak girdi. Fakat bir süre sonra Kamil Özaydın'ın etkisiyle ile kendisini vokalist olarak buldu. 1987 Yılında Asım Can Gündüz'ün kurmuş olduğu 'Grup Çapkınlar'da bir süre bas gitar çaldı. Daha sonra askerliğin bitimiyle yeniden Whisky ile rock yolunda devam etti. Gitar üzerine yoğun çalışmalar yerine beste çalışmaları daha ağır bastı ve grubun birçok bestesine imza attı. Özel zevkleri: Uyumak, yemek yapmak (özellikle balık), sinema, içki içmek ( Özellikle Bourbon Jack Daniel's). En sevdiği hayvan: İguana. En sevdiği insan: Tilki olmayan zeki insanlar. Sigara: MarlboroLight's 100's, Arabası: Fiat Tempra. Saat kullanmıyor. En sevdiği aktör: Dustin Hoffman, En sevdiği aktris Nichole Kidman. Bugüne kadar kullandığı gitarlar: Elektro Egmond, Framus, Vox, Spacer, Ibanez, Washburn. En sevdiği yabancı gruplar: Iron Maiden, White Snake, Judas Priest, Savatage, Queensryche, Ozzy Osbourne. En baba solist: David Coverdale, Bruce Dickinson. En iyi yerli solist: Murat (Pentagram) Ertan (Acil Servis) En iyi gitarist: John Sykes - Adrian Vandenberg. En iyi yerli gitarist: Ercan Birol, Yiğit Arda En iyi yerli grup: Acil Servis - Kramp En iyi davulcu: Simon Philips - Nico McBrain En iyi bas: Billy Shean - Ahmet Güvenç - Gürol Ağırbaş Alpay Asena Şalt Kendimi bildim bileli müzik dinliyorum. Küçüklük fotoğraflarımda hep pikabın başında gözüküyorum. Bir müzik aleti çalmayı hiç denememişim. Ağbim ilkokulda bandodaydı. Birgün eve kocaman bir davul getirdi. Gece o davulu kurcaladığımı hatırlıyorum. Herhalde o gece bana davul virüsü bulaşmış olacak ki ailem bana oyuncak bir trumpet aldı (Tabii ki ömrü kısa oldu, derisi patladı!) Ben de kendimi resim çizmeye verdim. İlkokul bitti ve ben İstanbul Erkek Lisesi'ne kayıt oldum. O yıllarda Boney M. ve Abba en tuttuğum gruplardı. Bütün plaklarını alırdım. TRT 3 Stüdyo FM ve gecenin getirdikleri programlarında güzel programlar çalardı ve bu parçalardaki elektro gitar sololar dikkatimi çekmete başlamıştı. 1980 yılının Temmuz ayında babamı kan kanserinden kaybettim. dünyadaki herşeyden nefret eder olmuştum. ertesi yaz imdadıma çok sevdiğim bir arkadışımın ağbisi yetişti ve bana kendi doldurduğu 90'lık bir kaset verdi. A yüzü AC/DC'nin Back in Black, B yüzü For those about the Rock idi. Bu kaseti belki 1000 kere dinledim Geceleri Zagor veya Gordon okurken bu kaset walkman'imin içinde dönüp dururdu. Sonra başka bir arkadaşım Deep Purple'in Made in Japan adlı konserini çekti bana. Sonra ipler koptu. İlk rock plağım olan Iron Maiden'in The number of the Beast'i vitrinde görüp dakikalarca seyrettiğimi hatırlıyorum. Rock kültürünü anlamaya çalışıyordum. Sınıfımızda 4-5 arkadaş yabancı dergilerden Bravo ve Pop Rocky'den posterleri ve Rock grupları hakkındaki yazılanları tercüme ediyorduk. Bu dergilerden bir sürü grubun adını öğreniyorduk ama bu grupların müziklerini dinleyemiyorduk. İzmitli arkadaşım Yavuz beni İzmit'in baba kasetçisi Stüdyo Metal'e götürdü. İşte orada bu gruplardan çoğunu kayıt ettirdim. Saxon, Motörhead, Black Sabbath, Jethro Tull, Saga, Status Quo.. Bu gruplardan Saxon ve Motörhead beni çok etkiledi. Rock müzik çizdiğim resimleri de etkilemeye başlamıştı. Plak kapakları ve şarkı sözleri hayal gücümü harekete geçirmişti. Sınıfımızda ve okulumuzda rock dinleyenlerin sayısı gittikçe artıyordu. Biz buna 'zehirleme' diyorduk. Herkes birbirine kaset çekip rock müzik aşılamaya çalışıyordu. 1984 yazında ağbim Almanya'ya gitti ve bana bir sürü plak, t-shirt, rozet ve patch getirdi. O getirdiği plaklardan biri benim hayatımı değiştirdi. Saxon 'Crusader' okuldan eve geldiğimde bu plağı pikaba koyup dolaptaki tahta askıların sopalarını çıkardım ve bunlar ilk bagetlerim oldu. İlk davulum yatağım ve terliklerimdi. Evde davul çalar gibi birşeyler yapıyordum, çok rahatlamıştım. Dersleri iplemiyordum resim yapıp davul çalışıyordum. Okulumuzun müzik odasında bir davul vardı. Tenefüslerde o odaya girip müzik aletlerine bakıyorduk ama çalamıyorduk. Sonunda grup kurmaya karar verdik. Fil Mehmet, Tolga, Cenk ve ben enstrüman isimlerini kağıtlara yazıp kura çektik çünkü dördümüz de davul çalmak istiyorduk. Bana kurada bas gitar çıktı. Bu grup çalışması tabi ki bir sonuç vermedi. Bu arada Selim ve Ayı Memet bir grup kurdular davulcu arıyorlardı. Tabi ki beni aldılar ve böylece gerçek müzik hayatım başladı. Grubumuzun adı 'SETH' oldu, karanlıklar tanrısı 'SETH'. Artık grubum olduğu içim davula daha fazla vakit ayırmaya başladım. Evde, okulda, yaz tatilinde Yeşilyurt Spor Klübü'ne gelen orkestraların davullarında çalışıyordum. O yıl Türkçe sözlü bir Rock kaseti çıktı. Whisky 'Babaanne'. Bizim grubumuz SETH ingilizce sözlü besteler yapıyordu. Hey! dergisi bir yarışma açmıştı. O yarışmaya 9 beste gönderdik ve dereceye giremedik. Ama en çok beste gönderen grup olarak dikkat çekmiştik. Bir akşam evde yemekteyken telefon çaldı. Kısa bir konnuşmadan sonra karışık bir kaset için bir parçamızı istediğini söyledi. Telefonu kapadıktan sonra titreyerek Selim'i aradım ve heyecanımı onunla paylaştım. Bu benim ilk gerçek kaset çalışmam oldu (bkz. Değişim Rüzgarları-Uzelli). Bir süre sonra Hey! dergisinin yarışmasını kazanan gruplardan biri kayıtlara gelmediği için bir parçamızı da onlara verdik (bkz. Hey Boys - Yankı Plak). Bağlarbaşı - Dilek Düğün Sarayı. Bir gençlik çayında çalmak için 'SETH' grubu olarak teklif almıştık. Konser güzel geçiyordu. Ufak bir ara verdik. Terlerimiz kurularken bir kişi benimle konuşmak istediğini (Şener Böcek) "Çok iyi çalıyorsun, Whisky grubunu duydun mu?" Evet dedim ve korktum. Abuk sabuk bahanelerle teklifi kabul etmedim. Ama kendime güvenim artmıştı. O sene yine sınıfta kaldım. Davul çalışmaya kendimi iyice kaptırmıştım. İlk defa televizyona çıkma heyecanını da yaşadım (TV2 Yarım Elma) 1989 yılında liseyi bitirip Mimar Sinan Üniversitesi Grafik bölümünü kazandım. Lise bitince grup çalışmalarından kopmak zorunda kaldım. Arkadaşlığımız sürüyordu ama prova yapamıyorduk. Karma bir grup oluşturmuştuk eski Polaris grubu elemanları ve SETH elemanları White Bird Band'i kurduk. 4-5 demo parça kaydettik bazı yarışmalara katıldık. O yıl arkadaşım Fil Mehmet organizatörlüğe soyunup bir konser düzenlemek için grup aramaya başladı. Ben Mimar Sinan Üniversitesi'nden Atmosfer'i buldum. O da Cultus ve Whisky'yi buldu (Bazen kadere inanıyorum.) Bana "şu an Whisky'nin davulcusu yokmuş ben de seni tavsiye ettim" demez mi? O konser olmadı ama ben Kamil Özaydın'la görüştüm demolarımı dinlettim ve Whisky'ye kabul edildim. Arif Deniztoker 16 Kasım 1972'de İstanbul'da doğdum müziğe başlayıncaya kadar hayatımda enteresan birşey olmadı. Bedenen 1987 tarihinde müziğe başladım ama aslında anne karnındayken bile müzikle içiçeydim Neden başladığımı bilmesem bile sanırım doğru bir karar verdiğimin farkındaydım artık. Benden önce müziğe başlayan birkaç insana doğal bir hayranlığım vardır. Bunların başında Tchaikovsky, Paganini, Beethoven, Mozart ve benzerleri gelir. Dire Straits'le başladığım rock müzik sevgisi, Iron Maiden ile başlayan Hard'n Heavy aşkını yine en az onlar kadar ilerleterek bu konuma geldiğime inanıyorum. İlk grubum olan Sawdust'ı 1989 yılında kurdum ve sonra çoğunuz için gerçeğe yönelik adıyla anılan ve belki de bazıları için hiçbirşey ifade etmeyen belki de güzel olan yanının bu olduğunu bildiğim Whisky grubuna 1991 yılında dahil oldum. Whisky grubu ile 3 albüm yaptım, bunlar "Ateş Suyu", "Güneşin Tahtı", "Dünyanın Kapısı". Paganini, Tchaikovsky, Mozart ve benzerlerinin eserlerini gitara uyarlamak özel zevklerim arasındadır. Whisky haricinde birçok cover grubunda çaldım ve de çalmaktayım. Bazıları için pek birşey ifade etmeyen bu durum maddi açıdan beni enterese etmektedir ) Kullandığım aletler: Arkadaşlar arasında karafatma dediğimiz IBANEZ RG760 model gitarım ve reçinesi hiç eksik olmayan kemanım ve de asla durmayan müzik zekam vardır. Ferhat Hasanoğlu 1977'de İstanbul'da doğdum. Müziğe 12 yaşımda gitar dersleri alarak başladım. Kültür koleji orkestrasıyla, Milliyet müzik yarışmalarında çeşitli dereceler aldım. 1992'de 'Happy' adında alternatif rock grubu kurdum. Grup kurulduktan bir yıl sonra 3 şarkılık bir demo çıkardık. Birçok cover gurubunda çaldıktan sonra, Whisky'e katıldım *** RefLex Grup 1987 de usta bir gitarist olan Murat Net tarafından kurulmuştur. Murat Net in 1990 yılında Pentegram grubuna katılmasıyla Reflex çalışmalarına son vermiştir. 1991 yılında Pentegramdan da ayrılan gitarist aynı yıl solo albümü olan 'Escape from hell'i çıkarmıştır. Murat Net, 1996 da vokale Özgür Denizliyi de alarak Reflex'i yeniden kurmuş ve grubun adını taşıyan bir albüm yapmıştır. Bu son albüm pop rock tarzında piyasaya çıkmıştır. En çok bilinen ve sevilen şarkısı 'Sen hep benimsin' isimli şarkıdır. *** RashiT Rashit, 1993 yılında gitarist Tolga Özbey tarafından bir punk rock grubu olarak kuruldu. Genel sound olarak örnek aldıkları, Ramones, The Clash, Sex Pistols, Minor Threat, Dead Kennedy's, Gang Of Four, The Stooges vb. gruplara, kendi stilleriyle ekledikleri, oi, ska, hardcore ve surf melodilerini, bazen de Türk ve Balkan müzikleriyle kaynaştırarak kendilerine özgü bir sound elde ettiler. Politik tavrını, şarkı sözlerine yansıtan grup, radikal sözleriyle yurtiçi ve özellikle yurtdışında, kısa sürede çok büyük ilgi gördü. Şarkı sözleri, Türkiye'nin içinde bulunduğu, sosyo-politik ve ekonomik durumu anlatmakta, medyaya, kapitalizme, ırkçılığa, günlük hayatın kısır döngüsüne ve bunun haricinde küreselleşme gibi, dünyanın ortak sorunu olan konuya değinmektedir. Bunun yanısıra şarkı sözleri, ironik ve sorgulayıcı ifadesiyle, ülkemizde pek rastlanmayan bir tarzı oluşturdu. Grup, 1999 yılında Kod Müzik' ten çıkarttıkları, Türkiye' nin ilk yasal punk rock albümü olan "Telaşa Mahal Yok" ile ve yurtdışında yayımlanan 45'lik plaklar sayesinde oldukça geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmıştır. Bu çalışmalar, birçok yeni grubun kurulmasına ve demoların çıkmasına da vesile olmuştur. Rashit, 1999' da grup içi yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle bir süre müziğe ara vermişti. Bu sessizliği, 2000 yılının sonlarına doğru, Oğuz Taktak'ın ve Tolga Özbey'in yeni bir kadroyla birleşme kararı bozdu. Dönemin ekonomik şartları yüzünden bir süre şirket arayan topluluk nihayet 2002 yılının yaz aylarına doğru Ada Müzik ile anlaştı. "Adam Olmak İstemiyorum" adıyla çıkması belirlenen 2. albümün hazırlık aşaması da böyle başlamış oldu. Rashit, 1993 yılından günümüze, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Muğla gibi iller başta olmak üzere 200'e yakın konser vermiştir. Yurtdışından, Mastic Scum, NNY, OVO, Faroutski, Silikon Fest, Gallon Drunk, Pulp, David Byrne ve yurtiçinden, Kranch, Vae Victis, Tampon, Kurban, Radical Noise, Pis Fabrika, Necrosis, 2/5 BZ, Zen gibi gruplarla sahne almıştır. *** Pi Pi 2000 yılında her grubun klasik hikayesi gibi daha önce farklı gruplarla çalışan 4 gencin Davulda Kerim Koyunoğlu,Gitarda Erkin Bayram, Bas Gitarda Berk Kula ve Vokalde Hakan Hamurkaroğlu bir araya gelmesi ile kuruldu. Başlangıçta cover parçalarla konserlerde yer alan grup zamanla kendi bestelerini yapmaya başladı. 2002 yılında Show TV'de yayınlanan Sing Your Song dönüm noktaları oldu. Albümde Her Şey Zor (sysdeki adı Dumanaltı)adı ile yer alan şarkıyla yarışmanın finalistleri arasında yer aldılar. 2002 Aralık ayında stüdyoya giren grup, 2003 Nisan Ayında Herşey Zor adını taşıyan ilk albümlerini müzikseverlerin beğenisine sundu. Bu albümden sonra, bir süre durup düşünüp dinlenme sürecine giren Pi grubu, Kerim Koyunoğlu'nun eğitimini tamamlamak için Avusturalya'ya gitmesinin ardından davula Metin Özçakır ve gitara Ahmet Kalabay'ı katarak beste çalışmalarına devam etti. Mart ayında Erkin ve Berk'in kurduğu Soundistanbul stüdyosunda çalışmalarını ve kayıtlarını sürdüren grup, demo kayıtlarını Güneş Turaç ile birlikte tamamladı. Şu sıralar Geçiyor Zaman isimli şarkılarına klip çekmekle haşır neşir olan grup 2006 sonunda yeni albümü ile piyasaya keskin bir dönüş yapmayı hedefliyor. Hakan Hamurkaroğlu-Vokal Erkin Bayram-Gitar Kerim Koyunoğlu-Davul Berk Kula-Bas _______________________ |
|
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
1 Adminiye
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: utopia
Mesajlar: 17.055
Konular: 4943
Ruh Halim:
Rep Gücü : 18
Rep Puanı : 1072
Rep Seviyesi :
Teşekkür Sayısı : 1.888
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Gösterdiği Tepki : 141
94 mesajına 96 kez tepki gösterildi
|
Within Temptation
Grup Üyeleri: Sharon den Adel vocals Robert Westerholt guitars Ruud Jolie guitars Jeroen van Veen bass Martijn Spierenburg keyboards Stephen van Haestregt drums Web Siteleri: [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir Kayıt olmak için buraya tıklayın] Grup’un anavatanı Hollanda. Evet güzel beyaz tenliler mekanı Hollanda. Sharon grubun vokalistini çok buhulu ve puslu bir sesi var. Bu sesin en büyük örneğini 1997 yılında çıkardıkları Enter albümündeki Restless adlı parçada görebilirsiniz. O parçada içinde ne varsa dökmüş dışarıya.Gothic havalarında olan bir grup olduğunu sağır sultan duydu. Çünkü yaptıkları tarzın hafif piyasa olması sebebince bir çokta ödül aldılar ve paraya para demediler. Sharon’in elbise seçimlerini her zaman takdir ettim. Bir ara bir magazine de okuduğuma göre kendisi dikmiş bazı elbiselerini. Takdirimiz sürüyor. İkinci bir Nightwish’de denilebilir bu grup için. Çünkü klipleri avrupa’nin bir çok piyasa müzik kanalında prime time da iken gösteriliyor ve şu son 1,5 – 2 senedir bütün gothic kızların ve ortam yapmak isteyen erkeklerin favori grupları arasına girdi. Ama ilginçtir ki bu kadar başarı ve bu kadar olaydan sonra tarzlarından hiçbir şey kaybetmedi Within Temptation. Çıkardıkları son albüm olan The Silent Force lada bunu kanıtladılar. Haziran 2005’de Angels adlı yeni albümleri piyasya çıkacak. Grubun albümlerinden biraz bahsedelim. 1997 de çıkardıkları ilk albümleri Enter grubun büyük kitlelere ulaşmasını sağlamasada bu grubu tanıtan ve gerçek gothic dinliyicilerini favori albümlerinin arasına girdi. Bu albümde ki Restless, Deep Within, Enter mutlak dinlenmeli.Çünkü bu albümün yapısı ve havası tamamen gothic metal’in ruhuyla birebir örtüşüyor..Enter albümünden 3 yıl sonra 2000 yılında Mother Earth albümünü piyasa sürdüler. (Bu albümden önce birde “Dance” adlı EP leri çıktı) Mother Earth grubun dünya piyasasına girişini sağladı. Bütün bunalım buhran insanlar ve alternative dinleyicileri çok çabuk benimsediler grubu ve hak ettikleri bir çok ödülüde almalarına ön ayak oldu bu dinleyici kitlesi.Ice Queen, Mother Earth, Caged,Dark Wings kesin dinlenilmesi gereken parçalar.Yazının sonunda bütün albümlere ait track listeleri yazacağım oradan takip edersiniz.Bu arada 2 tane CDM’leri sürüldü piyasa Running Up That Hill ve Memmories.Uzun süren turneler sonunda 2004 yılında yeni albümleri olan The Silent Force’u piyasaya sürdüler.Bu albümünde tutulması hem piyasa hemde gothic dinliyicilerinin tam not vermesiyle grup daha bir şevklendi.Bu albümde ise Stand My Ground, Pale, Forsaken, it’s the fear trackleri kesin dinlenmelidir. 9/10 ENTER (1997) 1. Restless 2. Enter 3. Pearls Of Light 4. Deep Within 5. Gatekeeper 6. Grace 7. Blooded 8. Candles MOTHER EARTH (2000) 1. Mother Earth 2. Ice Queen 3. Our Farewell 4. Caged 5. The Promise 6. Never-Ending Story 7. Deceiver Of Fools 8. Intro 9. Dark Wings 10. In Perfect Harmony THE SILENT FORCE (2004) 1. Intro 2. See Who I Am 3. Jillian (I´D Give My Heart) 4. Stand My Ground 5. Pale 6. Forsaken 7. Angels 8. Memories 9. Aquarius 10. It'S The Fear 11. Somewhere *** Katatonia Biyografisi: Katatonia 1991 yılında Anders 'Blakkheim' Nyström ve Jonas 'Lord Seth' Renkse tarafından kuruldu. 1992 yılında 'Jhva Elohim Meth' adlı demoları Gorysound Stüdyolarında kayıt edildi (300 mavi, 100 şeffaf ve 100 kırmızı kaset basıldı. İlk 30 kopya fotoğraf ve şarkı sözleri hediyeli idi.) Ardından bas gitarist Guillaume "Israphel" Le Huche gruba katıldı. İlk konserlerini İsveç’in Bro kendinde verdiler. Ardından No Fashion Stüdyoları ile anlaştılar ve Jhva Elohim Meth... The Revival albümü MCD olarak çıkartıldı. 1993 yılında ilk albümleri Dance of December Souls Unisound stüdyolarında kayıt edildi ve No Fashion Stüdyolarının etiketi ile CD olarak piyasaya sürüldü. 1994 Fred Norrman ikinci gitarist olarak gruba katıldı. 1995 yılında Wrong Again Stüdyolarının çıkardığı 'WAR Compilation Volume 1' karma albümünde 'Black Erotica' ve 'Love Of The Swan'. Şarkıları yer aldı. 'For Funerals To Come' albümleri Avantarde Music tarafından MCD olarak piyasaya sürüldü. 1500 adet basılan kısıtlı sürüm bu albüm 1,5 gibi bir sürede tüketildi. 1996 yılında ikinci albümleri Brave Murder Day yayınlandı ve ardından In The Woods ve Voice Of Destruction ile Avrupa turnesine çıktılar 1997 Sounds Of Decay MCD albümleri yayınlandı ve 2 ay sonra Saw You Drawn adlı öteki MCD albümünü kayıt ettiler.1998 yılında Saw You Drawn MCD olarak piyasaya sürüldü ve ardından Discouraged One piyasaya sürüldü. 1999 yılında Tonight’s Decision albümleri piyasaya sürüldü ve İskandinavya’da Paradise Lost ile beraber turneye çıktılar. Gruba Daniel Liljekvist yeni baterist ve Mattias Norrman Bas gitarist olarak gruba katıldılar . 2000 yılında Tonight’s Decision Peaceville Stüdyolarında kayıt edildi ve piyasaya sürüldü. 5.ci albümleri Last Fair Deal Gone Down Sunlight tüdyolarında kayıt edildi. 2001 yılında ise Teargas albümleri Peaceville etiketi ile piyasaya sürüldü ardından 'Last Fair Deal Gone Down' yine Peaceville etiketi ile yayınlandı. Aynı sene Opeth ile Avrupa turnesine çıktılar . 2002 yılında 6.cı albümleri 'Viva Emptiness' kayıt edildi ve 'Dance of December Souls' albümleri Amerika’da piyasaya sürüldü. 2003 'Viva Emptiness' albümleri yine Peaceville etiketi ile piyasaya sürüldü..." yukarıdaki yazı http://www.duman6.net/biyografi-52-katatonia.html'dan alıntıdır.(2006da the great cold distance albümü çıkarıldı bu albümden my twin şarkısına klip çekildi) şimdi benim görüşlerim??? taptığım grup!!!uzun süredir takip ediyorum dreamtv de izlediğim ve tadı damağımda kalan elemanlar.hmm brave murder day bence gelmiş geçmiş en iyi doom albümlerinden biri tabi Mikael Åkerfeldtin vokelleride çok şey katmış bu albüme.bunun dışına discouraged One grubun clean vokale geçiş yaptığı albümdür. *** PLaCeBo Kadro: Brian Molko (vokal, gitar, bas) 1974 (Amerikan asıllı) Steve Hewitt (bateri, perküsyon, dijeridu) 1972 (İngiliz asıllı) Stefan Olsdal (bas, akustik & elektro gitar, piyano) 1974 (İsveç asıllı) Herşey 1980 yılında başladı desek yalan olmaz aslında. İkisi de 8 yaşında olan Brian ve Stefan o zamanlar Lüksemburg' da fakat Amerikalı çocukların gittiği bir okula gidiyorlardı. Aynı okula gitmekle birlikte aralarında henüz bir dostluk yoktu. Brian, çocukluğunun uzun bir dönemini arkadaşsız olarak geçirmişti ve en büyük hayali, 'sağlam arkadaşlar edinip, Londra'ya gitmekti... Yıllar geçti ikisi de okullarını bitirdiler. Bu arada Brian ve Stefan, Londra'ya taşındılar; ama aralarında halen bir dostluk yoktu... 1994 yılında bir gün şans eseri Manş Tüneli'nin çıkışında karşılaştılar ve öylesine muhabbet ettiler. Ve sürprize bakın ki, o günün akşamında Brian'ın evinde beraber müzik yaptılar. Stefan, Brian'ın gitar çalışına ve vokal tarzına hayran kaldı. İşte o anda beraber bir grup kurmaya karar verdiler. Bu uyumlu ikilinin artık tek bir şeye ihtiyacı vardı: İyi bir baterist... Önce Stefan ile daha önce çalmış ve Londra'ya perküsyon okumak için gelmiş isviçre asıllı Robert Schultzberg ile"Ashtray Heart" diye bir grup kurdular. Brian, gruplarını kurana kadar drama okuyordu; ancak gruptan sonra fikrini değiştirdi ve müzik yapmaya karar verdi. Bu karar Placebo' nun da temellerini attı ve grubun ismi de böylece değişti. Önceleri art-rock dan başlayan tarzları sonradan punk/new wave'e kaymaya başladı. Glam imajları ile özellikle Brian Molko'nun dikkat çeken dış görünümyle yavaş yavaş adları duyulmaya başladı. Fierce Panda Rec. Tarafından 1995' te yayıladıkları ilk singleları "Bruise Pristine" ile yükselişleri başladı ve önemli müzik otoriteleri olan Michael Stipe, Bono, David Bowie and Marilyn Manson gibi insanların dikkatlerini çektiler. Bu da onların artık büyük şirketlerle anlaşma yapmalarını sağladı. Deceptive Records'tan çıkan Placebo(1996) isimli debut (çıkış) albümleri böylece ilk ticari başarıları oldu. Tabi burada önceden önemli prodüksiyonlara imza atmış yapımcıları Brad Wood'un rolü büyük. Katıdıkları ilk büyük organizasyon David Bowie'nin 50. doğumgününde çalmalarıydı. Bu konserden sonra album satışları arttı ve turneler başladı. Nancy Boy single'ı İngiltere listelerinde 4 numaraya kadar çıktı. Brian Molko'nun marjinal görünümü dergi kapaklarına yansımaya başladı. Bir Süre sonra Brian ve Stefan ikilisi ve Robert arasında anlaşmazlıklar çıktı. Bu da yeni bir baterist arayışını gerktirdi. Molko'un hayranı olduğu Breed adlı bir grubun bateristi olan Steve Hewitt ile bir hamburgercide karşılaşmaları grup için dönüm noktası oldu. Steve ile kaydettikleri "Without You I'm Nothing" albümü 1998 de çıktı. Albümden çıkan "Pure Morning" ve "You Don't Care About Us" İngiltere listelerinde ilk 5'i uzun süre meşgul etti. Bu album Brian Molko' nun şarkı yazımında gösterdiği ilerlemeyi çok güzel belgeliyordu... Grup Michael Stipe tarafından yapılan "Velvet Goldmine" filminde birkaç sahnede yer aldı. Bu film glam rock'un çıkışı üzerine yapılmış bir filmdi. Son yıılarda çıkmış en iyi glam imaja sahip olan Placebo, bu film için en iyi seçimdi. Bu arada David Bowie ile olan bağları kopmadı. 1999 İngiltere'de en önemli müzik ödüllerinden biri olan BRIT Awards 'ın töreninde, aynı sahnede beraber Trex'in "'20th Centuy Boy" unu yorumladılar. Aynı yılın yazında ise "Without You I'm Nothing" in yeni versiyonunu kaydettiler. 2000 yılının ortasında ise "Black Market Music" albümlerini Virgin Records'tan çıkardılar. Bu albümdeki "Taste in Men" hem müzikal açıdan hem de sözleriyle şimşekleri üzerine çekti. Fakat bu tepkiler Avrupa'dan Rusya'ya uzanan bir turnenin başarılı geçmesini engelleyemedi. Hatta bu albümün turnesinin bir ayağı da Türkiye'ye uzandı ve ülkemizde büyük bir rağbet gördü Placebo ne demektir? Placebo'nun müziğini şöyle tarif etmek mümkün: Kulak tırmalamadan zaman zaman hareketlendirici bazen de hüzünlendirici bir alternatif rock. Brian Molko'nun duygusallığı her parçanın ufak tınılarına yansıyor. Kullandıkları dijeridu gibi farklı enstrümanlar, Brian Molko'nun Dj'lik yapmasından gelen elektronik etkiler bize muhteşem bir müzik ziyafeti sağlıyor. Placebo ne demek? Kelime Latinceden geliyor ve anlamı "mutlu edeceğiz". Ayrıca Placebo bir tıp terimi. Bazı hastalar etkisiz bile olsa bazı ilaçların faydası olacağına inanırlar. Bunlar hastanın ikna edilemediği durumlarda hastayı rahatlatmak için verilen orjinal görünümde sahte ilaçlardır. İşte Placebo'nun anlamı da bu... _______________________ |
|
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
1 Adminiye
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: utopia
Mesajlar: 17.055
Konular: 4943
Ruh Halim:
Rep Gücü : 18
Rep Puanı : 1072
Rep Seviyesi :
Teşekkür Sayısı : 1.888
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Gösterdiği Tepki : 141
94 mesajına 96 kez tepki gösterildi
|
GothiC MeTaL!!
TANIMI VE TARİHÇESİ Gothic Metal (Goth Metal de denir) doom metal, heavy metal ve orjinal gothic tarzinin arasindaki geçis gibidir. 1990'larin sonunda Avrupa ve A.B.D. topraklarinda ortaya çikan bu tarzi aslinda kategorize etmek çok zordur. Bazi dinleyiciler ve müzisyenler, metalin konsepti hakkinda çok katidirlar; onlar için belli bir tür ve o türlerin alt kollari vardir. Fakat bazi dinleyiciler ve müzisyenler de böyle ayrimlara sonuna kadar karsi çikarlar. Me[tal ezgileri barindirmayan türlerden etkilenip, onlari metal ile harmanlayan bir türdür gothic metal... Aslinda Gothic metal; Celtic Frost, bir kaç yil sonra Paradise Lost ve Theatre of Tragedy gibi, bayan vokal, melodik klavye ve agir doom riffleri kullanan gruplardan evrimlesmistir. Type O Negative, My Dying Bride ve Anathema gibi gruplar da temel olarak insani ürperten klavye ezgileri ve agir hüzünlü havasiyla dikkat çeker. Bayan vokalleri ve death metal girtlagiyla metal tarihinin ilk gothic sarkisi olarak Paradise Lost'un Gothic albümündeki ayni isimli "Gothic" gösterilir. Albüm, The Gathering gibi gruplara hatta Paradise Lost'un kendisine bile ilham kaynagi olmustur. Theatre of Tragedy, Tristania ve Sins of Thy Beloved gibi Norveçli gruplar, zaten müzigin var olan karanlik ve iç acitan havasina essiz vokaller ekleyerek gothic metali bambaska] boyutlara tasidilar. Ortaçaga ait klasik ögelerin de - Gregorian Ilahi korolari, kilise orglari, yan flütler, viyolonlar ve operatik bayan vokaller- eklenmesiyle doom metal riffleriyle bezenmis olan müzik, kendi saglam yapisinin üzerine bir kat daha çikarak büyüleyici bir tarza dönüstü. Iskandinav Gothic Metal olarak bilinen tarz sik sik black metale kaymasiyla birkaç tür dinleyicilerinin dikkatini çekti. 1990'larin sonlarina dogru gelirken ortaya daha yumusak bir goth metal tarzi çikti. Bu tarzi benimseyen gruplar da temel olarak kendilerine bayan vokali belirlediler ama doom metal ögelerinden ve erkek death vokallerden uzak durdular. The Gathering, Within Temptation, Lacuna Coil ve Lacrimosa gibi gruplar bu tanima uyan soft gothic gruplaridir. Bu gruplardan bazilari ayni zamanda müzige elektronik sesler veya klasik rock müzigini ekleyerek daha genis kitlelere yayilma amaci güttüler. Genel olarak Gothic metal'in sözleri de belirli konular üzerine sabitlenmisti; din ve Tanri, cennet-cehennem, romantizm, korku, depresyon, matem, bosluk ve ölüm. Bunun yanisira 90'li yillarda doom rifler üzerine gothic lirikler ve death vokaller eklenerek daha karanlik bir alt tür ortaya çikti. Doomdeath diye adlandirilan bu türün kurucusu Paradise Lost'dur. Zaman zaman bayan vokallerin de kullanildigi ama hiç bir zaman death vokallerden ödün verilmeyen bir alt türdür. Günümüzde Doomdeath'i en iyi olarak Paradise Lost, Tiamat, Sentenced ve kismende olsa Anathema temsil etmektedir. Son zamanlarda bazi death gruplarinin özellikle melodik death gruplarinin tarzlarini doomdeath'e kaydirdiklarini görmekteyiz. Örnek olarak Kovenant verilebilir. Gothic Müzigin günümüzde gittikçe yayginlasmasinin sebebi melodik bir alt yapiya dayanmasidir. Her ne kadar karanlik lirikler, ortaçag temalari kullanilsada bunlari klavye ile zenginlestirerek icra etmek bu müzigin önemini artirmaktadir. Dünyayi baz alacak olursak, Gothic Metal genel olarak Kuzey Avrupa'da özellikle de Norveç'te metal türleri arasinada en yaygin olanidir _______________________ |
|
|
|
|
|
#16 (permalink) |
|
1 Adminiye
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: utopia
Mesajlar: 17.055
Konular: 4943
Ruh Halim:
Rep Gücü : 18
Rep Puanı : 1072
Rep Seviyesi :
Teşekkür Sayısı : 1.888
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Gösterdiği Tepki : 141
94 mesajına 96 kez tepki gösterildi
|
koRn
Korn 1993 yılında kurulmuştur. 1994 kasımında yayınladıkları self-titled albümleri büyük beğeni kazanmıştır. Daha sonra yayınlanan Life is a Peachy albümü 96 yılında 3. sıradan listelerdeki yerini almıştır. Ağustos 1998'de yayınlanan Follow the Leader albümü ile Korn nu-metal'i icat eden grup olduğunu herkese kanıtlamıştır[kaynak belirtilmeli]. Freak on a Leash ve Got the Life albümün öne çıkan parçaları olmuş; Freak on a Leash videosuyla grup Grammy ödülüne layık görülmüştür. Follow the Leader albümü sonrası grup Family Values Tour adlı bir tur düzenlemiş; Incubus, Orgy, Limp Bizkit, Ice Cube ve Rammstein ile aynı sahneyi paylaşmıştır. 1999 Kasım'ında yayınlanan Issues, 1 numaradan listelerde yerini almıştır. 2001 yılında Stone Temple Pilots, Linkin Park, Staind, Static-X ve Deadsy ile son Family Values Tour da aynı sahneyi paylaşmıştır. Haziran 2002 de Untouchables albümünü yayınlayan grup düşük albüm satışları nedeniyle hayal kırıklığına uğramıştır. Albümden çıkan single Here to Stay, En iyi metal performansı dalında Grammy ödülü almıştır. Grubun 2003 kasımında yayınlanan Take a Look in the Mirror albümü grup hayranlarını tatmin etmiştir. Korn bir anlamda eski sesine dönmüştür. 2004 yılında Korn bir Greatest Hits albümü yapmıştır. Albümde Cameo-Word Up ve Pink Floyd'un Another Brick in the Wall coverları bulunmaktadır. 22 Şubat 2005 Korn için bir dönüm noktasıydı. Grubun gitaristi Brian Welch dini inançlarından dolayı grubu bıraktığını açıklamış ve Korn dağılma noktasına gelmişti. Fakat grup devam kararı aldı ve 6 Aralık 2005'de See You On The Other Side'ı yayınladı. İlk video Twisted Transistor adlı şarkıya çekildi. Videoda Lil' Jon, Snoop Dogg, Xzibit,ve David Banner gibi rap yıldızları yer aldı.Aslında son albüm sevenleri tarafından pek tutulmadı. _______________________ |
|
|
|