1Forum.Net  

Go Back   1Forum.Net > Müzik & Sinema & Dizi > Müzik Çeşitleri Tartışma - Paylaşım > Rock - Metal - Punk
Sosyal Gruplar Oyun Dünyası Yasaklılar Listesi Etiketler Arşiv Rss


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01/04/08, 23:01 PM   #1 (permalink)
1Forumcu 1üye
 
apocalyptica - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
1 Bilgi
Üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: küçük dünyamda
Yaş: 26
Mesajlar: 545
Konular: 21
Ruh Halim:
1 Karizma
Rep Gücü : 2
Rep Puanı : 119
Rep Seviyesi : apocalyptica will become famous soon enoughapocalyptica will become famous soon enough
Teşekkür Sayısı : 67
Gösterdiği Tepki : 6
2 mesajına 3 kez tepki gösterildi
1 Reklam
Standart Gitar da çalabilsem keşke...


[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir Kayıt olmak için buraya tıklayın]



Modern müziğimizin seçkin isimlerinden Şebnem Ferah'ın müzikal yaşamında bu cümlenin önemli bir yeri olduğunu öğrendiğimde şaşırmadım. Ferah, ekonomi okumuş ama, evrensel bir dilin içinde karar kılmış. Müziğin dolaysız, ruhun merkezine doğrudan ulaşan etkili ve soyut diline meftun olmuş, acılarını ve anılarını yer yer çığlığa dönüşen bir sesle anlatmayı yeğlemiş. Doğrusu ona imreniyorum. Kelimeler de, insanın acılarını anlatması bakımından oldukça 'kullanışlı' ve değerlidir, ama, ruhun, ezgiyle konuşması çok daha etkilidir.
İlahi öğreti, harf ve sesle vahyedilmiştir. Bu yüzden, kendisi bizatihi logos olan Hz. İsa'nın öğretisinden farklı olarak İslam irfanı, harfleri ve sesleri yeğler. Sesler kaybolmaz. Seslerin tıpkı imgeler gibi özel bir anlam dünyası vardır. Düzenli sesler, oluşturdukları manevi düzenekle bize yaşamın gizlerini fısıldar. Şebnem Ferah'ın 'artık kısa cümleler kuruyorum' deyişi, yaşamın manevi doğasının kendisini kapatmasının getirdiği bir ruh sıkıntısından olabilir. Zaten 'kelimeler yetse' sese gerek kalmazdı ve, 'gözyaşlarımızın tadı' da aynı olmazdı. Çok da uzun olmayan müzik yaşamına beş kıymetli albüm sığdıran bu pür sanatçının şarkılarının sadece 'genç'leri değil, yaşı benim gibi kırk beşi aşmış pek çok ruh yorgununu ilgilendirmesi de gösteriyor ki, bu çığlıkta bir gerçeklik gizli. Bir gerçekliğe tekabül etmeyen veya oradan beslenmeyen bir öykünün, romanın, şiirin ve şarkının böylesi bir etki uyandırması zaten söz konusu olamaz. O halde, insanın bir mülteci olmasını hatırlamanın vaktidir: "Ben bir mülteciyim / Kendi yüreğimden başka / Sığınacak yerim yok yurdum yok"
Sufiler, 'insanın bir yolcu olduğunu ve kalbinden başka sefer edecek bir yer bulunmadığını' söyler. Şebnem Ferah da bu sırra yaklaşmıştır: "Ben bir mülteciyim / Yüreğime sığındım / Burada savaş çıksa bile ölen yok / Tüm hayallerin sonsuzluğa / Ve sona erebildiği yerdeyim" Kalpte cemal baskındır, savaş çıksa bile bu böyledir. Vahşet olmaz ve kan dökülse de, dökülen kanla insan aşk namazı için abdest alabilir, bedenini yıkayabilir. Burada varlığın sınır(l)ı olduğu görülür ve düşler sonsuzluğa ulaşabilir. Esasen düşlerin sonsuz ve yaşamdan daha gerçek olduğunu bize, şiirler ve şarkılar duyurabilir.
"Ben bir mülteciyim / Burada aslında sınır yok / Kazanmak kaybetmek yok / Bu güçten daha büyük güç yok / Artık eminim her şey içimde filizlenip / İstersem büyüyor bakmazsam çürüyor" Burada sınır, kural, bağ ve kayıt yoktur. İbn Arabi, 'bunda kalp sahibi olanlar için bir öğüt vardır' der ki, 'akıl bağdır. Bağlar, kayıtlandırır; oysa kalbin alanı sınırsızdır, kalp kuşatır ve sonsuzdur. Hakikat de inhisar kabul etmez, sonsuz ve sınırsızdır, bu yüzden, bunda kalp sahibi olanlar için bir öğüt vardır, denilmiştir.' Ne kazanır ne kaybedersiniz, burası zıtlıkların olmadığı bir yerdir. Buranın sözlüğünde 'başarı' kelimesi yoktur. Her şey ruhtadır. İçtedir, gönülden çıkar, yeşerir, büyür ve filizlenir; çiçek açar, meyve verir, dal budak salar, toprağın derinliklerine doğru kılcal uçlar uzatır. İnsan isterse büyür, gürbüzleşir, sevmezse söner, kaybolur.
BUGÜN SON GÜNMÜŞ GİBİ...
Şebnem Ferah, bu incelikli dilin içinden geçerken, müziği de yakın bir patikadan eşlik eder. Sözle ezginin böylesine uyumuna bizim müzik yaşamımız fazla tanıklık etmemiştir. Rock, bu topraklara ait olmayan bir müzikal formdur ama, gerek Şebnem Ferah'ın gerekse Teoman ve diğerlerinin yorum tarzı, bu 'tür'ün seslerini, kulağımıza aşina kılabilmiştir. Bunu yapabilmek için insanın kalbine iltica etmesi gerekir. İnsanın yüreğinden başka sığınacak yeri yurdu yoktur. Bu yersiz yurtsuzluk, Derrida'nın göçmenliğini hatırlatır. Mülteci olmak, anılarla dolu bir yere geçmektir. Anılar, insanı yeni kapılara iten canlılıktır.
Şebnem Ferah, 'tüm sözcüklerin cümlelerden kurtulmuş gibi/incitmeden özgür kalabildiği yerdeyim' diyerek, şiirin 'dili imkânsız kılışı'na gönderme yapar. Şair, eğer 'dili imkânsız kılan kişi' ise, dile yani varlığın oturduğu eve dönmenin bir yolu da müzik olabilir. Bunu da ancak, 'derin sularda inci tanesi aramaya gücü olanlar' yapabilir. Artık, aşktan konuşmaya cesareti olanlar azalmıştır. Hayat bize, bir oyun oynuyor olabilir. Hayatın bizatihi kendisi bir oyun, bir oyalanma olabilir. Duygularımız karışık da olsa, her zaman yeniden başlamak mümkündür. Ferah'ın şarkısındaki gibi, 'sil baştan' her şey mümkündür. Hayatı sıfırlamak, her şeyi unutmak, belki en önemlisi, 'bugün son günmüş gibi' yeniden başlamak daima mümkündür. Ferah, Yavuz Çetin'deki o derin yaraya yakın olsa da, daima, 'yüreğine iltica etmenin' verdiği ayrıcalıkla, "Al beni istersen sevgim içimde / Gökyüzüm masmavi çığlıklar gökyüzümde / Al beni yanına dünyadan koru / Yeniden öğret dünyadaki yolu Tanrım" diyebilmektedir. Bu, yeniden başlama ümidi, bizim geleneğimizdeki, 'umut-korku' halini çağrıştırır. Dünyada umut üzre olan berzahta umut üzre olurmuş. Umut ile korku arasında geçen bir yaşam, kâinatın sonsuz çarkları üzerinde, hayatın bir oyun, bir oyalanma oluşuna uygun biçimde, insanın ruhunu koruyarak yaşayabilmesi için en elverişli yoldur. Ferah'ın, bir söyleşisinde, 'beni heyecanlandıracak, iyi hissettirecek, hayata bağlayacak şeylere devam ve gayret ettim. Güçlü olduğuma inanmak istiyordum sanırım. Hatta "Perdeler" albümünü de bu dönemde kaydettim. Gel gör ki bir an geldi ve öyle bir patladım ki, bardağın fazladan tek bir damla bile alamayacağını idrak etmiş oldum. Bastırmaya çalıştığım tüm üzüntülerimin acısı aynı anda içimde patladı ve çok yakın zamanda "Perdeler"i çıkarmış olmama rağmen konser dahil hiçbir şey yapmadım, yapamadım. Sadece markete gitmek için evden çıkıyordum' deyişi, bu şarkıların nasıl ortaya çıktığını da göstermektedir. Can kırıklarındaki 'sert sound', Ferah'ın yaşadığı iç şiddeti ve gerilimi kusursuz biçimde yansıtır. Bu, iltica etmek istediği kalpteki o derin düzensizliğin yatışabilmesi için müziğin bir form olarak tek başına asla yetmeyeceğini de ortaya koyar. Esasen, müzik, diğer sanatlar gibi, bir 'gei-do' olarak, yani insanın ruhuna doğru, kökene, asli kaynağa yönelik yapması gereken yolculuğun bir yolu, bir yordamı olmalıdır. Şebnem Ferah, dışsal yanı baskın bir form olarak müziği 'üreten'ler arasında, olması gereken sessizliğe doğru yürüyen birkaç müzisyenden biridir. Herkes onu, 'Rock'çı bir küçük kız çocuğu' olarak bilir ama, o, aslında, müzikle kalbine sefer etmeye çalışan bir mültecidir. Hepimiz gibi.
[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir Kayıt olmak için buraya tıklayın]30 Mart 2008, Pazar


_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
apocalyptica isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Sosyal Paylaşım Kısayolları


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
-------------------------------------------------------------
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
[Yorum - Sadık Yalsızuçanlar] Gitar da çalabilsem keşke... 1 Haber Yorum 0 30/03/08 07:59 AM

Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:10 AM.

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız buradan bize bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to here

Reklam vermek için bize buradan ulaşabilirsiniz.
3 4 5 9 11 12 13 14 15 18 20 22 24 25 27 28 29 30 31 33 34 35 36 38 39 40 42 43 44 45 46 51 52 54 55 57 59 61 62 68 69 70 71 75 76 81 82 88 91 95 96 99 100 101 104 109 120 121 128 131 132 135 136 139 142 147 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 251 252 253 254 255 259 277 279 280 281 282 283 285 286 287 288 289 290 291 292 293 295 296 303 304 306 307 308 309 310 311 312 313 314 319 321 322 323 325 327 328 329 330 331 332 334 338 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 351 355 358 359 360 362 364 365 366 367 371 377 378 379 380 381 382 383 384 385 387 411 412 417 419 420 421 422 423 426 432 434 439 440 441 442 444 449 466 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 481 482 483 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 505 518 519 520 521 523 524 526 533 537 539 541 545 546 548 549 550 551 552 555 556 557 558 559 560 561 562 563 565 566 569 571 574 580 581 582 583 584 585 586 589 590 591 593 595 596 597 598 599 600 601 604