1Forum.Net  

Go Back   1Forum.Net > Genel Kültür & Güncel > Mitoloji
Sosyal Gruplar Oyun Dünyası Yasaklılar Listesi Etiketler Arşiv Rss

Mitoloji tanrılar,tanrıçalar ve insanoğlunun müthiş hikayeleri


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19/01/08, 18:33 PM   #1 (permalink)
done_marine
1 Adminiye
Standart Mete Efsanesİ

METE EFSANESİ

"Eşimi atımı verdim çünkü benimdir!"
"Toprak verilemez çünkü devletindir!"

METE

1. METE'NİN GENÇLİĞİ OĞUZ-HAN'INKİNE BENZİYORDU

"Büyük Hun İmparatoru Mete'nin bir efsane halinde anlatılan gençliği Oğuz-Han'ın hayatına benzetilmişti" :

Mitoloji tarih değildir. Zaten tarihte olmuş olaylar mitolojinin konusu içine giremezler. Bunlar daha çok destan sayılırlar. Bir hadisenin mitoloji olabilmesi için herşeyden önce kahramanının tarihteki yerinin silinmiş ve unutulmuş olması gerekir. Oğuz Kağan müslüman olan Türklere göre babası Kara Han'ı öldürmüş ve onun yerine geçmişti. Zamanımızdan 200 sene önce büyük bir Türk Tarihi yazmış olan bir Fransız bilgini Oğuz Han'ın Mete olabileceğini söylemiş ve ikisi arasında da bir bağ görmüştü. Bu Fransız bilgininin görüşü büsbütün de yanlış değildi." Çünkü Mete de Oğuz-Han gibi babasını öldürmüş ve onun yerine hükümdar olmuştu."Çin Tarihleri Mete ile babası arasındaki savaşlar bir tarih olayı hadisesi gibi anlatıyorlardı. Ama önemli olan nokta Mete'nin hayatının gençlik çağlarının da bir efsane olup olmadığı idi. Mete'nin daha sonraki hayatı ve savaşları hakkında epey şeyler biliyoruz. Tarih kaynaklarından kronolojik olarak kesin bir şekilde verilen bu bilgiler tarihin ve gerçeğin ta kendileri idiler. Ama bütün tarih boyunca büyük hükümdarlarla olduğu gibi Mete'nin hayatının da gençlik çağları karanlık kalmakta ve bir nevi mitolojiye bürünmüş olarak anlatılmaktadır. Büyük hükümdarların hemen hemen hepsinin de gençlik çağları bir mitoloji perdesi arkasında gizlenmiş ve bu devreler romantik bir şekilde anlatılmıştı. Çinliler Mete'den sonra Hun'ları ve Ortaasya halklarını birçok savaş ve temaslar sonunda çok iyi bir şekilde tanıyabilmişlerdi. Fakat Mete'den önce Çin kaynaklarında Ortaasya hakkında anlatılan bilgiler çok karanlıktı. Çinliler bu çağda öyle ki kendi sınırlarının dışındaki bölgelerden bile haberleri yoktu. Zaten Mete'nin hayatını anlatmağa başlayan Çin tarihleri üslûp bakımından da mitolojik ve hikâyemsi bir dille konuşuyorlardı. Çin tarihinin üslûbu çok kuru fakat kronolojik ve kesindi. Zaten bu bilgilerin çoğu imparatora gelen raporlarla Çin sarayından çıkan fermanların kopyalarından başka bir şey değil idiler. Halbuki Mete'nin hayatından Çin tarihleri âdeta bir Çin romanı gibi söz açıyorlardı.

"Çin tarihlerinin verdikleri yarım mitolojik bilgilere göre Mete Oğuz-Han gibi kendi babasını öldürmüştü":

Ortaasya'da Tuman adlı bir Hun reisi varmış. Bu reisin de Mete adlı büyük bir oğlu bulunuyormuş. Gerek babasının ve gerekse oğlunun adları Çin tarihlerinde zaten Çin işaretleri ile yazılıyordu. İkiyüz sene önce bu işaretler Mete şeklinde okunmuş ve bizim tarihçilerimiz de bu adı; Mete olarak yazmışlar ve Türkiye'ye yaymışlardı. Bugün Türkiye'mizde bu büyük Hun İmparatorunu "Mete" adı ile tanıyoruz. Birçok kimseler de bu adı maalesef 200 sene önce okunan böyle yanlış bir okunuşla kendi adları olarak tanımaktadırlar. Aslında ise bu Çince işaretleri "Mao-dun" şeklinde okumak gerekiyordu. Kendi hususî metodlarımıza göre Mete'nin Türkçe adının herhalde "Bahadır" dan başka bir şey olmaması gerekiyordu. Ama ne yapalım ki bugün Türkiye'miz de bu büyük Hun hükümdarı Mete adı ile tanınmış ve öyle yayılmıştır. Mete hakkındaki Çin kaynaklarında okuduğumuz bu efsanemsi olaylar özet olarak şöyledir:

METE'NİN GENÇLİK EFSANESİ

Üçüncü yüzyıldı tam çok önceydi İsa'dan

Bir fırtına kopmuştu taşmıştı İç Asya'dan!

Sonsuz at sürüleri yerleri inletmişti.

Kurdumsu türküleri gökleri çınlatmıştı!

Atlılar gelmişlerdi ordular biçmişlerdi

Volga Sarı nehirden kanıp su içmişlerdi!

Tarihten uğultular bir millet var diyordu!

Yazılı doğrultular bir devlet var diyordu!

Hunların ilindeydi İç Asya ilindeydi

Hun reisi Tuman-Han herkesin dilindeydi!

Bayrağı direkteydi büyük oğlu Mete'ydi

Diğer bütün komşular henüz birer çeteydi.

Tuman-Han da kanarmış insanoğluymuy bu ya!

Bir cariye hep dermiş: "Bu Mete ölsün!" Diye.

Tuman fakat korkarmış kadına da tapırmış

Bir bahane ararmış çünkü bir "Töre" varmış!

Soyuna bakarlarmış tek kadın alırlarmış

Sonraki hatunlarsa mir'ssız kalırlarmış.

Tuman oğlunu vermiş rehin Yüeçi'lere

Sonra da hücum etmiş sormamış elçileri.

Yüe-çi'ler varmışlar Mete'yi aramışlar

Mete çoktan kaçmışmış yolları taramışlar.

Tuman oğlunu görmüş aklı başına dönmüş

Şenlik düğün yaptırmış güya çok mes'ut günmüş.

Mete'ye tümen vermiş eline ferman vermiş

Mete'nin disiplini Dünyaya hep şan vermiş!

Asker Tanrı sanırmış hep Mete'ye taparmış

Ondan ne buyruk gelse düşünmeden yaparmış.

Orduyu toplamışmış atını oklamışmış

Tümen disiplinini böylece yoklamışmış.

Askerler ok atmışmış atlar yere yatmışmış

Atına kıymayanın kanı yere akmışmış!

Bir defa şenlik yapmış aileler toplanmış

Ok atmış karısına bütün eşler oklanmış!

Biraz nefes alanlar azıcık geç kalanlar

Kılıçtan geçirilmiş görülmemiş kaçanlar!

Avlara gidilirmiş şenlikler düzülürmüş

Gelen ordular ile hayvanlar sürülürmüş.

Tuman-Han ava gitmiş Mete'ye de gel demiş

Kurdu Mete avlamış Tuman'sa keklik yemiş!

Avda bir ok uçmuşmuş Tuman-Han'a gelmişmiş!

Gerçi derler ilk oku Mete atmıştı çoğu

Mete'nin tümeni de bu hedefi delmişmiş!

Oğuz'un babasıysa yemişti "Tanrı oku"!

Bu bir efsane idi ok bir bahane idi

Töre'yi bozan Tuman tam bir divane idi!

Çin tarihlerinde Mete'nin babasını öldürüşü ile ilgili olay böyle anlatılıyordu. "Zaten olayların anlatılışından da bunun bir mitoloji olduğu açık olarak görülüyordu." Öyle anlaşılıyor ki bu çağda Hunlar arasında da buna benzer efsaneler yok değildi. Mete gibi büyük bir hükümdarın ortaya çıkışı bütün Ortaasya'yı hakimiyeti altına alışı ve ayrıca komşularını da büyük bir dehşet saçısı sebebi ile Ortaasya'nın eski mitoloji kahramanlarının hususiyetleri Mete'ye yakıştırılmış ve onun faaliyetlerine uydurulmuştu.

2. "TÖRE"Yİ BABA BİLE BOZSA ÖLMELİYDİ

"Dünya mitolojilerinde "Baba öldürme" olayı erkek çocukların şuur altlarında saklı hislerin masallardaki birer görüntüleri halinde kabul ediliyorlardı":

Aslında ise "Babalarını öldüren çocuk efsaneleri" insanlığın hayalinde yaşamış çok eski şuuraltı 'kisleri idiler. Yunanistan'da da "Kral Ödip" babasını öldürmüştü. Tabiî olarak Türk efsanelerinden haberleri olmayan Sigmond Freud gibi büyük ruh doktorları kral Ödip'le ilgili efsaneyi de açıklamaktan geri kalmamışlar ve hatta şuuraltı görüntülerine göre birçok tedavi şekilleri bile bulmuşlardı. Bizim eski "Rüya Tabirn'meleri" mizde de bu gibi hislerin açıklanmasına yer verilmiştir. Çünkü onlara göre erkek çocuğun rüyasında yeni cemiyetin yasak ettiği bir işe şuuraltında girişmiş olması anormal değildi. Tabiî olarak bu konuları Freud birazda mubal'ğa etmiş ve büyütmüştü. Ama kendisi büyük bir ruh doktoru idi. Bu teşhis yolu ile birçok erkek çocuklarını da tedavi edip iyileştirmişti. İşte böyle cemiyetin yasak ettiği; fakat şuurlatında toplanan istekler ile hisler kendilerine masallarda gösteriyorlar ve bir mitoloji motifi haline giriyorlardı. Zaten insaların ulaşamayacakları şeylerin pek çoğu masallarda olmuş gibi anlatılıyorlardı. Türklerin Mete ve Oğuz Han efsanelerinin ne zaman meydana geldiklerini söylemenin elbetteki imkânı yoktur. Ama öyle anlaşılıyor ki bunlar tarihten çok önceki çağlarda belki de insanlığın henüz daha insanlıklarını bilmediği devirlerde hissedilmiş ve duyulmuş hayallerden başka bir şey değil idiler. Yukarıdaki açıklamaları yapmakla"Oğuz Kağan Destanı" nın kesin olarak Freud'un nazariyesine göre düzenlenmiş olduğunu söylemek istemiyoruz. Ama Türk Mitolojisine benzer daha başka mitolojiler de vardır. Bu motifler Avrupalı'lar tarafından yüzyıllar boyunca işlenmiş ve bir açıklanma yoluna doğru gidilmiştir. Türk Mitolojisi ise hiç el atılmamış üzerinde düşünülmemiş ve hatta birçoklarımızın varlığına bile inanmadığımız bir konudur. Bunun içindir ki bizden önce söylenmiş ve görülmüş gerçekleri de gözönünde tutarak kendimize bir metod ve ışık aramak zorundayız." insanlığın hayalinde yaşamış çok eski şuuraltı 'kisleri idiler. Yunanistan'da da "Kral Ödip" babasını öldürmüştü. Tabiî olarak Türk efsanelerinden haberleri olmayan Sigmond Freud gibi büyük ruh doktorları kral Ödip'le ilgili efsaneyi de açıklamaktan geri kalmamışlar ve hatta şuuraltı görüntülerine göre birçok tedavi şekilleri bile bulmuşlardı. Bizim eski "Rüya Tabirn'meleri" mizde de bu gibi hislerin açıklanmasına yer verilmiştir. Çünkü onlara göre erkek çocuğun rüyasında yeni cemiyetin yasak ettiği bir işe şuuraltında girişmiş olması anormal değildi. Tabiî olarak bu konuları Freud birazda mubal'ğa etmiş ve büyütmüştü. Ama kendisi büyük bir ruh doktoru idi. Bu teşhis yolu ile birçok erkek çocuklarını da tedavi edip iyileştirmişti. İşte böyle cemiyetin yasak ettiği; fakat şuurlatında toplanan istekler ile hisler kendilerine masallarda gösteriyorlar ve bir mitoloji motifi haline giriyorlardı. Zaten insaların ulaşamayacakları şeylerin pek çoğu masallarda olmuş gibi anlatılıyorlardı. Türklerin Mete ve Oğuz Han efsanelerinin ne zaman meydana geldiklerini söylemenin elbetteki imkânı yoktur. Ama öyle anlaşılıyor ki bunlar tarihten çok önceki çağlarda belki de insanlığın henüz daha insanlıklarını bilmediği devirlerde hissedilmiş ve duyulmuş hayallerden başka bir şey değil idiler. Yukarıdaki açıklamaları yapmakla"Oğuz Kağan Destanı" nın kesin olarak Freud'un nazariyesine göre düzenlenmiş olduğunu söylemek istemiyoruz. Ama Türk Mitolojisine benzer daha başka mitolojiler de vardır. Bu motifler Avrupalı'lar tarafından yüzyıllar boyunca işlenmiş ve bir açıklanma yoluna doğru gidilmiştir. Türk Mitolojisi ise hiç el atılmamış üzerinde düşünülmemiş ve hatta birçoklarımızın varlığına bile inanmadığımız bir konudur. Bunun içindir ki bizden önce söylenmiş ve görülmüş gerçekleri de gözönünde tutarak kendimize bir metod ve ışık aramak zorundayız.

Türk mitolojisinde "Türk töresi" ne uymadığı gerekçesi ile baba öldürme olayları yer alıyorlardı":

Ortaasya'da söylene gelen efsanelerde büyük kahramanlara insan üstü hususiyetler verilmek istenmişti. Oğuz Kağan Destanında da bunun örneklerini pek çok görüyoruz. "Oğuz'un ayağı ayı ayağı gibi; bileği ise kurt bileğine benziyordu. Vucûdu baştan aşağıya tüylerle örtülü idi. Annesinden doğar doğmaz memeyi ağzına bir defa almış ve sütten bir yudum içtikten sonra da annesine bir daha yanaşmamıştı. "Çiğ et yiyip şarap istemeğe başlamıştı". Aşağıda da söyleyeceğimiz gibi "Türkler çiğ et yemezlerdi". Ama korkunç bir kahraman onlara göre çiğ et de yiyebilirdi. Çünkü O o kadar korkunç ve o kadar bahadır bir kimse idi:

"Korkunç bir hakan olsun çok büyük bir han olsun

"Babasını öldürsün Türk Töresi korunsun".

Ortaasya efsanelerinde "Manas Han'ın oğlu Semetey doğmuş ve epeyde büyümüştü. Ama ona hiç kimse bir ad bulamamıştı. Günün birinde yurtta ansızın "Gök sakallı " bir ihtiyar peyda olmuş ve Semetey-Han'ı kucağına alarak O'na Semetey adını vermişti. Bundan sonra da bir şiir okumağa başlamıştı. Bu şiirin başında "Semetey öyle büyük öyle korkunç bir bahadır olacak ki babasını bile öldürecek" diye söze başlanıyordu. Bu da büyük bahadırlığın bir hususiyeti idi. Çünkü büyük bir kahraman gerekirse babasına bile acımazdı ve öyle olması l'zımdı. Ama Türk Mitolojisinde çok önemli bir nokta vardır. Bunu da hiçbir zaman unutmamamız l'zımdır: "Ne Oğuz Kağan ve nede Mete kendi öz ihtirasları için babalarını öldürmemişlerdi". Babalarının öldürüşlerinin tek sebebi onların "Türk töresine uymamış ve riayet etmemiş olmaları" idi. Çünkü Türk töresine göre taht Mete'nin hakkı idi. Kendisi Baş-Hatun'dan yani hükümdarın en asil hatunundan doğmuştu. Eski Türk töresine göre hükümdarlık ancak onun hakkı olabilirdi. Halbuki Mete'nin babasının yeni bir cariyesi araya girmişti. Babası zayıftı. Kadının tesirinde kalıyordu "Töreyi unutuyor" ve asil olmayan bir çocuğu onun yerine geçirmek istiyordu. Göktürk tarihinde bunun örnekleri çoktur: Üçüncü Göktürk Kağanı Mohan Kağan'ın çok değerli bir oğlu vardı. Savaşçılığı ve idaresi ile Türkler arasında büyük bir ün yapmıştı. Ama annesi birinci hatun değildi. Onun annesi de asil idi ama; asillik derecesi bir kağan doğurmak için yeterli görülmüyordu. Bu sebeple Mohan Kağan'ın vasiyeti üzerine kendi oğlu hükümdar olamamış ve yerine küçük kardeşi geçmişti. Hatta Mohan Kağan: Bir evl'tla baba arasındaki bağ hiçbir şeyle mukayese edilemez. Ama ne yapayım ki aramızda bir de töre var" şeklinde konuşmak zorunda kalmıştı.

"Oğul ile babanın arasına girilmez

"Mayasıdır Hakanın Türk Töresi geçilmez!"

Oğuz-Han'da babasını öldürmüştü. Türk cemiyeti Oğuz-Han'ın babasını öldürmesini doğru ve töreye uygun bir hareket olarak görüyordu. Çünkü babası Hak dinini kabul etmemiş ve Tanrı yoluna girmemişti. Hatta Oğuz-Kağan destanları Kara-Han'ın kendi oğlu Oğuz-Kağan tarafından öldürüldüğünü de söylemiyorlardı. Kara-Han bilinmeyen bir yerden gelen bir kılıç darbesi ile ölmüştü. Bazıları da "Kimin attığı bilinmeyen bir ok Kara-Han'ın hayatına son vermiştir" diyorlardı. Bütün bu sözleri altında yatan bir istek ve bir eğilim görülüyordu. "Kara-Han'ı oğlu Oğuz Kağan değil; yine Tanrı öldümüştü". Kimden geldiği bilinmeyen bu kılıç darbesi veya ok Tanrı tarafından atılmış ve Kara-Han da bu yolla cezalandırılmıştı. Türk destanlarının hiçbiri Oğuz Han'ın elini baba kanına bulandırmıyorlardı. Mete'de öyle idi. Mete'nin bizzat kendisi babasını öldürmemişti. Türklerde ordu bir milletin sembolü ve gerçek varlığı idi. Mete'nin babasını öldüren oklar ordu tarafından atılmıştı. Tuman-Han binlerce ve hatta onbinlerce ok ile ölmüştü. Mete'nin babası bütün bir milletin okları ile cezalandırılmış ve bu yolla da töre yerine getirilmişti.

"Mete ile Oğuz'un babaları yanılmış

"Tanrı vermiş cezayı oğul yaptı sanılmış!"

Alıntıdır.


_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
done_marine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Sosyal Paylaşım Kısayolları


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
-------------------------------------------------------------
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ahmet Mete Işıkara ('Deprem dede') 1 Haber Cep Telefonu Tema Resimleri 0 05/09/08 14:00 PM
Şölen Belediye Başkanı Servet Mete vefat etti 1 Haber Bölge Haberleri 0 28/12/07 14:40 PM
Mete Başol kimdir? hayatı biyografisi otobiyografisi GeNcA Biyografiler 0 29/06/07 10:06 AM
Mete Doğruer kimdir? hayatı biyografisi otobiyografisi GeNcA Biyografiler 0 29/06/07 10:06 AM
Mete Düren kimdir? hayatı biyografisi otobiyografisi GeNcA Biyografiler 0 29/06/07 10:06 AM

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:11 AM.

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız buradan bize bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to here

Reklam vermek için bize buradan ulaşabilirsiniz. Forum Private Serverler Şarkı Sözleri Biyografiler Rüya Tabirleri

3 4 5 9 11 12 13 14 15 18 22 24 25 27 28 29 30 31 33 34 35 36 38 39 40 42 43 44 45 46 51 52 54 55 57 59 61 62 68 69 70 71 75 76 81 82 88 91 95 96 99 100 101 104 109 120 121 128 131 132 135 136 139 142 147 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 251 252 253 254 255 259 277 279 280 281 283 285 286 287 288 289 290 291 292 293 295 296 303 304 306 307 308 309 310 311 312 313 314 319 321 322 323 325 327 328 329 330 331 332 334 338 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 351 355 358 359 360 362 364 365 366 367 371 377 378 379 380 381 382 383 384 385 387 411 412 417 419 420 421 422 423 426 432 434 439 440 441 442 444 449 466 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 481 482 483 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 505 518 519 520 521 523 524 526 533 537 539 541 545 546 548 549 550 551 552 555 556 557 558 559 560 561 562 563 565 566 569 571 574 580 581 582 583 584 585 586 589 590 591 593 595 596 597 598 599 600 601 604 605 606 607 608 609 610