1Forum.Net  

Go Back   1Forum.Net > Müzik & Sinema & Dizi > Müzik Çeşitleri Tartışma - Paylaşım > Diğer Müzik Türleri
Sosyal Gruplar Oyun Dünyası Yasaklılar Listesi Etiketler Arşiv Rss


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22/12/07, 17:37 PM   #1 (permalink)
1Forum TM
 
efflatun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
1 Bilgi
Üyelik tarihi: Oct 2007
Nerden: aydın
Mesajlar: 9.741
Konular: 1023
Ruh Halim:
1 Karizma
Rep Gücü : 11
Rep Puanı : 630
Rep Seviyesi : efflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to all
Teşekkür Sayısı : 605
Gösterdiği Tepki : 119
172 mesajına 178 kez tepki gösterildi
Standart TÜrkÜ Hİkayelerİ

TÜRKÜLERİMİZ VE TARİHCESİ


Tarihin yazının bulunması ile başladığını hepimiz bilmekteyiz.Bu bakımdan elimizde yazılı belge bulunmayan tarih öncesi döneme musiki tarihi yönünden karanlık dönem adını vermekteyiz.MÖ.400 - MS.476 yılları arasında yer alan ilk çağda Orta Asya, Mezopotamya, Eski Mısır, Eski Yunan ve Anadolu uygarlıkları incelenir.Bu uygarlıklar içinde musiki tarihi yönünden en ilginç olanı Orta Asya'dan gelmiş olan Sümer uygarlığıdır.19. yüzyıldan beri konuyla ilgili sayısız bilimsel eser yazılmıştır.Sümerler, tarihin ve medeniyetin temeli açısından önemlidir.1937 yılında Sümerolog Garip'in yayınladığı kitabında çivi yazısıyla yazılmış bir Sümer ilahisine rastlamaktayız ve bu ilahiyle, 18. yüzyılda bestelenen rast makamındaki ilahi arasında çok büyük bir melodik benzerlik olduğu tespit edilmiştir.

Türk Halk Müziği en eski şekli Tunguzların Şama Altay Türklerinin Kam, Yakutların Bahsi, Oğuzların Ozan dedikleri şairlerin kopuzla çaldıkları ezgilerdir.İşte bugün kullanılmakta olan bağlama ailesinin atası, kopuzdan başka bir şey değildir.

T.H.M. : Bir sanat endişesi olmadan, halkın duygu ve düşüncelerini, sevinç ve acılarını, doğumdan ölüme kadar yaşadığı tüm sosyal ve ekonomik olayları sade fakat içten gelen ezgilerle anlatabilen, halkın ortak yaratma gücünün ürünü olan türe denir.

Anonim: Geleneksel halk müziğinin en büyük özelliği anonim olmasıdır.Anonim ise zaman içinde derin, mekan içinde yaygın olmasıdır.

T.H.M'nin Konuları Taşlama, Ninni, Ağıt, Destan, Sevgi, Özlem, Ayrılık, Gurbet, Ölüm, Doğum, Göç, Kına, Kız Alma, Hasat Türküleri, Düğün.

Türk Halk Müziği 2'ye ayrılır
-Uzun Havalar
-Kırık Havalar

-Uzun Hava: Ölçü ve ritim bakımından serbest olduğu halde dizisi ve dizi içindeki seyri belli kalıplara bağlı bulunan ezgilere denir.Bunlar, insanların, yaşadığı olaylar karşısında tamamen içten gelen ezgileridir ve serbestlerdir.

Yurdumuzdaki Uzun Havalar ve Yöreleri

Hoyrat (Elazığ, Şanlıurfa, Harput)
Maya (Elazığ,Erzincan, Erzurum, Muş)
Gurbet (Denizli, Isparta, Burdur, Muğla)
Bozlak (Orta Anadolu - Ankara, Konya, Çankırı, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Yozgat, Toroslar)
Tamzara (Trabzon, Ordu, Giresun)
Divan (Elazığ, Diyarbakır, Urfa, Kerkük)
Müstezat (Elazığ)
Elezber (Elazığ)
Garip (Maraş, Antep, Çukurova, Karadeniz)
Kerem (Toroslar)
Kesik (Elazığ, Adana, Maraş)
Yanık (Elazığ, Adana, Maraş)
Aydos (Toroslar)
Ela Gözlüler (Erzincan yöresi)
Ağıt (Yurdun her yerinde)

-Kırık Hava: Ölçüsü ve ritmi belli olan, dizisi ve dizi içindeki seyri belli olan sözlü ve sözsüz tüm ezgilere denir.Yani bütün Türkü ve oyun havaları bu gruba girer.Kırık havalarda en önemli olgu tavır konusudur.

Tavır: Belirli bir bölgede ezgilerin, o bölgeye ait icra biçimiyle icra edilmesine tavır denir.

Bilinen En Yaygın Tavırlar
Konya Tavrı (Konya)
Kayseri Tavrı (Kayseri)
Yozgat Tavrı (Yozgat)
Aşıklama (Sivas, Çorum, Tokat, Yozgat, Amasya, Malatya, Erzincan, Adıyaman, Tunceli, Maraş)
Azeri Tavrı (Kars, Iğdır)
Teke Tavrı (Denizli, Isparta, Burdur, Muğla, Antalya)
Karadeniz Tavrı (Özellikle Doğu Karadeniz ve Karadeniz bölgesinin tamamı)
Zeybek Tavrı (Ege Bölgesi ve Güney Batı Akdeniz)
Karşılama (Trakya Bölgesi)

Türkü: Genellikle herkesin anlayabileceği bir dille hece vezniyle söylenen muhtelif şekillerde nakaratlı, nakaratsız lirik manzumeler olarak başta ferdi eserlerdir.

Türk Halk Müziğini Belirleyen Öğeler

Dizgisel Öğeler (Geleneksel Halk Müziğinde 17'li perde sistemi kullanılmaktadır.)
Çalgısal Özellikler (Kabak kemane, kaval, bağlama, cura, sipsi, zurna, ney, davul, bendir, tef, tambura)
Ezgisel Özellikler (Ezgiler süslü olup motif, küme ve ezgi şekillemeleriyle yoğun olarak kullanılmıştır.
Ritimsel özellikler (Ritimli veya ritimsiz olabilir.Ritimli türlerde 15 zamana kadar kullanılmış ve 10 zamana kadar olan usullerdir)
Biçimsel Özellikler (Genel olarak 1 bölümlü biçimler kullanılmıştır.)
İcra Özellikleri (Bu özellikleri Ağız, Tavır ve Düzen olarak 3'e ayırırız.
Ağız: Sözel türlerde türü belirleyen bir özelliktir.
Düzen: Geleneksel Halk Müziğinde seslendirilecek eserin dizisi dolayısıyla telli çalgılarda her telin belirli bir ses eşleştirilmesiyle oluşan akort şekline denir.


T.H.M'DE USULLER

Ana Usuller
Birleşik Usuller

Ana Usuller: 2 zaman(2/4), 3 zaman(3/8-3/4), 4 zaman(4/8-4/4)
Birleşik Usuller: En az iki ana usulün birleşmesinden meydana gelen usullerdir.
5/8 [(3+2)(2+3)]
6/8 [(2+4)(4+2)(3+3)]
7/8 [(3+2+2)(2+3+2)(2+2+3)]
8/8 [(2+3+3)(3+2+3)(3+3+2)]
9/8 [(3+2+2+2)(2+3+2+2)(2+2+3+2)(2+ 2+2+3)]

Karma Usuller: En az 2 birleşik usulün birleşmesinden meydana gelen usullerdir.

TÜRK HALK MÜZİĞİNDE ÇALGILAR

Vurmalı Çalgılar: Asma davul, bendir, tef, koltuk davulu, darbuka, kaşık, zilli maşa
Nefesli Çalgılar: Sipsi, mey ailesi(kaba,orta,cura)dilli kaval, dilsiz kaval, zurna ailesi(kaba, orta, cura), tulum ve çifte kaval.
Yaylı Çalgılar: Kabak kemane, keman, kemençe
Mızraplı Çalgılar: Bağlama ailesi(Cura, tambura, bağlama, divan, tar)

TÜRK HALK MÜZİĞİNDE OYUNLAR VE YÖRELERİ

Bar: Kuzey Doğu Anadolu(Erzurum, Erzincan, Sivas, Tokat) bölgesinde toplu olarak ve genellikle dizi halinde oynana oyunlara bar denir.Barlar dizi biçiminde durularak en az 5 oyuncunun katılmasıyla yürütülen grup oyunlarıdır.Bu oyunlarda oyunun sonuna doğru sekme ve yelleme denen çabuk ve çevik hareketler vardır.
Başlangıçta el ele vermiş oyuncular birbirlerinin ellerinde tutarlar.Dizinin başında oynayan oyuncuya bar başı, sonunda oynayan oyunculara pöçük veya pöçik denir.Bu bölgenin yiğit insanlarına dadaş denir.Barlarda eşlik eden enstrüman davul ve zurnadır.

Halay: Orta Anadolu ile Güney Doğu Anadolu Bölgesinde toplu ve düz dizi halinde oynanan oyunların tümüne denir.5 kişiden az oyuncuyla oynandığı zaman karakteri bozulur.Dizinin başındaki oyuncuya halay başı, sonundaki oyuncuya pöçük denir.Başta ve sonda oynayanların elinde mendil vardır.
Antep, Bingöl, Adıyaman, Bitlis, Elazığ yöresinde oynanır.

Hora: Trakya bölgesinde(Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Silivre) çok görülen bir oyun türüdür.Bu oyun tıpkı bar ve halaylar gibi el ele tutuşarak veya kol kola oynanır.5 kişiden az kişiyle oynanmaz.Başta bulunan oyuncunun elinde mendil vardır.Horonun başında oynamaya baş çekmek denir.

Horon: Karadeniz sahilinin doğusunda (Ordu, Rize, Trabzon) toplu dizi halinde oynanan bir oyundur.Çok hareketli olarak oynanan bu oyunlarda oyuncular birbirlerinin omuzlarından tutmazlar.En az 5 kişiyle oynanır.Bu bölgenin yiğit insanlarına uşak denir.

Karşılama: Daha çok Trakya ve Marmara, Edirne, Kırklareli, İzmit, Adapazarı, Çanakkale, Bilecik, Bolu, Bursa'da rastlanan bir oyun çeşididir.Karşılama, iki kişinin karşılıklı durarak oynadıkları oyun biçimidir.Çiftlerin karşılıklı olarak toplanmalarıyla bir grup halinde oynanır.Anadolu'nun bazı bölgelerinde bu türe karşı beri, vargel veya varma gelme denilmektedir.Bu oyuncuların sayısı artacaksa çift olarak artmak zorundadır.En az 3 çiftle oynanır.Oyuncular hiçbir suretle birbirlerine dokunmazlar.Bazı karşılamalarda bütün oyuncuların elinde mendil görülür.

Kaşık Oyunları: Orta ve Güney Anadolu (Konya, Mersin, Silifke) bölgesinde oynanan oyunlara denir.Bu oyunlarda ritim aracı olarak tahta kaşıklar oyuncuların elindedir.Kaşıklardan dolayı kaşık oyunları denmektedir.Oyuncular birbirlerine tutunmazlar.Her oyuncunun iki elinde ikişerli kaşık bulunur.Çember biçiminde durarak veya karşılıklı olarak oynanır.

Zeybek: Ege bölgesinde İzmir' Aydın, Denizli, Muğla, Balıkesir'de tek ya da toplu olarak oynanan bir türdür.Her oyuncu figürlerini bireysel olarak oynar.Oyuncuların birbirlerine teması söz konusun değildir.Genellikle kullanılan ritim 9 zamanlıdır.Ağır zeybekler 9/2'lik ve 9/4'lük ritimlerle oynanır, kıvrak zeybeklerde 9/8'lik ritimle oynanır.

Çifte Telli: Yurdumuzun her tarafında rastlanan ve çoğu zaman tek kişinin oynadığı bir türdür.Belirli bir bölgesi yoktur.


_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN

Konu efflatun tarafından (22/12/07 Saat 19:06 PM ) değiştirilmiştir.. Sebep: yanlış türkü :D:D
efflatun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Kişi teşekkür etti
afacançocuk (17/04/08), kont_dracula (30/04/08)
Alt 30/04/08, 20:35 PM   #2 (permalink)
Normal 1üye
 
tipikin_bela - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
1 Bilgi
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: oRasI bUrAsI...kALbimin OrTasI =]
Yaş: 17
Mesajlar: 55
Konular: 13
Ruh Halim:
1 Karizma
Rep Gücü : 1
Rep Puanı : 38
Rep Seviyesi : tipikin_bela is on a distinguished road
Teşekkür Sayısı : 27
Gösterdiği Tepki : 0
0 mesajına 0 kez tepki gösterildi
Standart --->: TÜrkÜ Hİkayelerİ

tşklerrrrrr


_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
tipikin_bela isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30/04/08, 20:55 PM   #3 (permalink)
1Forum TM
 
efflatun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
1 Bilgi
Üyelik tarihi: Oct 2007
Nerden: aydın
Mesajlar: 9.741
Konular: 1023
Ruh Halim:
1 Karizma
Rep Gücü : 11
Rep Puanı : 630
Rep Seviyesi : efflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to all
Teşekkür Sayısı : 605
Gösterdiği Tepki : 119
172 mesajına 178 kez tepki gösterildi
Standart --->: TÜrkÜ Hİkayelerİ

Sarı Yıldız Mavi Yıldız Türküsü

Şöyle rivayet ederler kim: Evvel zamanda Sivas ilinden bir kervancı Halep'ten mal getirir. Tam üç yıldır kervancılar yurtlarından, baba ocaklarından ayrı düşmüşlerdir. Gurbet ilin kahrı, üç yılın hasreti yüreklerinde. Kiminin yolunu anası-babası, kimininkini sevgilisi, kimininkini de çocukları gözlüyor.

İçlerinden en genci kara yağız, uzun boylu bir delikanlı... adı Veysel, Veysel'in bıyıkları daha yeni terlemiş...

Bunlar Halep'ten aylarca yol ala ala, en sonunda, karlı fırtınalı bir kış günü Sivas'la Kayseri arası yıkık bir Selçuk hanına kendilerini zor atarlar... Handa gecelemeğe karar verip, yüklerini çözerler.. Bir insan çok uzaktan günlerce, aylarca yol alarak yurduna yaklaşır. Yurduna yaklaştığı zamana kadar, içinde o kadar rahatsız edici, dürten bi duygu olmaz.. Vakta ki memleket kokusu insanın burnuna gelir, içindeki hatıralar depreşir, işte o zaman içinde kıyamet kopar... Bir şey durmadan seni oraya doğru çeker... "Ya bir kanat verse, ya bir kuş olsam..." dedirtir.

Sivas çok yakındı. Kervancılar yerlerinde duramıyorlardı. Akşam oldu. Yataklarını serip içine girdiler... Ama hiç birini uyku tutmuyordu. Veysel'in nişanlısı.. Nişanlı olduğu gibi Veysel'in gözünün önünde.. "Yatamıyorum, hayal meyal düşlerden.."

Veysel iki de bir yatağından kalkıp, ışıdı mı diye, doğudan yana bakıyor.. Veysel bir türlü yatakta duramıyor... Sabah, bir olsa! Şimdi, geceden yola çıkılmaz mı? diyor Veysel... Kar kar... Allah'ın belası bir fırtına var.

Gün ışımadan önce, doğuda, tam günün doğacağı yerde bir yıldız gözükür. Sabah yıldızıdır o.. Sabah yıldızı gözükünce yola çıkılır.. Sabah yıldızı bir gözükse.. Bu gece, bir gece değil; karanlık bir yıldır.

Veysel sevinçle çoktan beri durup seyrettiği doğuda kocaman, yalp yalp ışıyan bir yıldız görüyor.. Delicesine bağırıyor:

"Sarı yıldız... Mavi yıldız..."

Telaşla kervanı yüklüyorlar.. Kar savuruyor.. Geceye ve sarı yıldıza kar yağıyor.. Gece ve sarı yıldız üşümüş. Kervan yola düşüyor.. Kervancılarsa sevinç.. Geceye, kara, sarı yıldıza karşı şarkılar söylüyorlar.. "Bir bulut oynadı Sivas ilinden.. Ucu telli mektup geldi gelinden.." Yarın Sabah Sivas'ta olacaklar.. Veysel'i sorsanız, Veysel, kervandan belki beş yüz metre ilerde.. Atı, ağaçlar boyu yüklemiş karı göğüslüyor.. At, bazan yorulup bazen yavaşlıyor.. Veysel atı öldürecek gibi.. Veysel atı kırbaçlıyor.. Bir hayli yol alıyorlar.. Kar, arada açılıp, ortalık süt liman oluyor ve Sarı yıldız oturmuş oraya.. Sarı yıldız.. Sarı yıldız.. Sarı yıldız çoktan kaybolmalıydı.. Gün doğmalıydı çoktan dağların ardından. Tan yıldızı ışımış, ışıdı demek, biraz sonra gün doğacak demektir... Gün nerelerde?

Kar daha savuruyor... Fırtına döndürüyor.. Bir zaman geliyor ki kervan toptan kara gömülüyor. Zar-zor kervanı kar altından çıkarıyorlar.. İçlerinde kimisi "dönelim!" diye ayak diriyor.. Ötekiler dinlemiyorlar... "İşte sarı yıldız. Biraz sonra nasıl olsa gün doğar..." ve dönmüyorlar. Git, git! Sarı yıldızın bir türlü kaybolduğu, günün doğduğu yok.

"-Biz uykuluyuz da onun için zaman bize çok uzun geliyor. Nasıl olsa biraz sonra gün doğacak." diyorlar.

İçlerinden hiçbirinin aklına bu yıldızın tan yıldızı olmayacağı gelmedi.. Gözleri yıldızda.. Boyuna, kara bata çıka yol alıyorlar.. Sivas ovasının kar altındaki uçsuz bucaksız düzlüğü, gidiyorlar gidiyorlar bitmiyor... Aklı başında eski kervancılar felaketi sezinliyorlar. Kervancıbaşıya, Veysel'e, daha öteki gençlere: "Dönemlim!" diye yalvarıyorlar.. Kervancıbaşı da genç.. Veysel'in yüreğindeki aşk da gittikçe ateş alıyor.

Veysel, arkadaşlarına yıldızı gösterip: "Hepiniz bilirsiniz ki yıldız doğduktan sonra gün ışır..."

Arkadaşları ne desinler!.. Bu yıldız doğduktan sonra gün ışır. Ama yıldız ne zamandan beri orada öylecene duruyor... Ne gün ışıyor, ne bir şey.. Bir kaç kere dönecek oluyorlar, dönseler nereye dönecekler.. Çarnaçar gidiyorlar... En sonunda gide gide şimdiki "Kervankıran" dedikleri yere varıyorlar. Ve orada bir tipi başlıyor; görülmedik. Kar tepeden tepeye savuruyor. Sarı yıldız tipinin arkasında.. Ve neden sonra gün usuldan usuldan karşı dağın arkasından gözüküyor. Kervan nerede? Kervanı koydunsa bul!

Bahar geliyor.. Bahar gelip toprak kabarıyor.. Çimenler yeşerip karlar eriyor.. Kervan kırandan geçen ilk yolcu , atı, eşeği, katırı, develeri, insanları ile bir kervanı orada, kara toprağa üst üste yığılmış buluyor... Bütün kervan üst üste yığılmış.. Yalnız beş yüz metre ileride, toprağa boylu boyunca uzanmış, atın dizginleri elinde, ileri doğru uçar gibi yatıyor... Üstüne de yeşil sinekler inip kalkıyor... Ve onları yerlerinden bir santim bile ayırmadan oldukları yere atıyla, katırıyla, eşeğiyle gömüyorlar.. Kervankıran dedikleri yerden geçerseniz, mezarları görürsünüz.. Veysel'in topluluktan ayrılmış mezarı, daha ileri doğru uçar gibidir..

Ve bu olay üstüne Anadolu insanları, türlü türlü türküler çıkarmışlardır. Bu türküleri şairler, şair olmayanlar, olayı kim duyup ta yüreği yandıysa ver yansın etmiş Kervankıran üstüne.. Az daha unutuyordum.. O yere Kervankıran dedikleri gibi, o yıldıza da "Kervankıran yıldızı" demişlerdir.. Hangi Anadolu köylüsüne, "Bana Kervankıran yıldızını göster" derseniz, hemencecik size gösterir...

Arkasından da bu olayı anlatır.

_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
efflatun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür edenler:
kont_dracula (30/04/08)
Alt 30/04/08, 21:03 PM   #4 (permalink)
1Forum TM
 
efflatun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
1 Bilgi
Üyelik tarihi: Oct 2007
Nerden: aydın
Mesajlar: 9.741
Konular: 1023
Ruh Halim:
1 Karizma
Rep Gücü : 11
Rep Puanı : 630
Rep Seviyesi : efflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to allefflatun is a name known to all
Teşekkür Sayısı : 605
Gösterdiği Tepki : 119
172 mesajına 178 kez tepki gösterildi
Standart --->: TÜrkÜ Hİkayelerİ

Alim (Uyan Alim Sabah Oldu)
Sandıklı ilçesinin güneydoğusunda bir dağ vardır. Bu dağın doruklarında kar, yaz kış eksik olmaz; onun için midir bilinmez adına "Akdağ" demişler. Çünkü başı daima uzaktan bakıldığında ağarır durur. Karlarla kaplı, göğsü çimenlerle dolu bu dağa sırtını yaslamış ağaçların arasında şirin bir köy vardır. İşte hikayemizde bu köyde 1970' li yılların başında yaşanmıştır.

Bu köyde Ali adında bir delikanlı vardır. Kendi halinde işinde gücünde bir yiğittir Ali. Ali'nin gönlü birgün yakın köylerde yaşayan güzel mi güzel bir kıza düşer. Ali'nin annesi ve akrabaları kızı birkaç sefer istemeye giderler. Her seferinde de yanıt hayırdır. Bizim yabana verilecek kızımız yoktur. En son gidişlerinde cevapları yine hayırdır. İşte o zaman dünürcü kadınlardan bir tanesi "Verecekseniz verin artık yoksa biz yapacağımızı biliriz" der. Yani kızı kaçıracaklarını ima eder. O zamana kadar kızın babası böyle bir olasalığa ihtimal vermez, "Benim kızıma güvenim tamdır, eğer böyle birşey olursa düğünlerini kendi elimle yaparım" der.

Velhasıl, Ali bir geceyarısı köpek havlamaları ve silah sesleri arasında kızı kaçırır ve köyüne getirir. İşte kızın ailesi o zaman yumuşar ve barışırlar. Üç gün üç gece düğün dernek kurulur, Ali dünya evine girer ve muradını alır. İki ay sonra da askere gider, lakin amansız bir hastalık Ali'nin yakasına yapışır ve bırakmaz; düğününden altı ay sonra bu dünyadan göçer gider, geriye bu yanık ağıdı kalır.

_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
efflatun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür edenler:
kont_dracula (30/04/08)
Yeni Konu aç  Cevapla

Sosyal Paylaşım Kısayolları


Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
 
Seçenekler
-------------------------------------------------------------
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Altınpark'ta türkü gecesi 1 Haber Televizyon 0 11/09/08 06:46 AM
Nasa Türk'ü Uzaya Gönderiyor 1 Haber Diğer Kaynaklar 0 06/06/08 18:40 PM
Rüyada Türkü görmek rüya yorumu done_marine Rüyalar ve Rüya Tabirleri 0 01/04/08 23:55 PM
müzik bölümüne türkü ve türksanat müziği bölümü ekliyelim giyotin Ümraniye Çöplüğü 4 11/03/07 03:55 AM
Türkü Nasıl Tanırsınız? giyotin 1 Komedi 8 08/03/07 19:32 PM

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:27 AM.

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız buradan bize bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to here

Reklam vermek için bize buradan ulaşabilirsiniz.

web statistics
Hepsi
3 4 5 9 11 12 13 14 15 18 22 24 25 27 28 29 30 31 33 34 35 36 38 39 40 42 43 44 45 46 51 52 54 55 57 59 61 62 68 69 70 71 75 76 81 82 88 91 95 96 99 100 101 104 109 120 121 128 131 132 135 136 139 142 147 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 251 252 253 254 255 259 277 279 280 281 282 283 285 286 287 288 289 290 291 292 293 295 296 303 304 306 307 308 309 310 311 312 313 314 319 321 322 323 325 327 328 329 330 331 332 334 338 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 351 355 358 359 360 362 364 365 366 367 371 377 378 379 380 381 382 383 384 385 387 411 412 417 419 420 421 422 423 426 432 434 439 440 441 442 444 449 466 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 481 482 483 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 505 518 519 520 521 523 524 526 533 537 539 541 545 546 548 549 550 551 552 555 556 557 558 559 560 561 562 563 565 566 569 571 574 580 581 582 583 584 585 586 589 590 591 593 595 596 597 598 599 600 601 604 605 606 607 608