1Forum.Net  

Go Back   1Forum.Net > Müzik & Sinema & Dizi > Müzik Çeşitleri Tartışma - Paylaşım > Diğer Müzik Türleri
Sosyal Gruplar Oyun Dünyası Yasaklılar Listesi Etiketler Arşiv Rss


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01/05/08, 01:45 AM   #1 (permalink)
1 Admin
 
TrusTy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
1 Bilgi
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: İstanbuL
Yaş: 22
Mesajlar: 11.795
Konular: 4818
Ruh Halim:
1 Karizma
Rep Gücü : 18
Rep Puanı : 1223
Rep Seviyesi : TrusTy has much to be proud ofTrusTy has much to be proud ofTrusTy has much to be proud ofTrusTy has much to be proud ofTrusTy has much to be proud ofTrusTy has much to be proud ofTrusTy has much to be proud ofTrusTy has much to be proud ofTrusTy has much to be proud of
Teşekkür Sayısı : 1.674
Gösterdiği Tepki : 54
98 mesajına 109 kez tepki gösterildi
Standart Anadolu'da Kopuz Kavramı

1. Anadolu'da Kopuz Kavramı Kopuz, Asya Türklerinden sonra en çok Anadolu ve Rumeli'de benimsenmiştir.
Kopuzun yapısında zaman içinde meydana gelen değişim ve gelişimler, onun bu topraklarda yayılışının eskiliğini ortaya koymaktadır. Kopuzun Anadolu'ya gelişi ve yayılışı ile ilgili olarak Gazimihal şunları ifade etmektedir:
"Ud tipli ve tanbur tipli mızrap sazları Ortaçağın orta Asyauygarlığında ve ilk İslamiyet çağında Horasan'dan Anadolu'ya doğru tek asırdan çıkarak çeşitlenmişler demektir. Ülke uzlaşmaları onun haritasını Türkiye imparatorluğunun inginliği haline getirdi"
Dede Korkut hikayelerinde kolcakopuz olarak bahsedilen çalgıdaki ''kolca" sıfatının, uzunca kollu anlamında ve boyunun bağlama veya cura çapında olduğunu belirten Gazimihal, ''tambura tipli sazlarımızın atası kolcakopuz olduğu Ortaçağ ve Orta Asya hesabına da her şeyden anlaşılıyor'' tespitini yapmaktadır.
Kopuz ve dolayısıyla bağlama geleneğinin Anadolu musiki tarihindeki eskiliği ve yaygınlığı konusunda Sadi yaver Ataman da şunları söylemektedir:
"Türk soylu çalgılarının Oğuz boylarından Anadolu'ya yayılmasıyla başlayan aşağı yukarı bir yıllık geçmişi olduğu söylenir... Yüzyıllar boyunca halk topluluklarının şen ya da hazin duygularını ezgiler halinde ortaya koyan, halk ozanı ve Aşıklar, halk musikisi topluluklarında, efe ve yaren demeklerinde, düğünlerde gelişen çalgı kültürünün Asya'dan Anadolu'ya, Rumeli'ye hatta Avrupa'nın bazı bölgelerine kadar yayılan en soylu çalgılardan biri bağlamadır. Kopuzun tarihi, dolayısıyla eski saz ozanlığı Karahan ve Oğuzhan destan ve hikayelerinin ırlanması (belli bir ezgi ile anlatılması) gereğine bağlı kalmış, sonraları bir takım değişikliklere uğrayarak bu kuruluş aşıklık adım almıştır".
Ozan sözcüğünün, Oğuzların halk şair musikişinaslarına verilen isim olduğunu belirten Fuat Köprülü bu konuda şunları ifade etmektedir:
"Ozanlar Oğuz cemiyeti arasında hususi bir zümre teşkil ederler, el ellerinde kopuzu ile eski Oğuz destanları, Dede Korkut hikayeleri söylerler, yeni hadiseler hakkında yeni yeni şiirler tanzim ederler (.....) 15. Asırdan sonra bu ozan kelimesi yerine Azeri ve Anadolu sahalarında Aşık, Türkmen sahasında da baksı kelimesi yer almıştır. (...) Türk dünyasında bahşı ile ozan ülke ülke aynı işi paylaşmış görünüyorlar. Fakat bahşı çoğu ayin adamı kaldığı halde, ozan gezgin ve ferdi sanatçı olmuştur. Aşığın yaşayış bakımından atasıdır".
Kopuz, 13. yüzyılın ikinci yansı ile l4. yüzyılın başlarında yaşamış olan ünlü halk ozanı Yunus Emre'nin şiirlerinde de görülmektedir. Bu ünlü ozanımız, aşağıda verilen bir şiirinde, o dönemlerde kopuza duyulan sevgi ve bağlılığın yanısıra, kopuzun yapısından da bahsetmektedir:

''Ey kobuz ile çeşte.
Aslın nedir bu işde?
Eydüraslımdır ağaç,
Koyun kirişi bir kaç ...

Ağaç, deri derildi,
Kiriş ile bir oldı,
Işk denüzine daldı,
Beane yok bu işde...

Yunus imdi Sübhanı
Vasfeylegil gönülde,
Ayru değül :ariften,
Bu kobuz ile şeşte''.
Yukarıdaki dizelerden anlaşıldığı üzere, o tarihlerde Anadolu kopuzunun göğsü hala deriden ve telleri bağırsaktandır. Yunus gibi, şiirlerinde kopuza yer veren çok sayıdaki aşıklardan biri de Kaygusuz Abdal'dır. Aşağıdaki dörtlük, onun bir şiirindendir:
''Otuz kopuz, kırk çeşte, elli ıklığı rebab,
Hub çalınsın odada iki telli saz ile

Bunca sözü söyledik bize bili kalır yok,
Kaygusuza nazar eyle bir güler yüz ile".

Kopuz ve kopuz türevi çalgılara divan şairleri de, şiirlerinde çokça yer vermektedir. Fuat Köprülü, bu konuda şu tespitleri yapmıştır:
''Murad ll. Devri şairlerinden Germiyanlı Şeyhi, Hüsrev-ü şirin'inde, Hüsrev ile Şirin'in bir saz alemini tasvir ederken, Kopuzun öyle burarlar kulağın ki çatlaturdu ağlarken damağın beytiyle, XV. Asır başlarında onun bilinmekte olduğunu anlatıyor. Kopuzun XV. ve XVI. Asırlarda Osmanlı Memleketlerinin hemen her tarafında yayıldığını, şairlerin eserlerinden kolaylıkla anlıyoruz. Mesela, Fatih devrinde meşhur Deli Lütfi'nin Aşkın kopuzunu yine çalayınmı ne dersin? Alemlere avaze salayınmı ne dersin matla'ı pek meşhurdur... Şairlerimiz arasında kopuza en büyük meftunluk gösteren işret-Name sahibi Revani'dir. Daima olsa musahib nola dildare kopuz. Her ne telden ki çalarsa uyar ol yare kopuz matla'lı gazeliyle bu meftunluğunu gösteren Revani işret-Name'sinde; Kopuz gibi kani bir hub-avaz. Kisazın cümlesinden ola mümtaz beyitiyle bu takdiri adeta iftirata vardırır".
Kopuz ve kopuz türevi çalgılardan Evliya Çelebi de bahsetmektedir. Çelebi'nin yapıları hakkında çeşitli bilgiler de verdiğİ bu çalgılardan bir kaçı şunlardır: ''Çarta, Ravza, Şeştar, Şeşhane, Kopuz, çöğür, çeşde, karadüzen, yelteme, tanbure, barbut, ufalak".
Kopuz terimi, gerek çalgı anlamıyla gerekse diğer anlamlarıyla Anadolu'nun çeşitli yörelerinde bu gün hala yaşamaktadır. Bunlardan bir kaç örnek vermeyi yararlı bulmaktayız.
''Kopuz ve kubuz -genel olarak çalgı (Alucra, Uşak)
Kubur -İçel bölgesi köylerinde tek telli bir kopuz çeşididir, revaçtan
düşmüş olmalıdır.
Kövür -Gaziantep ve yöresinde kullanılıp, 8 veya 10, yahut 12 telli sazdır.
Kobuz : köylüce el mızıkası (Karaçay-Tokat, 1933 derlemelerinden)
Saz, çalgı : bir kısım halkça (Alucra, Giresun) saz manasında (Bolu)
Herkesçe bir nevi saz (Şibinkarahisar-Giresun)
Kubuz, bir çeşit saz (çalgı) (Konya, Isparta)'' .

''Kopuz: Akordeonun küçüğü bir çeşit çalgı
Kopuz : 1. Boğazı dar yer

2. Düz alanlarda görülmeyen oyunlar, çukurlar
3. Deniz kıyısındaki girinti, körfez''.

Kütahya'da "gubuz-atmak" sözü mübalağa edenlere mecazi manada söylenir".
"1- Kağızıman havalisinde saza hala kopuz diyorlar
Sivas, Tokat ve Yozgat taraflarında zuval değneğine, yani eski döğüş
değneğine ucu topuzlu olduğu için kopuz diyorlar. Teşbihtir.
2. Yine oralarda çakmaklı ve kabza kısmı topuzlu tabancaya da teşbihten

kalma bir hatıra halinde kobuz deniliyor.Erzurum yolunda, Bayburttan üç saatlik
mesafede (o ilçeye bağlı) Kopuz köyü, Urfa'nın Sürüç ilçesinde kopuz,
Gümüşhane'nin Torul ilçesinde kopus, Diyarbakır'm Silvan ilçesinde kopusu adlı
köyler, Bayazıt'ın Eleşkirt ilçesinde kopuz süfla ve kopuz ülya adlı iki ayrı köy
vardır... Şebinkarahisar yöresinin yüzük oyunu manilerinden olarak oyunun
dokuzuncu seferinde şu sözlerle kopuz hala anılıyor;
Ormanda çoktur domuz
Oyunumuz oldu dokuz
Arkadaşlar çalın kopuz
Hey zalım nenni, nenni de nenni

...İstanbul'da iki telli bazen çiftetelli oyun adıyla anlamda eş olarak da kullanılmıştı (Herhalde oyunda çaldığı için) İstanbul'da Bakırköy'e bağlı bir kentin adı hala ikitelli köyüdür ...Tokat'ın Reşadiye kazasından bir köyde bir bağlama çeşidinin ora yerlisince adı kopuz olduğu, irice gövdesine nispetle sapının kısalığı merkezde duyulmuştu ".
''Eflani (Zonguldak) yöresinde rastladığım altı telli, gövdesi yayvan bir çalgının adı koyus'du''.(SYA)
Ethem Ruhi Üngör, 1978'de Ankara'da verdiği ''Türk Musikisinde Çalgılar'' adlı konferans metninde Anadolu sazlarını sıralarken kaybolan çalgılar içinde Tokat menşeili ''kılkopuz''dan söz etmektedir.

Kopuz sözcüğünün, Anadolu'da kullanımına Savaş Ekinci'nin Kültür Bakanlığınca yayımlanan kitabında da rastlanılmaktadır. ''Ramazan Güngör ve Üç telli Kopuzu" adını taşıyan bu kitapta, kopuz teriminin bağlama yerine kullanıldığı görülmektedir. Kopuzun bu tarzda söylenişini Ramazan Güngör'den duyduğunu belirten Ekici, kanımızca bu söylenişin doğruluğunu kontrol etmemiş, çalışmasına aktarmakla kalmayıp, kitabına da bu adı vermiştir. Altı yıl kadar Teke bölgesinde ve başta Ramazan Güngör olmak üzere, bu yörenin önemli sanatçıları üzerinde yaptığımız çalışmalarda, kopuz teriminin yörede bu şekilde kullanılmadığını, epey bir süre önce unutulmuş olduğunu tespit ettik. Savaş Ekinci'nin böyle bir yanlışa düşmesinin sebebi kanımızca, son zamanlarda Ramazan Güngör'ün araştırmacıların ilgi odaklarından biri olması ve kendi konumunu daha da orijinalleştirme isteğiyle kulaktan dolma öğrendiği kopuz sözcüğünü kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Zira, böyle bir alışkanlığı olan Ramazan Güngör'ün hiç bilmediği, bizden öğrendiği ve bu bölgede hiç rastlanılmayan ''şelpe'' terimini de kullanmaya başladığını görmekteyiz. Ramazan Güngörden başka, Teke bölgesinde kopuz ve şelpe terimlerini kullanan ikinci bir sanatçı yoktur.
Araştırmalar 13. yüzyıldan sonra kopuz adının yavaş yavaş kullanılmamaya hatta giderek unutulmaya başladığını göstermektedir. 16. yüzyılın ikinci yarısına ait bir şiirde Nev'i adeta bu durumun başlangıcını ifade etmektedir.
''Götürüp mihr-i felek bezm-i cihandan kopusu
Başladı çalmağa şeştar yine halk-ı alem'' (MRG).

17. yüzyıldan itibaren kopuzun edebiyatımızda artık görülmediğini ifade etmesi bakımından aşağıdaki alıntıya yer verilmiştir.
"XVII asırdan sonra edebiyatımızda kopuza ve kopuzculara pek tesadüf edemiyoruz... Lehçetü'l Lügat müellifi Es'ad Efendi de bu ifadeyi kuvvetlendirerek, kopuz'u ud ve berbat müteradifi olarak kaydediyor. Bu kayıtlardan kopuz'un XVIII. Asır esnasında da Garp Türkleri arasında hala tanındığını ve ma'mafih artık eski şöhretini muhafaza edemeyeceğini anlamaktayız" (MFK).
Kopuz gibi, çağlan aşarak gelmiş köklü bir çalgının birdenbire tarih sahnesinden çekilmeye başlamasının nedenleri, genişçe bir araştırma gerektirmektedir. Ancak, eldeki varolan bilgiler, bu nedenlerin en önemlilerinden birinin kopuz hakkında başlayan bilgisizce karalama anlayışı olduğu yolundadır. O kadar ki, bu karalamalardan sonra, yakın zamanımıza kadar süregelen ve saz çalmanın günah olduğu fikrini doğuracak kadar ileriye giden, bir kötülüğün tohumlan atılmıştır. Gazimihal, bu konuda şu yorumu yapmaktadır:
"Divanlarda kopuzun anılışı hiçe düştüğü, o arada yobaz kalemlerin sazı istihfaf örnekleri tek tük yazıya geçebilmiş göründüğü bir çağda, okur-yazar olmayanların cahilce kötüleme cereyanının kulaktan kulağa şehir halkı arasında daha yıkıcı bir rol oynayacağı pek tabii idi. Neticede, kopuzun hayatiyet ve hatta adı bilhassa Anadolu'da bu baskının açıkça sillesini yedi"
Çalgı çalmanın, özellikle de saz çalıp türkü söylemenin günah olduğu inancı, azalmış olsa da, günümüzde de hala sürmektedir. Öyle ki, bu anlayış günlük dile ve atasözlerine de yansımıştır. Anadolu'da çoğu yerde ''en kötü meslek çalgıcılıktır, onu da öğren unut'', ''kırkında saza başlayan, kıyamette çalar'', ya da ''saz çalıp türkü söyleyen cennete giremez'' gibi deyim ve sözlere ne yazık ki bu gün bile rastlanılmaktadır. Hatta, kimi zaman halk sazları kendi yurdunda yasaklamalarla da karşı karşıya kalmıştır. Bu konuda Halil Bedii Yönetken'in derleme için gittiği Kütahya'da yaptığı tespit ilginçtir. Bu nedenle, çalışmamızda bu tespite yer verilmiştir:
"1938'de Kütahya'ya vardığımız zaman bir müddetten beri şehir içinde bağlama ve davul-zurnanın yasak edilmiş olduğunu öğrendik, halkın sazını menetmek, dilini konuşmasını menetmekten farksızdı, derhal o gün bizimle beraber trenden inmiş olan yeni valiyi ziyaret ederek bu memnuiyetin kaldırılmasını rica ettik, ricamız yerine getirildi bütün halk bundan son derece memnun oldu, düğün bayram ettiler ve bu bizim işimizi kolaylaştırdı."
Bu örnekte olduğu gibi, yerel yöneticilerin halk sazlarını yasak etmelerine Anadolu'da defalarca rastlanılmıştır. Bu nedenle, klarnetin Anadolu'da bir çok yere zurnanın yasak edilmesi üzerine girdiği görüşü vardır.
Kültüre yüzyıllar boyu darbe vurmuş olan bu anlayışın oluşmasının ardından kopuz, şüphesiz Gazimihal'inde belirttiği gibi Anadolu'da da sille yemiş ve belki de ''saz'' veya ''bağlama'' terimleri bu yüzden tercih edilmiştir. Ancak, çalgı ve yöre adı olarak kullanılmasının yanında, günlük dilde çeşitli anlamlarına da rastlanılan kopuz terimi, Anadolu'da günümüze kadar hep varolmuş ve yaşamıştır.


_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
TrusTy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Sosyal Paylaşım Kısayolları


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
-------------------------------------------------------------
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Anadolu'da Bağlama ve Saz Terimine Geçiş TrusTy Diğer Müzik Türleri 0 01/05/08 01:45 AM
Muhasebe Derslerİ BaŞlamiŞtir Ders 1 sempatik_17 Ekonomi & İktisat & İşletme 10 21/08/07 13:55 PM

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:24 AM.

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız buradan bize bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to here

Reklam vermek için bize buradan ulaşabilirsiniz.

web statistics
Hepsi
3 4 5 9 11 12 13 14 15 18 22 24 25 27 28 29 30 31 33 34 35 36 38 39 40 42 43 44 45 46 51 52 54 55 57 59 61 62 68 69 70 71 75 76 81 82 88 91 95 96 99 100 101 104 109 120 121 128 131 132 135 136 139 142 147 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 251 252 253 254 255 259 277 279 280 281 282 283 285 286 287 288 289 290 291 292 293 295 296 303 304 306 307 308 309 310 311 312 313 314 319 321 322 323 325 327 328 329 330 331 332 334 338 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 351 355 358 359 360 362 364 365 366 367 371 377 378 379 380 381 382 383 384 385 387 411 412 417 419 420 421 422 423 426 432 434 439 440 441 442 444 449 466 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 481 482 483 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 505 518 519 520 521 523 524 526 533 537 539 541 545 546 548 549 550 551 552 555 556 557 558 559 560 561 562 563 565 566 569 571 574 580 581 582 583 584 585 586 589 590 591 593 595 596 597 598 599 600 601 604 605 606 607 608