![]() |
|
|
#1 (permalink) |
Bir Arkadaşı Bir şey icmeye davet etme- Inviting A friend for a drink or coffe
Do you have time for coffee?=Kahve İçmek için vaktin var mı? How about a cup of coffe?=Bir Fincan kahveye Ne dersin? Let's go get coffe.Do you have any time?=Gidip Kahve içilim.Vaktin var mı? Let's go for a beer=Hadi bira içelim Let's go for a drink=Hadi bir şeyler içelim. Tanıştırmalar=INTRODUCTIONS I'd Like you to meet my friend Turkp0wer=Arkadaşım Turkp0wer ile tanışmanı istiyorum This is my friend Turkp0wer=Bu Arkadaşım Turkp0wer Turkp0wer have you met semih=Turkp0wer Semih ile tanıştın mı?Turkp0wer do you know semih?=Turkp0wer Semih'i tanıyor musun? Do you two know each other?=Siz ikiniz birbirinizi tanıyor musunuz? Have you met?=Tanıştınız mı? Have you two been introduced?=Sizi tanıştırdılar mı? Turkp0wer Semih is the guy I was telling you abount=Turp0wer Semih sana sözünü ettiğim kişiYou two have a lot in common=İkinizin çok ortak yanları var Birisiyle Tanıştırılınca Nice to meet you=Tanıştıgımıza Sevindim How nice to meet you=Sizinle tanışmak ne kadar sevindirici What a pleasure to meet you=Sizinle tanışmak büyük zevk I'm happy to meet you=Tanıştıgımıza Memnun oldum Charmed = Memnun oldum Birisiyle Tanıştırıldıktan Sonra I've heard so much about you=Sizin hakkınızda cok şey duydum So we finally meet face-to-face=Demek en sonunda yüz yüze tanıştık Seyahat Uçak Do I have to change planes? =Aktarma yapmam gerekecek mi? Is it direct? =Direk uçuş mu? How many items of carry-on luggage are permitted? =Yanıma ne kadar el bagajı alabilirim? How much luggage can I carry on? =Ne kadar bagaj alabilirim? Is there a layover? =İki sefer arasında bekleme var mı? How long is the layover? =Bekleme süresi ne kadar? There is a one-hour layover in Ankara =Ankara'da aktarma bir saat sürecek When does the next flight leave? =Bir sonraki uçuş ne zaman? What's the departure time? =Hareket saati ne zaman? When does the plane get here? =Uçak buraya ne zaman varır? What's the arrvial time? =Varış ne zaman? When will I make my connection? =Ne zaman aktarma yapacağım? I have to cancel my flight =Uçuşumu iptal etmek zorundayım I lost my luggage =Bagajımı kaybettim My luggage is missing =Bagajım kayıp The flight has been delayed =Uçuş iptal edildi The flight has been moved to gate M2 =Uçuş M2 kapısına yönlendirildi The flight is overbooked =Uçakta koltuk sayısından fazla yolcu var May I see your boarding pass? =Biniş kartınızı görebilir miyim? Gümrük Are you bringing anything into the country with you? =anınızda ülkeye birşey sokuyor musunuz? How much currency are you bringing into the country? =ülkeye ne kadar para getiriyorsunuz? Do you have anything to declare? =Gümrüğe tabi birşeyiniz var mı? May I see your passport? =Pasaportunuzu görebilir miyim? Do you have your visa? =Vizeniz var mı? Please place your suitcases on the table =Lütfen çantalarınızı masanın üstüne koyun We should examine your purse =Cüzdanınızı incelememiz gerekiyor What's the nature of your trip? =Seyahatinizin içeriği nedir? What's the purpose of your visit?=Ziyaretinizin amacı nedir? How long do you plan on staying? =Ne kadar kalmayı planlıyorsunuz? Demiryolu Is it direct?=Direk mi? Is there a layover?=Mola var mı? Is there a dining car?=Yemekli vagon var mı? Is the train on time? =Tren zamanında hareket edecek mi? What's the arrival time? =Varış ne zaman? Are there seats available? =Boş yer var mı? Stand clear of the doors =Kapılardan uzak durun! Please move away from the doors =Lütfen kapıların yanından uzaklaşın Please have your tickets ready for the conductor =Lütfen kondüktör gelmeden biletlerinizi hazırlayın Is this seat occupied? =Bu koltuk boş mu acaba? Can you crack the window please? =Camı aralayabilir misiniz lütfen?How many stops are there before we reach the end of the line? =Son durağa kaç durak kaldı? When is the next stop? =Bir sonraki durak ne zaman? TAKSİ Where to? =Nereye? Where to buddy? =Nereye abi?Where to lady? =Nereye bayan?I am not on duty =Şu an çalışmıyorum? Mind if I smoke? =Sigara içmemin bir sakıncası var mı? It's rush hour. I can't go to the airport now. =Şu an trafik çok kötü. Havaalanına gidemem To the airport and please be quick! =Havaalanına gidiyoruz lütfen çok acele edin!The train station and make it quick! =Tren istasyonuna çek ve acele et! Slow down! =Yavaşla! There is no need to hurry =Acele etmemize gerek yok Please drive safely =Lütfen aracı emniyetli bir şekilde sür Is smoking allowed? =Sigara içiliyor mu? I'm allergic to smoke =Sigaraya karşı alerjim var Do you have change for twenty? =Yirmi dolar bozuğun var mı? Keep the change! =Üstü kalsın I want a receipt =Fiş istiyorum Watch out! =Dikkat et! Look out! =Dikkatli ol! We've missed the exit =Çıkışı kaçırdık We're lost =Kaybolduk BeyazLık Üzerine It was white as snow=Kar gibi beyazdı Her Skin was white as alabaster=Teni kar gibi beyazdı You're as pale as a ghost=Hortlak Görmüş gibi betin benzin atmış Siyahlık Üzerine It's pitch black=Sİmsiyah It's black as night=Simsiyah It's black as coal=Kömür gibi Bir Şey Bozulunca It's out of order(service kilter whack)=bo zukIt's dead=bozuk It died on me = Beni görünce bozuldu It's in the shop=Tamirde It up and died=bozuldu Bir Şey Kırılınca It's Broke=Kırıldı It doesn't work=Çalışmıyor It's on the fritz(blink)=bozuk This thing is really screwed up=Bu şey işe yaramaz Sabır Taşınca Now what?=Daha ne olsun? That's the last straw=Yeter Artık I've had it=Yetti That's the straw broke the camel's back=bu bardağı taşıran son damla __________________ Yemek Hakkında Sorma When do we eat?= Ne zaman yiyoruz? What's to eat?= Yemek olarak ne var? What's for supper?= Yemekte ne var? What are we having?= Ne yiyoruz? Yemeği Bildirme Dinner's almost ready=Yemek hazır sayılır It's almost done= Yemek neredeyse hazır Time to eat=Yemek vakti Soup's on= Yemek hazır Mutfakta Çocuğa Söylenen Sözler Don't sit on the counter=Tezgahta oturma Watch out;it's hot=Dikkat et SıcakWould you set the table?=Sofrayı Kurar mısın? Go tell your father supper's ready=Git babana söyle yemek hazır Call the family to dinner=Herkezi Yemeğe çağır Çocuklara Sofra adabı öğretme Don't put your elbows on the table=Dirseklerini masaya koyma Don't talk with your mounth full=Ağzın doluyken Konuşma Wipe your mounth=Ağzını Sil Put your napkin on you lap=Peçetini kucağına koy Bulaşık Yıkama Please put your dishes in the sink=Tabaklarınızı lavaboya koyun It's your turn to do the dishes=Bulaşık yıkama sırası sende I'II wash and you dry=Ben yıkıyayım sen de kurularsın Sofradan Erken Kalkmak İçin ricada bulunma May I please leave the table?=Ben Kalkabilir miyim? I'II have to excuse myself=Sizden Müsade isteyeceğim. Çocuklara Yemeğini bitirmeyi Emretme Finish your dinner=Yemeğini bitir You Have to clean up your plate=Tabağını temizlemen lazım If you don't eat your dinner you won't get any dessert=Yemeğini yemezsen tatlı yiyemezzsinThere are starving children in Africa=Afrikada acLıktan ölen cocuklar va __________________ KazaLarda Olay Yerinde Yardım İsteme Is there a doctor here?=Burada doktor var mı? Can you help stop the bleeding?=Kanamayı durdurmaya yardım eder misiniz? Does anyone know CPR?=CPR'yi(Yeniden canlandırmayı)bilen var mı? Do you know to apply a tourniquet?=Turnike uygulamayı biliyor musunuz? Call 112=112'yi arayın Call the police=Polisi arayın Call An ambulance=Ambulansı arayın Get the paramedics=Sıhhıyeci çağırın Get Some help=Yardım isteyin Get a doctor quick=Çabuk doktor çağırın KonakLama I need a room please? =Bir oda rica edecektim? I need a room with a single bed. =Tek yataklı bir oda istiyorum. I need a room with a double bed. =Çift kişilik bir oda istiyorum. Do you have any singles? =Tek kişilik odanız var mı? Do you have any vacancies? =Boş yeriniz var mı? A double please? =Çift kişilik bir oda lütfen?A room with a bath please. =Banyolu bir oda lütfenCan I reserve a room? =Bir oda ayırabilir miyim? Can I book a room? =Bir oda ayırabilir miyim? I have a reservation. =Rezervasyon yaptırmıştım. Double occupancy please. =İki kişilik bir oda lütfen.I need a room with two single beds. =İki ayrı yataklı bir oda istiyorum. I need a room with a double bed. =İki kişilik yataklı bir oda istiyorum. We will need a crib for the baby. =Bebek için bir karyola istiyoruz. Would you like a room with a view of the swimming pool? =Yüzme havuzu manzaralı bir oda istermiydiniz? Would you prefer a non-smoking room? =Sigara içilmeyen bir oda ister miydiniz? I'd like a room at the front. =Ön tarafa bakan bir oda istiyorum. I'd like a room at the rear. =Arka tarafta bir oda istiyorum. I'd like a room with a view of the sea. =Deniz manzaralı bir oda istiyorum. I'd like a room for the week. =Haftalık bir oda istiyorum. I'd like a wake-up call please. =Uyandırma servisi istiyorum.Where is the ice-machine? =Buz makinesi nerede? Do you have a pool? =Havuzunuz var mı? What are the rates? =Ücretler nasıl? Is there a restaurant? =Lokanta var mı? Are pets allowed? =Evcil hayvanlar kabul ediliyor mu? When's the check-out? =Odayı ne zaman boşaltırsınız? Doktora Sırt Ağrısını anlatma My back is sore=Sırtım ağrıyor I can't get up=Dikelemiyorum I have an aching back = Sırtım fena I pulled my back=Sırtımı İncittim I can't bend ower= Eğilemiyorum _______________________ |
|
|
|
|
![]() |
| Sosyal Paylaşım Kısayolları |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| ------------------------------------------------------------- | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İngiLizce Günlük İfadeLer Sözlüğü ... | H_E_J_A | Almanca & İngilizce & Fransızca | 0 | 01/03/07 18:01 PM |