geçenlerde istanbul'a gelmekteydim adapazarı treniyle...
sıcak olmasını umduğum kompartıman aksine soğuktu.
bacağımı 163 dakika boyunca yakan sol attaki kalorifer yanmıyordu
herzamanki gibi üstümdeki kalın pardesümü çıkartıp

bi nebze bi rahatlık bi istediğim gibi koltuğa yayılma umuduyla binmiştim oysa ben.
makine de insan ürünüdür dedim uyudum...
'bilet kontrol' sesiyle irkilmiştim ansızın ve biletimi uzatmıştım sayın görevliye sorumu da cesaretle patlatıvermiştim;
- 'Abi kalorifer yanmıyo mu yanıyo da bizi sallamıyo mu?' demiştim içimden. Sadece ilk üç kelimesini çıkartabilmenin üzüntüsüyle cevabıma kilitlenmiştim;
- 'Sizin kompartımanın kaloriferleri bozuk beyfendi!' demişti sitemkar bi tavırla.
neyse dedim uyudum uyudum...
uyandım söğütlüçeşmede

saraçoğlu stadını gördüm.
cumartesi yazık olcak bize dedim

uyuyamadım zira gelmiştik.
bir hışımla kalktım çantamı aldım uzatım rıhtıma

üsküdar dolmuşlarına...
şimdi tanışma konusundaki bu hikaye de nedir be adam?
edebiyatçı mısın?
forum kullanmayı bilmiyosun da tanışalıma mı yardırıyosun?
diyebilirsiniz.
ama bi yargılayın canım.
tren olmasa

ben gelmesem

nete giremesem bu haftasonun son saatlerinde siteye nası üye olucaktım ben?
kim üye ol dicekti bana kulaklarımdan tutup?
neyse fazla da uzatmayalım.
done_marine arkadaşımızın tavsiyesiyle gelmiş bulunmaktayız efendim.
saygılar hürmetler bizden gelsin
selamlıyorum hepinizi