Konu
:
Tiyatro Tarihi
Tekil Mesaj gösterimi
04/09/08, 17:49 PM
#
3
(
permalink
)
ßeRDuSH
Super Moderator
Cevap: Tiyatro Tarihi
ÇAĞDAŞ TİYATRO
Batı tiyatrosu bugün de genel olarak Stanislavski'nin sahne düzeni ve oyunculuk anlayışına dayalı bir gerçekçiliği sürdürmekle birlikte
20. yüzyılın ilk yarısında dışavurumculuk
gelecekçilik ve Bertolt Brecht'in epik tiyatrosu gibi gerçekçilik karşıtı akımlar da etkili oldu. Bu akımların hepsi farklı amaçlar ve yöntemlerle de olsa
sanatın gerçeği yansıttığı düşüncesine karşı çıktılar; doğallık yanılsamasını kırarak sanatın doğal değil yapılmış bir şey olduğunu savundular. Geliştirdikleri deneysel teknikler tiyatroyu bir vakit geçirme ve eğlenme aracı olmaktan çıkardığı için de çoğu zaman seyirci çekemedi
hatta skandallara yol açtı. Bu yeni akımların bir başka özelliği de
oyun yazarları kadar sahne tasarımcıları ve yönetmenlerin de öne çıkması
kuramcı kimliğini kazanmalarıydı. Deneysel tiyatro üzerinde etkili olmuş kuramcıların başında
İsveçli tasarımcı Adolphe Appia gelir. Appia
sahnenin bir gerçeklik atmosferi veren "sahici" dekor öğeleriyle doldurulmasına karşı çıkıyor
bunun yerine yapıtın "ruhunu" ortaya koyacak yalın bir sahne düzeni öneriyordu. Doğalcı ayrıntıların yerine
dikkati oyuncunun jestleri üzerinde toplayacak ve dramatik gerilimi çıplak bir biçimde dışa vuracak basit bir dekor gerekliydi. Appia'nın dışavurumcu görüş leri
İngiliz yönetmen Gordon Craig tarafından daha da geliştirildi. Craig
sahnede soyutlamayı uç noktasına götürdü; duygusal ve görsel değil
tinsel ya da zihinsel bir etki yaratmak için son derece öznel bir ışıklandırma yöntemi yarattı. Tek bir gotik sütunun
sahneye bir kilise havası vermekte ayrıntılı bir mukavva kilise dekorundan çok daha etkili olacağını düşünüyordu. Craig'e göre
tiyatro ve oyunculuk simgesel düzeni bozmamalıydı. Craig ve Appia'nın görüşleri
çok geniş bir uygulama alanı bulamadı. Yalnızca Avusturyalı yönetmen Max Reinhardt
Craig'in soyutlamaya dayalı dışavurum anlatımıyla canlı ve renkli bir oyun anlayışı arasında bir uzlaşma noktası yakalayabildi.
Rusya'da da 1917 Devrimi'nden sonra
kısa bir süre için
Stanislavski'nin doğalcı anlatımına karşı olan deneysel anlayışlar tiyatroya egemen oldu. Bu dönemde en etkili yönetmen
daha önce Stanislavski'nin yanında oyunculuk yapan Vsevolod Meyerhold'du. Craig'in izinden giden Meyerhold
dekorda soyutluğu daha işlevselci bir yöne çekti. Biyomekanik oyunculuk adını verdiği yöntemle oyuncuların özel kişiliklerini silmeye ve oynuculuğu bir dizi kimliksiz fiziksel harekete indirgemeye çalıştı. Sahnenin doğal bir ortam değil
tiyatro amacıyla kurulmuş yapma bir düzen olduğunu açıkça belirtmek için
vida ve çivileri gizlenmemiş dekor öğeleri kullandı. 1918'de
ilk Sovyet oyunu olan
gelecekçi şair Mayakovski'nin misteriya-buff'unu (Kutsal Güldürü) sahneleyen de Meyerhold'du. Gelecekçilik
Rusya'dakinin tam karşıtı bir siyasal görüşü savunmakla birlikte
İtalya'da da ektiliydi. İtalyan gelecekçileri
makine çağının hızını
şiddetini
mekanikliğini kutsayan ve seyirciyle oyun arasındaki görünmez duvarı yıkmaya yönelen kışkırtıcı gösteriler düzenlediler. 1921'de Bağımsız Deneysel Tiyatro'yu kuran Anton Giulio Bragaglia deneysellikle izlenebilirlik arasında bir denge oluşturmaya çalıştı.
Modernizmin Almanya'daki biçimi
dışavurumculuktu. Bu akım ilk örneklerini Strindberg'in son oyunlarında
Frank Wedekind'in sahne ve kabare için yazdığı ve bestelediği şarkılı oyunlarda vermişti. Dışavurumculuk
hem bireyin kendi ruhsal potansiyelini topluma karşı gerçekleştirmesini önerdiği
hem de bunun olanaksız olduğunu söylediği için
sahnede gerilimi
çatışmayı ifade eden öğelere önem veriyordu. Sanatın gösterdiği gerçeklik
dış dünyanın değişmez yüzü değil
insanın gerilen ve kaynaşan iç dünyasıydı. Bu akımın daha siyasal bir kolu da vardı; 1918 ayaklanmasına aktif olarak katılan sosyalist şair Ernst Toller'in Die Maschinenstürmer (1922; Makine Kırıcıları) bu eğilimin en tipik örneğiydi. Dışavurumcu tiyatro
yazarlardan çok
yönetmenlerle etkili oldu. Daha sonra Brecht'le birlikte epik tiyatro deneyine katılan Erwin Piscator
1920'lerde
makineleri hem birer dekor öğesi hem de sahne teknolojisi olarak kullandığı oyunlarda
insanın artık yaşamadığını
ama mekanik dünyanın bir tür insani (daha doğrusu
şeytani) canlılık kazandığını gösterebilmişti.
Fransa'da ise deneysel tiyatro fazla gelişmedi. Bunun bir nedeni
modernizmin Fransa'ya özgü biçimi olan gerçeküstücülüğün tiyatroya fazla önem vermemesi ve sanatını da zaten seyirlik bir gösteri biçiminde gerçekleştirmesiydi. Öte yandan
yeni akımlardan etkilenen oyun yazarları ve yönetmenler de
Almanya ve Rusya'da olduğu gibi oyunculuk sanatını sarsmaya çalışmıyorlar
tam tersine oyuncuyu öne çıkaran eski commedia dell'arte geleneğini sürdürüyorlardı. Fransa'da
20. yüzyılın ilk yarısında Georges Feydeau'nun bulvar komedileri popülerdi. Buna karşılık
Jacques Copeau
Louis Jouvet
Charles Dullin ve Georges Pitoeff gibi yönetmenler
seyircisiz kalma noktasına düşmeden
tiyatronun da bir sanat olduğu iddiasını elden bırakmadılar. Özellikle Pitoeuff
Almanya'dakine koşut bir biçimde
dikkati oyunun düşünsel içeriği üzerinde toplamak amacıyla dekor ve oyunculuğu süsleme öğelerinden arındırdı.
İngiliz tiyatrosu
kara Avrupa'sındaki deneylerden uzak durdu. Yüzyıl başında
Bernard Shaw'un sahneyi bir felsefi ve siyasal tartışma arenasına dönüştüren oyunları ilgi çekiyordu. Granville-Barker da Shakespeare oyunlarını sadeleştirdi
geleneksel yorumlardaki tumturaklı ve ağır havayı eledi. Amerikan tiyatrosu bu dönemde aslında bir eğlence endüstrisi durumundaydı; gene de ülkenin ilk önemli oyun yazarı olan Eugene O'Neill'in yapıtları 1920'lerde sahnelenmeye başladı. İrlanda'da da J. M. Synge ve Seah O'Casey'in oyunları
yüzyıl başlarındaki toplumsal ve ruhsal çalkantıyı yansıtıyordu.
20. tiyatrosunun en etkili adı
hiç kuşkusuz Bertolt Brecht'ti. Brecht'in epik tiyatro anlayışı ve ADC'de 1949'da kurduğu Berliner Ensemble
John Arden ve Edward Bond gibi İngiliz yönetmenleri de etkiledi. Tiyatroda yanılsamaya ve edebi anlatıma karşı tepkinin bir ifadesi de belgesel tiyatro ya da olgu tiyatrosu adı verilen anlayıştı. Burada
yaşanmış bir olay fazlaca değiştirilmeden ve belgelerle desteklenerek sahneye konuyordu. Peter Weiss'ın Ermittlung'u (1965; Soruşturma
1971) bu tarzın en başarılı örneğiydi. 1980'lerde de İskoçya'da John McGrath'ın 7:84 adlı topluluğu bu anlayışı sürdürmektedir.
20. yüzyıl tiyatrosundaki bir başka önemli eğilim de
insanla dünya arasındaki uyumsuzluğu hem insanın
hem de dünyanın anlamının silindiği noktaya kadar götüren uyumsuzluk tiyatrosuydu. Beckett'in sıkıntılı ve hüzünlü kuklalara dönüşmüş insanların dünyasını anlatan tiyatrosu
Arthur Adamov ve Eugene Ionesco'nun daha fantastik denemeleri
İngiltere'de Harold Pinter'ın oyunları
eleştirmenlerce bu akım içinde değerlendirilir. Tarzın kökenleri
Fransız yazarı Alfred Jarry'nin 15 yaşındayen yazdığı kukla oyunu Ubu roi'ya (1896; Übü
1963) değin götürülebilir.
Uyumsuzluk tiyatrosu sahnedeki bütün görsel ve duyusal öğeleri en aza indirmişti. Buna karşılık
Antonin Artaud'nun vahşet tiyatrosu bu duyusal etkileri insanların bastırılmış güdülerini ayaklandırmak için kullanır. Bazı eleştirmenlerce uyumsuzluk tiyatrosu içinde değerlendirilen Jean Genet ve Fernando Arrabal'ın oyunları da kamçılayıcı gerginlikleriyle Artaud çizgisine daha yakındır. 1960'ladan sonra İngiltere ve ABD'de de seyirciyle oyuncu arasındaki mesafeyi kaldırmaya
tiyatronun dokunulmazlığını parçalamaya yönelen "alternatif tiyatro" hareketleri yaygınlaştı. Bunların en etkilileri
ABD'de Julian Beck ve Judith Malina'nın Living Theatre'ı (Yaşayan Tiyatro) ile İngiltere'de epik tiyatro uygulamasını sürdüren George Devine'in İngiliz Sahne Topluluğuy'du. Arnold Wesker
John Osborne ve John Arden gibi yeni oyun yazarlarının yapıtları Devine'in tiyatrosunda sahnelendi. Deneysel tiyatronun Avrupa'daki öncülerinden biri ise
seyircinin oyuna katılmasını savunarak hem Avrupa
hem de ABD'deki deneysel tiyatro topluluklarını etkileyen Polonyalı yönetmen Jerzy Grotowski'ydi.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra İngiltere'de Laurence Olivier ve John Gielgud gibi Shakespeare yorumcuları
geleneksel tiyatroyu sürdürerek yeni bir klasik oyuncu kuşağının yetişmesini sağladılar. 1961'de Kraliyet Shakespeare Topluluğu'nu kuran Peter Book da
deneycilikle seyirci zevkini uzlaştırabilmiş yönetmenlerden biridir. Aynı dönemde Fransa'nın önemli yönetmenleri arasında
yönetmenin yaratıcılığına ağırlık veren tümel tiyatro anlayışını geliştiren oyuncu ve yönetmen Jean Vilar'ı anmak gerekir. Almanca konuşan ülkelerde ise 1960'lar ve sonrasında Max Frisch
Friedrich Dürrenmatt
Peter Weiss ve Peter Handke gibi yazarlar karamsar bir dünya görüşünü ilerici bir siyaset anlayışıyla birleştirmeye çalıştılar.
_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz
TIKLAYIN
ßeRDuSH
Açık Profil bilgileri
ßeRDuSH nickli üyeye özel mesaj gönderin
ßeRDuSH - Daha fazla Mesajını bul
3
4
5
9
11
12
13
14
15
18
22
24
25
27
28
29
30
31
33
34
35
36
38
39
40
42
43
44
45
46
51
52
54
55
57
59
61
62
68
69
70
71
75
76
81
82
88
91
95
96
99
100
101
104
109
120
121
128
131
132
135
136
139
142
147
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
251
252
253
254
255
259
277
279
280
281
283
285
286
287
288
289
290
291
292
293
295
296
303
304
306
307
308
309
310
311
312
313
314
319
321
322
323
325
327
328
329
330
331
332
334
338
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
351
355
358
359
360
362
364
365
366
367
371
377
378
379
380
381
382
383
384
385
387
411
412
417
419
420
421
422
423
426
432
434
439
440
441
442
444
449
466
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
481
482
483
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
505
518
519
520
521
523
524
526
533
537
539
541
545
546
548
549
550
551
552
555
556
557
558
559
560
561
562
563
565
566
569
571
574
580
581
582
583
584
585
586
589
590
591
593
595
596
597
598
599
600
601
604
605
606
607
608
609
610